Güncel Haberler:

Aşkın Tutkulu Sesi Buika

15.09.2016


İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika; en iyi şarkılarını bir araya getirdiği “En Mi Piel” albümü ve 'La Noche Mas Larga'den sonra çıkardığı yepyeni albümü ‘Vivir Sin Miedo’nun Dünya Turnesi kapsamında 3 Ağustos Kuşadası Omega Arena, 5 Ağustos Bodrum Antik Tiyatro ve Turkcell Yıldızlı Geceler kapsamında 7 Ağustos’ta İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda hayranlarıyla buluşuyor.

İkinci albümü “Mi Niña Lola” albümü ile İspanyol Müzik Ödülleri’nde “En İyi Prodüksiyon” ve “En İyi İspanyolca Albüm” dallarında, “El Ultimo Trago” albümü ile de  “En İyi Tropikal Albüm Grammy”'sini kucaklayan Buika, yepyeni albümü ‘Vivir Sin Miedo’da kendi şarkılarını yazıyor, üretiyor ve de Reggae, Ragga, Flamenko, R&B, Afrobeat ve Gospel’ı muhteşem bir şekilde harmanlıyor.

Flamenko ile Caz’ı bir araya getirerek, Flamenko’yu farklı boyutlara taşıyan ve dünya müziğine yepyeni bir tarz kazandıran Buika; copla söylediği şarkılarını adeta yaşıyor, kelimelerle oynuyor ve duyguları içerek kulaklara fısıldıyor. 56. Grammy ödüllerinde 'La Noche Mas Larga' albümü ile 'En İyi Latin Caz Albümü'ne aday olan aşkın tutkulu sesi Buika yepyeni albümü ‘Vivir Sin Miedo’da Meshell Ndegeocello ve Jason Mraz ile duet yapıyor ve de Coldplay, James Blunt gibi isimlerin albümlerini üreten Martin Terefe ile çalışıyor. Buika hayranlarına yepyeni şarkıları, grubu ile unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.


Buika sadece bir yorumcu değil aynı zamanda kendi şarkılarını da yazan bir sanatçı.  Şarkı söylemek ve yazma süreci sizin için ne ifade ediyor? Buika şarkılarında neleri anlatıyor?

Çocukluğum hep müzikle içiçeydi. Annem ve kardeşlerimle hep şarkı söylerdim. Müzik benim için doğal bir ihtiyaçtı. Ama profesyonel olarak müzikle ilgilenmeye başlamam komşumuzun oğlu Jacob ile tanışmamla başladı. Piyano çalıyordu ben de ona eşlik ediyordum. Eşlik ederken sözler uydurmaya başlamıştım. Teyzemin bana şans verdiği ilk lokalde şarkı söylemek bambaşka bir heyecandı. İlk sahne deneyimlerimi yaşamaya başlamıştım. Hayal kuran ve hayallerini ifade etmeyi seven biriyim. Müziğin beni ne kadar rahatlattığını keşfettikçe, kendi kendime deneyerek müzik aletlerini de keşfetmeye başladım. Sanırım şarkı sözü yazmamın temeli o zamanlara dayanıyor. Şarkılarımda yaşadıklarımı yâda sevdiklerimin başından geçenleri anlatıyorum. Duygularımı insanlarla paylaşmak beni rahatlatıyor. Yazarak kendimi ifade etmeyi çok seviyorum ve kitap yazmaya devam ediyor olacağım.


Mayorka’da büyüyen Afrika kökenli İspanyol bir sanatçısınız. Uzun yıllar Amerika’da sahne aldınız ve şu anda Amerika’da yaşıyorsunuz. Buika’nın müziğinde bu çeşitliğin etkileri neler? Kendinizi nereye ait hissediyorsunuz?

Kendimi huzurlu hissettiğim her yer benim evim gibi. Kendimi ait hissettiğim tek yer sahne. Farklı fikirlerde, inançlarda insanlar şarkılarla bir oluyorlar, tüm ayrımlar ve kimlikler ortadan kalkıyor. 


Reggae, Ragga, Flamenko, R&B, Afrobeat ve Gospel’ı muhteşem bir şekilde harmanlıyor, caz doğaçlamaları yapmayı seviyorsunuz. Buika’nın müziğini en çok hangi tarz yansıtıyor? Sizin dinlemekten keyif aldığınız türler hangileri?

Tür ayrımı yapmıyorum sahnede şarkı söylerken bütün türler duygularımı yansıttığım bir ifade aracı sadece. Temel olan müzik… Caz, blues ya da flamenko benim için fark etmiyor. Ben sadece hissettiğim şekilde şarkı söylüyorum. Elektronik müziğe bayılıyorum, Dans müziği özellikle vokallerde beni özgürleştiriyor ve bu yüzden dans müziklerini çok seviyorum.


Pedro Almadovar’ın İçimdeki deri filminde rol alıp şarkı söylemiştiniz. Oyunculuk ile ilgili başka projeleriniz var mı?

Almodovar’ın filminde şarkı söylemek benim için bir onur oldu. Almadovar cesur hikayeleri olan ve vizyonu oldukça geniş bir yönetmen. Ama oyunculuk bana göre değil. Filmde de hissettiğim gibi şarkıyı söyledim hepsi bu.


Buika birçok sanatçı için de ilham kaynağı oluyor. Peki Buika’nın örnek aldığı isimler kimler?

Chavela Vargas’ın cesaretinden çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Michael Jackson ve Whitney Houston gibi isimler bence olağanüstü bir sihir yaşadılar ve bizlere de yaşattılar. O kadar yetenekli insanların hepimize birer hediye olduğunu düşünüyorum ve Tanrı da onlara aslında en başından büyük bir hediye vermiş oluyor. Onlar bizlere çok büyük güzellikler bırakan insanlar.


“No habre nadie en el mundo” Türk dinleyicisi için klasikleşmiş şarkılardan. Kendi albümleriniz içerisinde sizi en çok heyecanlandıran şarkılarınız hangileri?

Beni heyecanlandıran şarkılar her zaman henüz bitirmemiş olduğum şarkılar. Kayıt aşamasının ardından albüme koyduktan sonra o şarkıyla ilgili işim bitiyor. Genellikle de albümlerimi dinlemeyi tercih etmiyorum. Yeni şarkılar yazmak, yeni söz ve melodiler keşfetmek ve bunları sahnede paylaşmak bu işin beni asıl motive eden kısmı.


Buika’nın müzikle ilgili bundan sonraki hayalleri neler?

İnsanların kaplerinde özgün ve ölümsüz olabilmek.


Türk sanatçılardan bildiğiniz isimler var mı? Ya da sevdiğiniz bir şarkı?

Fazıl Say’ı biliyorum. Yurtdışında tanınan bir isim. Onun dışında Sezen Aksu’yu çok seviyorum. Türk sanatçıları gerçekten çok yetenekli ve duygulu buluyorum.


Türkiye ile bağınızdan kısaca bahseder misiniz? Yanlış bilmiyorsam ilk kez 2009 yılında ülkemize geldiniz. Sizi her yıl ülkemizde dinleme şansını yakalıyoruz, sizi buraya çeken nedir? 

Türkiye ile bağlarım her konserle daha çok güçleniyor. İlk kez 2009 yılında Türkiye’de konser verdim.  Menajerliğimi yapan Pasion Turca ailesiyle yıllardır çalışıyoruz, artık neredeyse bir aile gibi olduk. Sıcakkanlı insanlarınızı, yemeklerinizi, kültürünüzü çok seviyorum. Türkiye’ye her gelişimde olağanüstü bir coşkuyla şarkılarıma ilginin kısa bir süre içinde ne kadar arttığını gördüm. Dinleyicilerimin bu sevgisi beni çok mutlu ediyor. Bu kez  ‘Vivir Sin Miedo’nun Dünya Turnesi kapsamında 3 Ağustos Kuşadası Omega Arena, 5 Ağustos Bodrum Antik Tiyatro ve 7 Ağustos’ta İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda dinleyicilerimle buluşacağım.


Bu kez üç konser için Türkiye’ye geliyorsunuz hayranlarınız sizi Kuşadası, Bodrum ve İstanbul’da dinleme şansını yakalayacak. Sürprizleriniz var mı?

Belli bir repertuvar belirlemiş olsak bile sahnede dinleyicinin de enerjisiyle farklı sürprizler çıkıyor. Müzisyen arkadaşlarımızla doğaçlama yapmayı seviyoruz. Son albümümün şarkılarını ağırlıklı olarak dinleyeceğiniz bir konser olacak.