Güncel Haberler:

Duygu Çetinkaya: “Oyunculuğa Aşığım”

16.05.2016

Röportaj: Seher DENİZ



O Survivor Adası’nın en asi kızı…

Kimilerine göre hırçın, kimilerine göre dişi, kimilerine göre ise benim diyen erkekten daha delikanlı…

Oyunculuk kariyerinde zirveye tırmanan Duygu Çetinkaya ile samimi bir o kadar keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Sadece siz EGE LIFE okurlarına özel…



Öncelikle sizi daha yakından tanımak isteriz. Duygu Çetinkaya kimdir?

1986 yılında Denizli’de doğdum. 11 yıldır profesyonel olarak oyunculuk yapıyorum haliyle işimden dolayı birçok dizi ve televizyon projesinde yer aldım.

Asker bir baba ve gazeteci bir annenin kızıyım, ailemin mesleği nedeniyle ülkemizin birçok gözde şehrinde yaşama fırsatımız oldu. Ankara, İzmir, İstanbul, İskenderun, Erdek, Gölcük yaşadığımız şehirlerin sadece bir kaçı. Gazi Üniversitesi iktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum, Oğlak burcuyum ve iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım.


 

Hayatınız boyunca birçok şehirde yaşama imkânınız olmuş. Bir İskenderunlu olarak soruyorum; sizin için özel olan bir şehir ya da ülke var mı?

Farklı şehirlerde yaşamak zor bir durum gibi gözükse de aslında bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biri diyebilirim. Her gittiğim bölgenin örf adet ve geleneklerini görme ve yaşama fırsatı buldum. Yeni yemekler ve lezzetlerle buluşmak o bölgenin tarihini öğrenmek vizyonumu geliştirmem de bana çok yardımcı oldu.

Bu yüzden  her zaman seyahat etmeyi seven bir insan oldum. Boş vakitlerimde sırtıma çantamı takıp yeni yerler keşfetmek en büyük keyiflerim arasında.

Benim sevdiğim bir çok şehir ve kent var ve hiçbirini diğerinden üstün tutamıyorum çünkü hepsinin ayrı bir güzelliği var ancak aralarında büyülendiğim ve en sevdiğim yer Peru'daki Machu Piccu sanırım.

Santa Teresa seyahatimden sonra Dünya’nın yeni harikalarından biri olan Machu Piccuhu'yu görmek için yola düştüm... Urubamba nehri yatağını takip ederek, Aguas Calientes'e tavanı camlı bir trenle yolculuk yapıyorsunuz, inanın bu gerçekten muhteşem bir duygu.

Urubamba vadisi üzerinde And dağlarına kurulmuş orijinal inka yapısı olan Piccu zarafeti ve mükemmel doğasıyla hiç zarar görmeden kalmış  200'den fazla merdivenle birbirine bağlı kentin su yatakları, tapınakları, tarımsal alanlar ve inanılmaz mimarisiyle zamanda size mükemmel bir tur attırıyor.



“Çocukluğum İskenderun’da yatar”



Eğer imkânınız varsa mutlaka gidip sizde bu muhteşem yeri görün.

İskenderun’a gelince benim çocukluğumun tüm tarihi orada yatar. Hemen hemen tüm sokakları şen kahkahalarım ve bir dolu anım var. Portakal bahçelerinden gelen o eşsiz koku hala her anımsadığımda burnumun direğini sızlatır... Muhteşem yemekleri, tatlıları, güler yüzlü insanları, derin tarihi, sıcacık havası ve doğasıyla kesinlikle Türkiye de benin vazgeçilmez bölgemdir. Özellikle Arsuz benim için inanılmaz kıymetlidir. Eğer hala gitmediyseniz buraya da mutlaka uğrayın derim.


Çocukluğunu biraz anlatsana. Yaramaz mıydın? Derslerle aran nasıldı?

Yaramazdım hem de çok. Arkadaşlarımı da hemen kendime benzetirdim lider bir yapım vardı. Her zaman dediklerimi yaptırırdım. Derslerim de iyiydi özellikle matematikte çok başarılıydım, anlatım ve ezber derslerinde de hep birinci sırada olmuşumdur. Saatlerce masa başına oturup ders çalıştığımı hiç hatırlamam. Derslerde dinlediklerim yeterdi. Daha çok haylazlığa zaman ayırmak için ders saatlerini verimli değerlendiriyordum :)


Oyunculuğa nasıl ve ne zaman başladınız?

Oyunculuk hep hayallerimde vardı zaten. Hatta konservatuara gitmeyi çok istiyordum. Ama babam bu duruma o zamanki süreçte çok karşı çıktığı için İktisat tercih ettim, Üniversitede okurken 2004 -2005 yılları  arasında ‘Türkiye'nin Yıldızları’ yarışmasının tanıtımlarını gördüm ufak bir yaramazlık yapıp annemlerin haberi olmadan yarışmaya başvurdum ve kabul edildim!! Akacak kan damarda durmaz misali oldu benim iş... Orada çok güzel tecrübeler kazandım iyi hocalarımız ve bize yol gösterecek insanlarla bir arada olma şansı buldum. Sonra da birçok teklif geldi zaten. Ben aralarından ‘Silikon Vadisi’ programını seçtim, yaklaşık iki yıl boyunca yoğun bir tempo ile program odaklandım teknolojik ürünler ve yeni nesil teknolojiler hakkındaki tüm bilgiler bizdeydi ve bu çok keyifliydi, sonra ‘Çılgın Dersane’ serileri ve dizisi, ‘Binbir Gece’, ‘Firar’, ‘Seni Bana Yazmışlar’ gibi birçok iş peş peşe geldi, arada TV programları da sunmaya devam ettim... Nerden nereyenin yaşayan kanıtlarından biriyim aslında.


Survivor yarışmasına katıldınız. Nasıl karar verdiniz bu yarışmaya katılmaya?

Aslında bu yarışmaya gitmemin çok dramatik bir hikayesi var. Benim  çok yakın bir kız arkadaşım vardı; Dila isminde. Kendisi ile bir gün evde yaptığımız bir sohbet benim bu yarışmaya katılma nedenim oldu.

Şöyle ki; 2008 yılında onu trafik kazasında kaybettim. O yaşarken bir gün televizyonda bu yarışmayı izliyordu bana, ‘Bu iş tam senlik ve kesinlikle gitmelisin duygu ya! Sen yaparsın, birinci ol gel de insanlara azim görsün’ demişti!

Bende söz bir gün beni bu yarışmaya isterlerse gideceğim hatta kumlara adını yazacağım. Şampiyon olursam da sana armağan edeceğim demiştim, gülmüştük ...! Yılllar sonra bu teklif ilk geldiğinde aklıma bu konuşma tabi ki ilk anda geldi, zaten gidemezdim de çünkü o dönem Star'da ‘Firar’ dizisinde oynuyorum sette yemek arası oldu ve bir anda yemekteyken arkadaşlarıma tektiften bahsettim ve aniden rahmetli Dila ile yaptığım konuşma bir anda aklıma geldi, herkes bende dahil bu bir işaret dedik.! Şansa dizinin son 7 bölümüydü ve ben kadrodan ayrıldım bu sefer de şöyle bir problem vardı ben Survivor'a gelmek istemiyorum dediğim için ünlüler kadrosunda yer kalmamıştı. Ben de gönüllülerle de olsa gelmek istediğimi belirttim, böylelikle hem verdiğim söz tutma şansım oldu, hem de çok farklı bir deneyim yaşama şansım oldu.

Böyle...


Birden fazla film ve dizide rol aldınız. Binbir Gece dizindeki mükemmel performansınızla Elit Ödül Töreninde geleceği olan oyuncu seçildiniz. Sizin için kırılma noktası ne oldu?

Kırılma noktam inandığım şeylerin peşinden gitmemle başladı yani hepimiz hayata birkez geliyoruz ve içimizde hissettiğimiz şeyi yapma hakkımız var, ben bu hakkımı kullandım ve olmama ihtimalini olur kılmak için hep çalıştım. Bir insan kafasına koyduğu şeyi gerçekleştirmek için elimden geleni yaparsa inanın bana başarıyor. Kesinlikle istikrar ve azim lazım varsa başarı da ardından geliyor.

‘Binbir Gece’ zaten mükemmel bir kadro ve güzel bir senaryo birleşimiydi, elimden gelenin en iyisini yapmalıydım ve sanırım yapmışım ki yıllar sonra hala o dizi bana soruluyor.


Oyunculuk sizin için neyi ifade ediyor?

Oyunculuk aşkın içindeki tutku gibi içindeki heyecan ve mücadele hiç dinmez. O ne derse ona ayak uydurursun, yer yer peşinden gider, bazen sinirlenip kapıyı çekip çıkarsın ama yine ona dönmek, kendini onda görmek istersin. Bu hiç bitmeyen duygu seli seni ona aşık ediyor işte.


Adrenalin sporlarını seviyorsunuz diye biliyorum. Sizin için yeterince adrenalin var mıydı?

Valla ekstrem sporları  çok sevdiğim için hali ile adrenalin hastasıyım ...Bunu dibine kadar yaşayacağın bir sürü deneyimim oldu aralarında kesinlikle en favorilerim skydiving, wakeboard, zorbing, bungee jumping zaten bunlar en fenalarıdır hızın ve yüksekliğin tadını aynı anda yaşıyorsunuz ancak şundan emin olun ki hiçbiri gecenin kör karanlığındaki en tatlı uykunuzda battaniyenize tırmanan yengeçgiller ailesinin verdiği adrenalin tadını veremiyor .!!!

Bundan hiç şüpheniz olmasın…


Aşka inananlardan mısınız?

Aşka inanırım hatta Aşkı temiz bir suya benzetirim ancak sizlerde biliyorsunuz ki bu zamanda temiz su bulması baya baya zor... !! Ortalık arıtma sularla dolup taştığından bu yana benim de aşka inancım gün geçtikçe azalıyor.


Olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Olmazsa olmazım !!! Hımm gözlüklerim ve yastığım sanırım. Hatta yastığım sonra gözlüklerim ama bir dakika, para olmazsa bunların hiçbiri senin olamaz... Valla kafam karıştı kararsızım şu anda .....ben ‘D şıkkı hepsi’ diyorum.


Tahammül edemeyeceğiniz 3 şey…

Saygısızlık+Hakaret= Şiddet

Bunlara tahammülüm yok çünkü sen dünyanın en iyisi de olsan yanındakiler böyleyse sen de ona dönüşüyorsun...