Güncel Haberler:

Alaçatı Sevdalısı Bir İşadamı

21.01.2016




İlk göz ağrısı kağıda ve masuraya sevdası hiç bitmemiş ama onların sorumluluğunu çocuklarına devretmenin huzuruyla son gözdesi turizme ağırlık vermiş Yaşar Çilkız. Dolayısıyla şu sıralar zamanının büyük bölümünü Alaçatı’da geçiriyor.

İşletmesini Alkoçlar’ın yaptığı Liman Mevkisi Çark Plajı’ndaki ‘Alaçatı Exclusive Hotel’le adeta yatıp kalkıyor. Bu tesisin onun için anlamı çok büyük. Öyle ki, anlatırken bile bunu hissedebiliyorsunuz. Zaten anlatmıyor, adeta yaşıyor.

En çok sevdiği yerlerin başında yurtiçinde Alaçatı, yurt dışında Londra'yı geliyor.



Yaşar Çilkız, Gaziantep Nizipli bir iş insanı. Hayatı çalışarak geçmiş. İlkokulda torna tezgahında başlayan, Yıldız Teknik’te okurken İzmit Seka Kağıt Fabrikası’nda devam eden iş hayatında başarı basamaklarını adeta tırnaklarıyla kazıyarak bugün Türkiye’nin sayılı sanayi kuruluşlarından biri olan Yaşar Group’u yaratmış. Ülkenin ilk özel kağıt fabrikasını kurarak temellerini attığı sanayi imparatorluğuna zaman içinde konik&ronik masura, ambalaj, geri dönüşüm, sağlık ve turizmi eklemiş. İlk göz ağrısı kağıda ve masuraya sevdası hiç bitmemiş ama onların sorumluluğunu çocuklarına devretmenin huzuruyla son gözdesi turizme ağırlık vermiş. Dolayısıyla şu sıralar zamanının büyük bölümünü Alaçatı’da geçiriyor. İşletmesini  Alkoçlar’ın yaptığı, Liman Mevkisi Çark Plajı’ndaki ‘Alaçatı Exclusive Hotel’le adeta yatıp kalkıyor. Bu tesisin onun için anlamı çok büyük. Öyle ki, anlatırken bile bunu hissedebiliyorsunuz. Zaten anlatmıyor, adeta yaşıyor. Gözleri ışıldıyor, çakmak çakmak parlıyor. 24 yıl önce satın aldığı araziye kurduğu 155 odalı, denize sıfır, 350 metre uzunluğunda plaja sahip otel yapılırken başından bir an bile olsun ayrılmamış. Temelinden dekorasyonuna her şeyiyle en ince ayrıntısına kadar ilgilenmiş. Tabir yerindeyse evladı gibi.  Ne de olsa bir anlamda doğumuna tanıklık etmiş. Şimdi de büyüyüp gelişmesi için canla başla çabalıyor. Bu alanda yeni yatırımların ipuçlarını verirken, “O zamanlar bu araziyi alırken buralarda bir kulübe bile yoktu. Şimdi yatırımcıların koşarak geldiği bu bölgeye yıllar önce yatırım yaparak ne kadar doğru bir adım attığımızı da göstermiş olduk” diyor. İş hayatında hep yatırımcı bir kişiliğe sahip olduğunu vurgulayan Çilkız, aynı zamanda yaratıcı bir ruha sahip. Bugün çizimlerini onun yaptığı yatları ülkenin en ünlü işadamları kullanıyor. Çok titiz, bir o kadar da özenli. Aynı zamanda sıkı doğa dostu, çevreci ve zeytin ağacı sevdalısı. Arazisine diktiği zeytin ağaçlarına gözü gibi bakıyor. Oteline kazandırdığı arıtma ise kapasitenin çok çok üzerinde. Sıfırdan yarattığı Yaşar Group’un 41’inci yılını kutlayan 1946 Gaziantep Nizip doğumlu Yaşar Çilkız, İpek Çilkız’la evil ve Didem, Melisa, Yusuf Oytun adında 3 çocuk babası.


Yaşamınız boyunca hayat felsefeniz ne oldu?

Kimsenin yapamadığı işi yapmak. Doğayı korumak. Vatana, millete hayırlı insan olmak. Ama vatan sevgisi öyle kuru kuru olmaz, çok çalışarak, istihdam, KDV yaratarak olur. Kısacası çalışmak, çalışmak, çalışmak.


41 yılık iş yaşamınızda başarının sırrını nasıl özetlersiniz

Türkiye’de katma değeri yüksek ürünler üretmek çok önemli. Zaten gelişmiş ülkelere baktığınızda katma değeri yüksek ürünler üreten devletler çok iyi kalkınmışlar. Türkiye’de eğitim çok iyi olmadığı için katma değeri yüksek ürünler üretilemiyor ve ülkenin kalkınması da zor oluyor. Bu dönemde hiç kar etmedim ama yurt dışına kâğıt ihracat ederek ülkeye döviz girmesini sağladım. İş hayatımda üç önemli noktaya çok dikkat ederim. Birinci olarak çalışan insanlara yani işçiliğe çok önem veririm, ikinci olarak yaptığım imalatın en iyisi olmasına özen gösteririm, üçüncü olarak da daha kaliteli işi nasıl yapabilirim diye ince ince düşünürüm.


Piyasaların kötü olduğu dönemde bile kağıt fabrikaların çalışmasını durdurmamışsınız neden?

Fabrikadaki işçilerin işsiz kalmaması için çalışmayı durdurmadım. Çünkü çalışanlarımın ailelerini, çocuklarının mağdur olmasını asla istemedim. Bu dönemde hiç kar etmedim ama yurt dışına kâğıt ihracat ederek ülkeye döviz girmesini sağladım.


Kâğıt fabrikasından turizm sektörüne nasıl geçtiniz?

Kazandığım parayı farklı alanlarda değerlendirmek istedim, Bu arada ‘’bütün yumurtaları aynı sepete koymanın bir anlamı olmadığını ‘’düşündüm. Gaziantep’te konik ve rolik masura üretimine başladım. Ardından İstanbul Bakırköy’de Özel Yaşar Hastanesi ve Yaşar Diyaliz Merkezi’ni hayata geçirdim. Ardından da Yaşar Havacılık ve Yaşar Turizm’i grup bünyesine kattım. Çocukken çok değişkendim. Bazen doktor olmak, bazen de pilot olmak isterdim.  Kazandığım paralarla Türkiye’nin çeşitli illerinde arazi aldım. 24 yıl önce aldığım Alaçatı’daki bu araziyi değerlendirmek istedim ve bu yatırım amaçlı aldığım araziye otel yaptırdım.


Otelin başından hiç ayrılmadan yaptırmışsınız birazdan ondan bahseder misiniz?

Bu oteli mimar bir arkadaşla beraber temelinden inşaatına hatta dekorasyonuna kadar başından hiç ayrılmadan ailemle birlikte yaptırdım. Otelin işletmesini ise Alkoçlar ve Seba Turizm ortaklığında kiraya verdim. Onlarda otelin işletmesini başarılı şekilde yürütüyorlar. Alaçatı’ya turizm konusunda sürpriz yeni projelerim de var.


Türkiye’deki Turizm sektörünü ve mücadeleyi yeterli buluyor musunuz?

Turizmi eksiksiz tam olarak yapmak gerekir. Otel yapılırken kapasite sayısını arttırmak için üst üste kat yapılarak hoş olmayan görüntülerle turizm yapılmaz.


Tatil sektörünün bir işadamı olarak tatil yapıyor musunuz?

Şu ana kadar hiç tatile çıkmadım. Benim tatilim tekne ve helikopterle bir yerleri gezmekten ibaret. Ama onu da yılda sadece 6 gün yapabiliyorum. Yurt içinde Alaçatı, yurt dışında Londra’yı seviyorum.


Yaşınıza rağmen çok sağlıklı görünüyorsunuz? Neye borçlusunuz?

30 yıl boyunca günde sadece 4 saat uyudum. Artık bende alışkanlık oldu. Sabahları çok erken kalkarım. Daha önceleri düzenli koşuyordum, şimdi yürüyüş yapıyorum. Lise yıllarımda güreşle ilgilendim. Diyebilirim ki, ata sporumuzda sayısız başarıya imza attım. Sıkı bir Fenerbahçe taraftarıyım. Ekstremler de dahil her sporu yapmak istedim ama çalışmaktan zaman bulamadım. Yediklerime çok dikkat ederim. Kahvaltıda olmazsa olmazlarım maydanoz, nane, dere otu, domates, peynir ve lavaş ekmeği. Öğlenleri ya sandviçle geçiştiririm ya da bir elmayla. Akşam yemeğinde tercihim balık ve salata. Çocukluğumda çok kırmızı et yedim. Memleketten olsa gerek. Son yıllarda beslenme tarzımı değiştirdiğim için genelde balık restoranlarına giderim.