Güncel Haberler:

Benim Tek Bir İşim Var

16.11.2016

Röportaj: Erkan SEVİNÇ



"Benim Tek Bir İşim Var"





Evet, aynen böyle diyor İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu... “Benim tek bir işim var: İzmir. Özel hayat falan kalmadı. Eve gidiyoruz, yatıyor, sabah kalkıp belediyeye geliyoruz.” Ege Life’ın yeni köşesi “Başkan’ın Seyir Defteri” için kapısını çaldık Kocaoğlu’nun... İzmir’de en uzun süre başkanlık yapma rekoru sahibi Kocaoğlu ile Kültürpark olarak tasarlanmayı bekleyen fuarda bir yandan yürüdük, bir yandan da lafladık. Tabii herkesin merak ettiklerini ilk ağızdan öğrenme fırsatımız da oldu.


Başkanım 2015 yine açılışlar, temel atmalarla yoğun bir şekilde geçiyor. Yeni Fuar açıldı. İzban’a yeni duraklar eklendi. Teleferik eli kulağında ve bu satırlar okunurken hizmete girmiş olacak. Tramvay yayları döşeniyor. Her iki yakaya seyir iskeleleri yapılıyor. Trafikte artık akıllı kavşaklar var. Elektrikli otobüsler geliyor...


İzmir’i sloganımızdaki gibi “yaşayan şehir yaşanacak şehir” yapmak üzere tüm gücümüzle çalışıyoruz. Benim tek bir işim var o da İzmir. Dönemimizde yaptığımız yatırımlar 7 milyar 222 milyon liraya ulaştı.


İzmir deyince yine öncelik körfez değil mi?

Tabii ki öncelikle körfez temizliği. Bizim ve devlet demiryollarının birlikte yaptığı büyük körfez projesi şu anda son aşamada. ÇED bekleniyor. Körfezin yeniden kazanılması ve hayatiyetini sürdürmesi için bu projemizin hızla hayata geçmesi gerek. Tüp geçit projesini de önemsiyoruz. Tüp geçide karşı değilim hatta öneren de benim. 2004 yılında. Kordon yolu ile niye uğraşıyoruz deyip tüp geçidi önerdim. İzmir’in gelişmesine göre tüp geçit yapılması giderek ihtiyaç haline gelecek. Yalnız iki tarafta doğal sitler var, hem İnciraltı tarafında var hem de Çiğli tarafında sulak alanda sitten geçiliyor. Bizim görüşümüz derin tünel olarak yapılmasıdır. Her iki tarafta da karadan başlayarak körfezin altından gidecek iki kat mı olur tek kat mı olur onu bilemem ama ne ada olacak ne viyadük olacak ne köprü olacak. Bugünkü körfezin doğal halini bozmamalı. 3.nesil gemilerin de girebilmesi için de tünelin üst kodu en az 20 m derinliğe yapılmalı. Biz, büyük kanal projesi için 7-8 senedir etüdler yaptırıyoruz. Her projenin mutlaka getirisine götürüsüne faydasına zararına bakmanız gerekiyor. Merkezi hükümetin  bedeli ne olursa olsun yanlış bir projeyi yapacağım demesi olmaz. Sonra sadece bizimle değil vatandaşla çelişki yaşarsınız. Projenin katılımcı yönetim ile uygulanması iyi olur. Ama ‘oraya kadar ada yaptım, buraya kadar yol yaptım’ olmaz.  Ben sirkülasyonu hızlandırmaya çalışıyorum, siz gelip sirkülasyonu kısıtlayacak bir şey yaparsanız, buna kentli de karşı çıkar, bilim de karşı çıkar. Körfez’in temizlenmesi için sirkülasyon kanalı açmak istiyoruz. 2 yılı aşkın süredir Körfez Projesi ÇED onayı bekliyor. İki proje aynı anda değerlendirilmelidir. Körfez sirkülasyonunu etkilememesi şeklinde yapılırsa projeye karşı değilim. Dediğim gibi zaten seneler önce ilk öneren de benim.


Doğru ve kente yararlı bir projeye niye karşı çıkasınız ki? Konak Tünellerinde de öyle oldu hatırladığım kadarıyla

Konak tünellerine de karşı çıkmadım. Şimdi Homeros bulvarı bağlantı yollarını  ve devamını yapıyoruz. Buca ve otogar ekspres yol ile bağlanacak.


Konak’ta üst geçit isteniyor

Vatandaşımız alt geçişe sıcak bakmıyor. İnsanımıza alt geçit kaçışı olmayan bir dehliz gibi geliyor ve üst geçit tercih ediliyor. Üst geçit yapmak bir şey değil. Ne Büyükşehir için, ne de Karayolları için bir şey değil. Tüneli yapanlar üst geçidi de yapacaklardır.


Yamanlara yapılacak katı atık bertaraf tesisi için yine aykırı sesler çıkmaya başladı

Herkes haklı projeyi yapan haksız. İnşaatta da böyle olur. Boyacı konuşur, marangoz konuşur, mal sahibine bir şey soran olmaz. Herkes fikir yürütür. Biz katıatık tesisini buraya yapacağız diye bir dayatmaya girmedik. Gerekli bilimsel incelemeler yapıldı, kurum olurları alındı, son aşamaya gelindi. Şu anda Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından gündeme getirilen araştırmayı yaptıran da biziz. Birisi yeni bir buluş yapmadı. O zaman yer gösterin beraber gidelim dedim. Zemin etüdlerini yaptıkları bir yer varsa bize yeri söylerlerdi ve katkıları için teşekkür ederdik.


Yer önemli mi Başkan? Çevreye zarar vermeyen bir tesis değil mi bu?

Efendim sızdırırsa, efendim izolasyon bozulursa, efendim beton çatlarsa, efendim membran yıkılırsa, efendim kül tabakası dağılırsa diye varsayım üzerine. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde akla umuma yasalara uymayan vatandaşın görüşünü almayan bir yönetim modeli yoktur. Vatandaşın istemediği, kanunlara uymayan, bilimin reddettiği ve aklın kabul etmediği hiçbir projeyi gündeme almayız. Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Alim bey’in çıkışından da bir şey anlamadım. Samimi olarak. Bir yer varsa söyle. Efendim ÇED süreci devam ediyor. Burasının ön ÇED’i alındı. İhaleye çıkıldı, çalışma devam ediyor. Bu süreç neden yaşanıyor?


Kentsel dönüşümde de Büyükşehir Belediyesi hiçbir şey yapmıyor diyorlar

Büyükşehir belediyesi kentsel dönüşüm konusunda 6 bölgede çalışıyor. Kentsel dönüşümde Türkiye bir süreç yaşıyor. Bina yenilemeyi kentsel dönüşümden ayrı tutalım. Vatandaşlarımız kısmen haklı kısmen haksız verilemeyecek talepler isteyerek uzlaşmaya yanaşmıyorlar. Yapılan değerlendirmeler mal sahiplerini tatmin etmiyor. Burada hayatımdan memnunum deyince uzlaşma olanağı sınırlı kalıyor. 6306 sayılı kanun gerçekçi anlamda yeniden düzenlenmeli. Biz çoğu yerde son aşamasına geldik. Projeyi biz yapıyoruz ilçe belediyeler yer veriyorlar ve  uzlaşmada yardımcı oluyorlar.


Konak’taki belediye binasının yıkılma durumu söz konusu mu?

Başka belediye binam yok. Zaman zaman belirli konular gündeme gelir. 70'li yıllarda yapıldı o binalar. O zaman kimse karşı çıkmadı, şimdi yıkılsın diyorlar. Yıkılsın. Bence önemli olan kente yeraltı otoparklarıyla yeni meydanlar kazandırmak, biz onu yapıyoruz. Kentte dinamizm bizi zaman içinde nereye götürecek bilemeyiz. Belki 10-20 sene sonrasını görebiliriz ya sonrasını ? Yeni belediye binası için birkaç yerimiz var, Basmane çukuru başta olmak üzere.


Belediyede yeni görevlendirmeler yapıldı

Yeni bir organizasyona gittik. Bir genel sekreter yardımcısı atayarak genel sekreterin üzerindeki yükü hafiflettik.


İlçelerde de belediye birimleri oluşturuyormuşsunuz..

Evet, merkezden uzak ilçelerde belediye başkanlığı irtibat bürosu kurarak ve buralara sorumlular atayarak Büyükşehir Belediyesi’ne düşen görevlerin yerelde koordine edilmesini sağlayacağız. İşlerin yerinden takip edilmesi. Güncel problemlerin hızla çözülmesi ile hizmet kalitesini artırmayı amaçlıyoruz.Vatandaş büyükşehir belediyesinin işlerini bir bürodan takip edebilecek. Mesela Bergama’da bir yurttaşımız Büyükşehir Belediyesi irtibat bürosuna giderek şikayetlerini önerilerini aktaracak ve böylece problemin yerinde takip ve çözümü sağlanmış olacak.


Yeni fuar alanına ticari fuarlar taşındı.Birlikte turladığımız Kültürpark’ın planlaması yapıldı mı?

Planlanması yapılıyor. Kültür sanat spor ve park. Bu fonksiyonları taşıyacak.


Ya İnciraltı?

İnciraltı için bir çalışma yapıyoruz. Orada yetki zaten çevre bakanlığında. Bir alt yapı hazırlıyoruz yakında kamuoyuna ve bakanlıklara sunum yapacağız. İnciraltı’nın doğru planlamasının İzmir’in ve ülkenin kalkınmasında önemli bir kaldıraç olacağına inanıyorum.

Kadifekale projesi de hızla ilerliyor gördüğümüz kadarıyla

Kadifekale sur duvarları bitti. Kemeraltı’dan Kadifekale’ye kadar planlanan proje aşama aşama hayata geçiyor. Agora’da kazılar devam ediyor. Kente turist çekmek için çok önemli bu proje.


Tarım konusunda

Tarım konusunda yaptıklarımız apayrı bir röportaj konusu. Şu anda kırsal kalkınma ile ilgili yarımada projelerimizi hayata geçiriyoruz... İzmir’de tarıma yapılan her harcama önemli. Tarımın kalkınması ülkenin kalkınmasında da çok ciddi önem taşıyor. Esas olarak desteklememiz gerekenin küçük üretici olduğuna inanıyoruz. Bayındır’dan çiçek, Tire’den süt alıyoruz, üreticiyi koruyor, kolluyor, yaşaması için bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Organik tarımı, organik köyü, iyi tarımı desteklemeyi sürdürüyoruz. Türkiye’de sözleşmeli üretim modelini uygulayan ilk yerel yönetim biziz. 2007'den bu yana fidan, mevsimlik çiçek, zeytinyağı, süt, yoğurt ve peynir gibi ihtiyaçları kooperatiflerden sağlayarak üreticiye yaklaşık 130 milyon lira katkı sağladık. 70 bine yakın çiftçiye 1.8 milyon meyve fidanı dağıttık. Park ve bahçeler için 33 milyon tl bedelle 39 milyon bitki alımı gerçekleştirdik.


Başkanım Fenerbahçe kongresine gittiniz bir Karşıyaka maçına gelmediniz...

Fenerbahçe kongresine neden gittiğimi herkes biliyor. Büyükşehir Belediye başkanı sabahleyin kalkar, günlük program yapar, haftalık program yapar, aylık program yapar ancak acilin acili önemlinin önemlisi çıkar. Belediye başkanı maça gelsin yok böyle bir şey. Dünyada büyükşehir belediye başkanlarını belirli üst düzey protokoller haricinde kimse düğün dernekte göremez, hep başkan yardımcıları gider. Bizde belediye başkanı her yere gitsin, bir kişi her yere nasıl yetişir? Meclis üyelerinden bürokratlardan görevlendirdikleri zaten başkanı temsil etmektedir. Her şeyi başbakan yapacaksa bakanlar kuruluna ne gerek var? Her şeyi bakan yapacaksa müsteşarlara ne gerek var?


Bu kadar çok şey yapıyorsunuz ve sürekli eleştiri altındasınız."Ya ne yapsam yaranamıyorum" diye bir duygu oluyor mu?

Ne yapsam yaranamadım diye bir duygu yok. Bizim toplum övmeyi değil yermeyi sever. Her toplumun bir özelliği var. Eleştiren eleştirir. Benim için doğru neyse onu yaparım.


Biraz da siyaset konuşalım. CHP kongre sürecine girdi, "İzmir’in Büyük A'sı" olarak tavrınız ne olacak?

Parti içi siyasette tarafsız kalacağım. Siyaset ülke için yapılır, parti 2 planda, şahıs son planda. Bunu herkes kafasına sokarsa iyi olur. İzmir siyasetinde yanlışları tabii ki söylerim ancak bu karıştığım anlamına gelmez. Yerelde kalkınma, kentin değerlerini korumak, kentin planlamasını sağlamak için siyaset yapıyorum.


2019 da tekrar başkanlığa adaylık?

6 ay kala düşüncelerimizi söyleriz.


Ön seçim mi merkez yoklaması ile mi?

Ön seçimi hep öneririm. Ön seçim büyükşehir belediyesi için de uygun, bazı ilçe belediyeleri için de. Her yerde uygulansın diye de bir şey olamaz. Her ilçenin her ilin durumuna göre genel merkezler en iyi adayı seçmek için yöntem belirler. Mesela Konak’ta ön seçim derler, Karabağlar da merkez yoklaması derler. Özgün koşullara göre karar verilecek bir durum. İzmir Büyükşehir Belediyesini yönetmeye aday olanın ön seçimle belirlenmesinden yana olduğumu bir kez daha ifade etmek isterim.