Güncel Haberler:

Boyoz ile En Uzağa

22.01.2016

Mim Grup CEOsu Musa Turan Yunan Türk Ticaret Odası Türkiye temsilciliği görevini üstlendi.

 Musa Turan taşımacılık, gıda ve enerji sektörlerindeki iddiasını sürdürüyor.



Hayat felsefesi gideceksen en uzağa git, çıkacaksan en yükseğe çık, yapacaksan en iyisini yap. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ege Şube Başkanlığı’nı bir arkadaşına devrettikten sonra Kuzey Yunanistan Yunan Türk Ticaret Odası yönetim kurulu üyeliğine ve Türkiye temsilciliğine seçilen Mim Grup CEO su Musa Turan şimdilerde en uzağa gidiyor. Hem de İzmir boyozu ile. Şubat ayında yaptığı Amerika seyahatinde arkadaşı Besim Kazado ve Gökhan Çakmak ile sohbet ederken çıkıyor fikir ortaya. O güne kadar yenidünyaya çeşitli ürünler göndermiş ama tutmamış. “Amerika’da mutlaka bir iş yapmalıyım diye düşünürken, Amerika’ya gitmeden önce sürekli boyozla ilgili şeyler görüyorum, nereye gidersem boyoz karşıma çıkıyordu. Rüyamda bile boyozla ilgili birşeyler görüyordum. Paulo Coelho ne diyor Simyacı’da. Evren sana mesajlar verir onları alırsan hedefe ulaşır, hayat menkıbeni yaşarsın. Ben de öyle yaptım. Önce 100-200 adet gönderdim. Daha sonra Boyoz’un tuttuğunu görünce işi ihracata döndürdük. İhracatta markalaşma çok önemli. Biz de İzmir’in ismini ve markasını ön plana çıkarmak için “Smyrna Boyoz” markasını yarattık. Boyozlar yapıldıktan sonra eksi 40 derecede şoklanıp eksi 18 de saklanıyor. Pişirmeden Amerika’ya konteynerlarla gönderiyoruz. Ulaşım ve işlemler bir ay falan sürüyor. Orada şirketimiz var, soğuk hava depomuz var. Boyozu 8 satış noktamızda satmaya başladık. Şu anda boyozumuzu Türk Marketlere, simitevlerine dağıtıyoruz. Amerika’da işlerimiz oturduktan sonra yılda 5 milyon boyoz göndermeyi hedefliyoruz. Yunan Mediterranean Diet ile anlaşma imzaladık. Yunanistan’daki şirket 16 avrupa ülkesine ihracat yapıyor. Onlarla kurduğumuz dostluk ilişkisi sayesinde bize kendi pazarlarını açtılar. 16 Avrupa ülkesindeki dağıtım zincilerine boyozumuzu ve cezeryemizi ihraç etmemizde yardımcı oldular. Amerika’yı boyozla tekrar keşfetmiş olacağız. Ekonomi Bakanlığı’nın programlarına çok inanıyorum,markalaşma için harcadığınız herşeye destek oluyor. Devlet bu desteği vermiş niye ben bir marka yaratmak için uğraşmayayım. ABD’den sonra sırada Londra ,Moskova, Avrupa ülkeleri var. Özellikle “Smyrna Boyoz”un İspanya’da satılmasını çok istiyorum. Boyozun anavatanına girmek,.tereciye tere satmak harika olacak” diyor Musa Turan.


Musa Turan ulaştırma sektöründe, operasyon, biletleme, satış ve pazarlama dahil her aşamasında görev ve sorumluluklar almış, edindiği tecrübe ile MimTur, MimKar ve PortTaş firmalarını kurmuş.Turizme hizmet eden başta havayolları, havalimanı işletmecileri olmak üzere tur operatörleri, kruvaziyer vb. yolcuları için düzenli ve özel turlar, seyahat paketleri ile turizm taşımacılığının öncüleri arasında.İzmir de bir ilk olarak Çeşme, Aydın, Kuşadası, Manisa’dan Havalimanına özel yolcu taşımacılığı yapmış.Turan üniversiteler, sanayi tesisleri, resmi ve özel kurumlar için ulaştırma alanında hizmet vermeye devam etmekte.Musa Turan1988 yılından beri İzmir Adnan Menderes Havalimanında bulunan ve bir türlü açılamayan Orty Airport Hotel’i İzmir ve Türkiye Turizmi’ne kazandıran isim.Turan’ın yaşam öyküsüne göz atalım biraz da..


1991 yılında otobüs şoförlüğü yaparken Mardin’den ayrılan Edip Turan, eşi Münevver Turan ve onların 9 çocuğundan biri Musa Turan.9 çocukla İzmir’e gelen baba uzun bir süre zorlanır kente ayak uydurmakta. Evin masraflarını çıkarmakta zorlanır. Bir gün otobüslerini İzmir-Aliağa hattına yerleştirmeye başararak bir kırılma noktası yaşarlar. Edip Bey, 1992 yılında üç oğlunun isimlerinden (Musa, İsa, Muhammed) yola çıkarak MimTur’u kurar. 1998 -2000 yılları arasında hacca giden insanları taşır, turizm şirketlerine araç verirler. Otobüslerde muavinlerden biri de Musa Turan’dır.O günleri şöyle anlatıyor Turan” 90 lı yıllarda babam beni karşısına aldı .Evde 13 boğaz var ve herkesin çalışması lazım dedi.Körfez savaşı var ,Türkiye ekonomisi zorda. Bir otobüsümüz var İzmir Aliağa çalışıyor,mazot parasını zor çıkartıyor.13 yaşında 1.sanayide oto elektrikçisinde başladım ve ben ticareti çok sevdim.O günden bu yana çalışmaya devam ediyorum. Bu arada okulu da ihmal etmedim. Üniversiteden mezun oldum, master yaptım. Gençliğimde muavinlik yaptım, tabelecilik yaptım.1997 yılında devraldım MimTur’u babamdan.O dönem turizm taşımacılığı yapıyoruz tabii o da mevsimlik bir iş. İşte 1999 da Önder Esen’le tanıştım. Hayatımı değiştirdi Esen. Okul servisi işine başladım.365 gün çalışacağımız bir işimiz oldu. Daha sonra fabrikalar aldık, iş büyüdü.2003 yılında bu kez Ekrem Demirtaş’la tanıştım. İkinci önemli kişi hayatımı değiştiren. Efe Rakı servislerini aldık. Onunla vizyonumunuz da genişledi, marka değerimiz de arttı”


Bugün günde 25000 kişi taşıyorlar. Şirketin amiral gemisi servis taşımacılığı. Karşıyaka’da 2000 m2 kapalı alan üzerine kurulmuş spor merkezleri var. Mardin’de 3 megavatlık güneş enerji santrali yapıyorlardı. Terör olayları nedeniyle durdurmuşlardı. Huzura kavuşunca güneş enerji santralini bitirecekler. Ve de “Smyrna Boyoz”.Boyoz’un aklına nasıl geldiğini anlattı peki Yunanlılarla iş yapmanın öyküsü nasıl?


“2012 yılında Bay Stefanos Hacımanolis ile birlikte Türk Yunan ilişkilerini geliştirmek, ticareti arttırmak üzerinde sürekli konuşuyorduk. 2013 yılında ben Tügiad Ege Şubesi Kurucu başkanı olarak Bay Stefanos ile birlikte iş dünyasına yönelik projeler yapmaya başladık. Daha sonra 2014 yılında Bay Stefanos Tügiad Yunanistan Temsilcisi olarak atandı. Bu konuda bize destek veren Yüksek istişare Kurulu Başkanımız Sayın Ali Yücelen’e şükran borçluyuz. Bay Stefanos beni Kuzey Yunanistan Ticaret odası başkanı Dimitrios Simeonidis ile tanıştırdı.Sürekli Türkiye’den iş adamları götürüyordum. Amacımız ticareti artırmak.Yunanistan bizim için önemli.Atatürk’ün doğduğu kent Selanik’te bir temsilcilik açtık.Oradan da iş adamları getirdik.Yıllarca politikacılar her iki halkı düşman olarak göstermişler oysa halklar arasında hiç problem yok. Yunanistan’da kimle tanışsak yok benim babam İzmir doğumlu,yok benim akrabalarım Türkiye’de,yok benim dedem Konya’lı diyor.İzmir’de Selanik göçmeni ve Girit göçmeni olan çok insan da var Yemekler benzer ,kültürler benzer.Ticaret yapmamız lazım. Yunanistan’a yapılan ihracat miktarı 2 milyar 600 milyon dolar,ithalat 4 milyar doların üzerinde iken küresel krizden dolayı 2015 de bu rakam 700 milyon dolara kadar düşmüş durumda.Gidip gelmeler devam ederse tekrar o rakamlara ulaşıp geçeceğiz.Adam diyor ben tekstilciyim, İzmir’de satıp alabileceğim yerler istiyorum.Araştırıyoruz,alıcı ile satıcıyı biraraya getiriyoruz.Adeta bir misyon üstlenmiş durumdayım ,oradan buraya ,buradan oraya yatırımcı getirmeye çalışıyorum. Yunanistan bir fırsatlar ülkesi.1-2 milyon yatırım yapmanız gereken sektörlere 200-300 bin Euro ile girebilirsiniz. İşadamlarına şunu söylüyorum Avrupa ülkesine girmek istiyorsan Yunanistan üzerinden gir. 5 yıl oturma izni al.22 Avrupa ülkesinde serbest dolaşım hakkı da cabası. Bu fırsatı kaçırmasın iş adamlarımız”


Giad’lı birçok dernek varken neden Tügiad Ege bölge temsilciliğini kurdu?


“86 yılında kurulmuş Tügiad’ın Ege temsilciliğini kurmak görevimdi.Uygun zaman ,uygun insan ,uygun yer önemli.Biz  Tügiad Ege’yi kendimizi ispatlamak, bir yer edinmek ya da bir siyasi hedefe ulaşmak adına kurmadık. Tügiad Türkiye’nin ilk ve tek Uluslararası yetkinliğine sahip bir dernek. Bu vizyonu İzmir ile buluşturmak, İzmir’de hiç gün yüzüne çıkmayan genç girişimcileri İzmir'e kazandırmak, bunları dünyayla, Türkiye ile entegre etme misyonuyla yola çıktı. Bugün İzmir'in en etkili 5 sivil toplum kuruluşundan biri. Egiad’daki arkadaşlarımız başta ne gerek var diyorlardı. Böyle derseniz kendinizle çelişirsiniz dedik. İzmir demokrasinin kalbi, ne kadar çok STK olursa o kadar iyi. İzmir’in sivil gücü o kadar güçlü olur. Egiad’ın ulaşamadığı insanlar var biz onlara ulaştık bir yerde pastayı büyüttük. Her iki derneğede  üye çok sayıda işadamı var. “


Musa Turan’a ekonominin durumunu ve 2023 Türkiyesi’ni nasıl gördüğünü de sordum..


“13 yıllık Ak Parti iktidarı çok iyi şeyler yaptı. Ancak hataları da oldu. Son zamanlardaki gergin ortam ekonomiye ciddi zararlar veriyor. Biz daha genç bir demokrasiyiz. Gelişmiş ülkelerdeki demokrasi anlayışına ulaşabilmemiz için 100 yılımız daha var. Türk ekonomisinin çok daha iyi olabilmesi için eğitime yatırım yapması lazım. Hangi iktidar olursa olsun önce eğitim. Gayri safıla hasılayı gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda en az yüzde 9 büyümemiz lazım. Bu sıçramayı yapmak için de teknolojiye yatırım yapmak, katma değer üretmek lazım. Bunun için de nitelikli eğitilmiş personele ihtiyacımız var. En büyük silahımız genç nufüs. Daha çok girişimci çıkartmalıyız.2023 hedeflerini yakalamamız zor ama yaklaşabiliriz. 7 Haziran seçimlerinde halkın iradesi koalisyondan yana oldu. Ancak siyasilerimiz bu mesajı alamadı. Tek başına iktidar olabilmek için koalisyon görüşmelerinde herkes kaçış aradı. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bir yılda iki defa genel seçim yapmak ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarına zarar veriyor. Siyasetçilerin miting meydanlarında ve konuşmalarında, ayrıştırmacı, ötekileştiren, kitlesinde öfke oluşturan keskin dili bırakması gerekiyor. Siyasetçilerimizin özellikle diyaloğa açık, uzlaşmacı bir yaklaşım ile siyasetlerini yapmalarını bekliyoruz. Toplumun bütün kesimi ile hangi sosyal katmandan olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun, hangi siyasi görüşten olursa olsun birlik ve beraberlik içinde hareket ederek yaşamalı, ülkemize sahip çıkmalıyız. 2023 hedeflerine varabilmek ancak toplumsal mutabakatla olur. Toplumsal mutabakattan da kastım, alınan her türlü ekonomik kararların toplumda kabul görmesi gerekir. İş dünyasında kabul görmesi gerekir. Bunun da yolu halka temas, iş dünyasını ön yargısız dinleme ile gerçekleşir. Etrafımız yangın yeri. Zor süreçlerden geçiyoruz. Bir çok büyük devletin bu topraklarda hesabı olduğu açık. Ortadoğu yanıyor, kuzey Irak karıştı, Suriye’de istikrar olmayacak ve muhtemelen 3 devlete de bölünecek gibi görünüyor. Rusya oyuna dahil oldu. Türkiye çok dikkatli olmak, ilişkileri çok dikkatli yönetmek zorunda. Bizleri savaş ortamına sürükleyecek herhangi bir gerginlikten çekinmeliyiz. 1 Kasım seçimleri çok önemli. Özellikle siyasilerimiz sandıktan çıkacak sonuca riayet etmeli, sonuç koalisyonu gösterirse koalisyon kurmak için her parti fedakarlık etmeli. Tek parti iktidarı olacaksa da seçilen parti temel hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye daha fazla özen ve önem göstermeli. Ekonomi yönetimini bir an önce kurup gerçekleşmesi gereken reformları teker teker hayata geçirmeli. ”


Musa Turan çok geziyor, işyerinde hiç durmaz. Yatan aslan değil gezen tilki hesabı. Eşi Sevinç Hanım üniversiteden kız arkadaşı.2003 yılından beri beraberler. Eşinin anlayışlı ve kendisine büyük desteği olduğunu söylüyor.2 kızı var. Akşamları onlarla cebelleşiyor. Aile seyahat etmeyi, yeni yerleri keşfetmeyi seviyor. Marka takıntısı olan biri değil. Hızlı araba kullanmayı seviyor. Araba radyosunda NTV, ofisteki televizyonda Bloomberg TV açık. Evde çocuklar nedeniyle TV Disney kanallarına kilitlenmiş durumda. Dizi olarak Ertuğrul/Diriliş favorisi. Daha ziyade sektörel kitaplar başucunda. Sosyal medyayı etkin kullanan Turan sinema ve özellikle müzikalleri izlemeyi seviyor. Dayısından devraldığı pul koleksiyonu var. Katıldığı toplantıların yaka kartlarını biriktiriyor. Hayatını değiştiren Önder Esen ve Ekrem Demirtaş’tan söz etmişti. Önemli bir üçüncü kişi daha var: Modacı Hikmet Alcan. Alcan sadece onun imaj makerliğini yapmıyor,mangal arkadaşı oluyor,tarih sohbetleri yapıyor onunla.Turan Karşıyaka taraftarı. Kızlarıyla beraber gideceği basketbol maçlarının hayalini kuruyor.