Güncel Haberler:

12. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri

04.01.2017

12. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri

Bir zeytin ağacının insanlar üzerindeki etkisini görmek ve Ayvalık’ta yaşayan babalarımızın, dedelerimizin ağaca olan tutkusunu anlamak için iyi bir film. “El Olivo” açılış filmi olmalı...

Bu filmi Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’ne gitmeden önce izlemiştim. Konuk olarak çağrıldığım bu etkinliğe giderken, film aklıma takılmıştı. Belki bu filmi tekrar izlerim diye düşünmüştüm. Ama sanırım kimse benim gibi düşünmemiş olmalı. Bu film bence bundan sonra her yıl geleneksel olarak düzenlenen Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nin açılış film olmalı. Alınacak o kadar çok ders var ki...

Her Hasat Bir Barış Buluşmasıdır

Etkinlik kapsamında "Her Hasat Bir Barış Buluşmasıdır" paneli düzenlendi. İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, konuşmasında sızma zeytin yağının önemine değindi her zaman olduğu gibi.

Prof. Dr. Karatay, zeytinin altından çok daha değerli olduğunu ifade ederek, zeytinyağının da antioksidan olduğunu söyledi. Zeytinyağının insan sağlığı açısından yararlarına değinen Karatay, "Zeytinyağı, kalp krizi, her türlü kanseri ve şeker hastalığını önlüyor. Soğuk sıkım zeytinyağını az tüketen toplumlarda hastalıklar artış ivmesi gösteriyor. İnsan, vücudundaki milyonlarca mikropla birlikte yaşar. Ancak vücuttaki bakteriler görevini yapmadığı zaman hastalıklar başlar. Bu bakterilerin hastalık üretmesi halinde ise buna en iyi ilaç zeytinyağıdır. Zeytinyağı kilo aldırmaz, kilo verdirir." dedi.

"Her gün en az bir fincan zeytinyağı içilmeli"

Karatay, insan ömrünün ortalama 70 yıl olduğunu hatırlatarak, "Zeytin ağaçları çok uzun ömürlü. Kuşaklar boyu insanlığa sağlık yayan zeytin ağacına insanoğlu olarak zeytin dalı uzatmalıyız. Zeytinlik alanların korunması için de ulusal bir çatı örgütü kurulmalıdır. Ayrıca zeytinyağı en güçlü antibiyotik. Bu yüzden de her gün en az bir fincan zeytinyağı içilmelidir." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Karatay, zeytinlikler başta olmak üzere tarımsal alanlarda gübre yerine kaya tuzu kullanılmasını önerdi.

Altınova’da Zeytin Hasadı

Ayvalık Atatürk Meydanı’nda zeytinyağı firmalarının stantları görülmeye değerdi. Tam bir renk cümbüşü vardı. Minik ikramlar ve armağanlar pek keyifliydi. Bu arada Karatay ile birlikte, Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Benhan İbrahim Kantarcı, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve konuklar tarafından Altınova’da zeytin hasatı başlatıldı. Ardından zeytinyağlılar ile yapılan yemekler yarıştı. Birbirinden lezzetli yemeklerin yapıldığı yarışmada hemen her yemek ödüle değer görüldü.

“Ayvalık” denilince

Ayvalık denilince insanların aklına ne geliyor diye çevremdeki insanlara sorular yönlendirdim etkinlik boyunca. İlk olarak Cunda Adası, ardından zeytin ağaçları, zeytinyağı ve Şeytan Sofrası geliyor insanların aklına… Demek ki Ayvalık turizm ve zeytinyağcılık konusunda dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Zeytin Ağacı Filminin Konusu

Türkiye gibi bir zeytin ülkesi olan İspanya’da çekilen Zeytin Ağacı (El Olivo) filmi, bir adamın zeytin ağacına bağlılığını anlatıyor. Yönetmenliğini Icíar Bollaín’in yaptığı ve içerisinde komedi/dram öğeleri barındıran film, 2016 yılında vizyona girdi. Filmin oyuncuları arasında Javier Gutierrez , Anna Castillo, Nikolai Will, Juanma Lara ve Aina Requena yer alıyor.

Büyükbaba Ramon, torunu Alma ile iki bin yaşındaki zeytin ağacında hoşça vakit geçirir. Onunla oyunlar oynarlar, torununun zamanının büyük kısmı iki bin yaşındaki zeytin ağacının üstünde geçer.

Ramon’un çocukları sahilde restoran açmak isterler, ancak belediye başkanı buna özellikle izin vermez. İki kardeş babalarına yalvarıp iki bin yaşındaki zeytin ağacının satışından gelecek olan 30 bin Euro’ya çok ihtiyaçları olduğunu söylerler.

İki bin yaşındaki zeytin ağacı doğayı talan eden bir Alman firmasına satılacaktır, karşılığında alınan 30 bin Euro belediye başkanına verilecek, ruhsat alınacak ve sahilde restoran açılacaktır. Öte yandan doğayı tahrip edip madenler kuran Alman firması da devasa büyüklükteki merkez binasının girişine bu zeytin ağacını dikecek, doğaya ne kadar saygılı olduklarını ve ne kadar çok sevdiklerini anlatmaya çalışacaktır.

2 bin yıl sonra Almanya’ya taşınmak varmış...

İki evladının ısrarına artık dayanamayan büyükbaba ağacın satışına izin verir. Dev iş makineleri birkaç saat içinde iki bin yıldır o toprakta yaşayan zeytin ağacını köklerinden ayırır, bir tırın dorsesinde Almanya’ya yolculuk başlar.

Zeytin ağacını satan aracı firma para kazanır, iki evlat belediye başkanına 30 bin Euro rüşvet verir. Torun Alma günlerce ağlar, büyükbaba Ramon o günden sonra bir daha hiç konuşmaz, hiç söz etmez, adeta dilini yutar. Torunu büyür, babası ve amcasıyla birlikte tavukçuluk işiyle uğraşırlar. Ancak restoran iş yapmaz ve kapanıp gider. 30 bin Euro havaya uçar. Büyükbabanın suskunluğu en çok torunu etkiler. Bir gün işini gücünü bırakır, büyükbabasının peşine takılır ve gün boyu ne yaptığını araştırır.

Büyükbaba sabah yataktan kalktığı gibi zeytin ağaçlarının bulunduğu bölgeye gider, iki bin yaşındaki zeytin ağacının söküldüğü yerin başına çöküp saatlerce boş boş bakar. Torunu anlar ki, büyükbaba iki bin yaşındaki zeytin ağacının satışına onay verdiği için pişmandır, üzgündür, ancak iki oğlu onu çok zorlamıştır.

Torun büyük babanın tekrar konuşması için iki bin yaşındaki zeytin ağacını geri getirmek ve aynı yere dikmek için bir plan hazırlar. Ağacın Almanya’da bir kilisede olduğunu ve oradan gelen bir yazıyla iki bin yaşındaki zeytin ağacının eski yerine dikilmesine onay verildiğini gösteren kendi yazdığı bir mektubu köyde herkesin önünde okur. Ancak Almanya’ya gidip gelmek için bir tır ve ayrıca iki bin Euro para gereklidir.

Amcası ve erkek arkadaşı bir tır ayarlar ve hep birlikte yola koyulurlar, amaç iki bin yaşındaki zeytin ağacını kilisenin önünden sökmek tekrar eski yerine dikip toprakla buluşturmaktır. Torunun asılsız mektubundan habersiz yaklaşık iki bin kilometre yol alan amca ve erkek arkadaşı Almanya’ya ulaşır.

Alma’nın, zeytin ağacının kilisenin bahçesinde değil, Alman firmasının lobisinde olduğunu göstermesiyle şok olan amcası ve erkek arkadaşı, şaşkın bir durumda ne yapacakları konusunda karar veremezler.

Bu arada Alma’nın sosyal medyada başlattığı kampanya ses getirir ve yüzlerce çevreci Alman firmasının bulunduğu binaya akın eder. Torun da zeytin ağacının üzerine çıkarak protestosunu sürdürür. Zeytin ağacının iki bin yıldır yaşadığı toprağa dönmesi için oluşturulan kamuoyunun tepkisiyle bir hayli umutlanan torun ağaca sıkıca sarılır... Filmin sonunu ise anlatmayayım, siz izleyin isterim.