Güncel Haberler:

Çatalhöyük Paneli Düzenlendi

01.07.2019


Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “Çatalhöyük Paneli” Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Yaşar Holding Başkan Vekili Feyhan Yaşar ve Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı’nın katıldığı panelde, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu, Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Biyolojik Bilimler Bölümü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı Prof. Dr. Mehmet Somel, Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sinan Ünlüsoy sunum yaptı. Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu yaptığı konuşmada Çatalhöyük’ün 1958 yılında Arkeolog James Mellaart tarafından ortaya çıkarıldığını söyledi. 



“Mellaart, son derece önemli işler yaptı”

James Mellaart 1961-1965 yıllarında yaptığı kazıları arkeoloji dünyasına son derece büyük katkılar sağladığını vurgulayan Çilingiroğlu, “Şu çok önemlidir ki uzun yıllar Avrupalılar tarafından pek ön plana çıkarılmayan Anadolu uygarlıklarıyla ilgili son derece çok önemli sonuçlar çıkaran bir kaç yerleşme yerini saptamıştır. İşte bunlardan bir tanesi Çatalhöyük, bir diğeri Hacılar, bir diğeri ise Denizli civarında yer alan Beycesultan kazılarıdır. Sevinerek belirtmek istiyorum ki James Mellaart, Anadolu’da kazdığı üç kazı yerinden iki tanesi yani Çatalhöyük ve Beycesultan kazıları bugün Ege Üniversitesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı tarafındaki öğretim üyeleri tarafından devam ediyor. Bir anlamda diyebilirim ki, bu bölümün kurucusu olmam açısından diğer açıdan arkadaşlarım tarafından gurur kaynağı olduğunu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.



1964 yılından sonra yaklaşık 30 yıl boyunca Çatalhöyük’te kazı çalışmalarına ara verildiğini belirten Altan Çilingiroğlu, “James Mellaart’ın bilimsel bazı önerilerinin doğru olup olmadığı dedikoduları, kazıların bunca yıl yapılmamasına yol açmıştır. Ancak 1993 yılında gerek kendisinin ve eşinin teşvikiyle ABD’de çalışan başka bir arkeoloğa burada kazı yapmasının iyi olacağını teşvik etmişlerdir ve 25 yıl süren bir kazı başlamıştır. 2018 yılında da Türk bilim insanı Çiler Çilingiroğlu kazıları üstlenmiş ve genel müdürlüğün katkılarıyla 2 yıldan bu yana kazıları yürütmektedir” diye konuştu.



“Antik DNA alanında gelişmeler var”

 2018 yılından bu yana Çatalhöyük kazı çalışmalarını yürüten Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu, Neolitik devrin insanlık tarihinin önemli bir aşaması olarak tanımlandığı kaydetti. Çatalhöyük’ün bu tarihsel sürece denk geldiğini söylediğini ifade eden Çilingiroğlu, “Coğrafya olarak baktığımızda ülkemiz, neolitik devrin yaşandığı topraklardır. İlk buğdayın evcilleştirilmesi, ilk hayvanların evcilleştirilmesi, yerleşik yaşama geçiş, ilk köylerin kurulması, gördüğümüz diğer siyasi sosyal birçok süreçler Türkiye’nin de parçası olduğu literatürde bereketli hilal olarak adlandırılan Doğu Akdeniz coğrafyasında gerçekleşmiştir. Dolaysıyla Çatalhöyük bu anlamda da yine bu coğrafyanın parçası olarak bu süreçlerde birinci derece rol oynadığını düşünüyoruz” diye konuştu. 


Haber ve Fotoğraf: Süleyman Gülen