Güncel Haberler:

Edebiyatta Neler Oluyor?

01.09.2018


Bu ay edebiyat seçkimize baktığımızda, en çok satanlarda bazı kitapların hâlâ yerini olduğu gibi koruduğunu görüyoruz. Bu zorlu listeyi delip geçmeyi başaranlar da var elbette. Edebiyat içerğimize iki yenilik daha ekledik. Artık her ay dergi ekibi olarak size kitap tavsiyesinde bulunacağız ve ayrıca her ay klasik bir kitabın kısa eleştirisini paylaşacağız. Nice sonbaharlarda birlikte yaprak döküp nice baharlarda birlikte açmak dileğiyle; ama hep okuyarak sevgili okurlar. :)


Geçtiğimiz Ay En Çok Satanlar


Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
Yazar: Francesc Miralles
Yayınevi: İndigo Yayınları
Yayın Tarihi: 2017

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Yazar: İlber Ortaylı
Yayınevi: Kronik Kitap
Yayın Tarihi: 2017

Kırlangıç Çığlığı
Yazar: Ahmet Ümit
Yayınevi: Everest Yayınları 
Yayın Tarihi: 2018

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Yazar: Hatice Kübra Tongar
Yayınevi: BUTİK YAYINCILIK
Yayın Tarihi: 2017

Tongue Fu - Sözlü Dövüş Sanatı
Yazar: Sam Horn
Yayınevi: Boyner Yayınları
Yayın Tarihi: 2018

Üç Kız Kardeş 
Yazar: İclal Aydın
Yayınevi: Artemis Yayınları
Yayın Tarihi: 2018

Fahrenheit 451
Yazar: Ray Bradbury
Yayınevi : İthaki Yayınları
Yayın Tarihi 2018

67
Yazar: Oğuzhan Uğur
Yayınevi: Hayykitap
Yayın Tarihi: 2018 

Şeker Portakalı 
Yazar: Jose Mauro De Vasconcelos
Yayınevi: Can Yayınları
Yayın Tarihi: 2018

Son Çıkan veya Yeniden Basılan Kitaplardan Seçmeler

Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Grigoriy Petrov
Koridor Yayıncılık

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi. 


Bu kitap tüm yoksulluğa, imkânsızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan iş adamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.




Simyacı - Paulo Coelho

Can Yayınları
Simyacı, Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho'nun, yayınlandığı 1988 yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir `fenomen' olarak değerlendirilen üçüncü romanı. Simyacı, altı yılda kırk iki ülkede yedi milyondan fazla sattı. Bu, Gabriel Garcia Marquez'den bu yana görülmemiş bir olaydı. Yüreğinde, çocukluğunu yitirmemiş olan okurlar için bir `klasik' kimliği kazanan Simyacı'yı Saint-Exupery'nin Küçük Prens'i ve Richard Bach'ın Martı Jonathan Livingston'u ile karşılaştıranlar var (Publishers Weekly). Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir 'nasihatnâme': “Yazgına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?” sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.



Körlük - Jose Saramago

Kırmızı Kedi Yayınevi

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.

Körlük, ürkütücü bir roman. Beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.



Ege Life Dergisi Tavsiyeleri 




1984 - George Orwell (Duygu Asker Aksoy)

Yayınevi: Can Yayınları

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.





İki Yabancı Olmadan Önce - Renée Carlino (Damla Kılınç)

Yayınevi : İndigo Kitap

Aşkın ikinci şansı olur mu? İki Yabancı Olmadan Önce - Renée Carlino 15 Yıl 5478 gün karşılığında ise birkaç dakika… Ayrılık zordu ama kavuşmak da bir o kadar imkânsızdı bizim için. Aradan geçen onca yıl, yaşanmışlıklarımız, yitirdiğimiz heveslerimiz vardı.

Hayatın bilinmeyen denklemleri, tesadüfleri derken Matt'in çocukluk aşkını görmeyeli on beş yıl olmuştu, tam 5478 gün. Sonra bir çarşamba akşamı, sayısız günlerin içinden bir çarşamba akşamı, yeşil gözlerini hiç unutamadığı ilk göz ağrısıyla karşılaştı. Hayat adil değildi, "On beş yıla karşılık en azından bir selam verebilseydim," diye isyan etti. Ve dünyaya, dünyayı da aşıp evrene bir mektup yazdı:

"Seni gördükten sonra tüm hayallerim, çocukluk anılarım geldi gözümün önüne. Biliyorum, çılgınca gelecek sana, belki de mektubumu okumayacaksın. Yine de her zaman ikinci bir şans vardır, bunu sen de biliyorsun. Haydi, bir çılgınlık yapıp on beş yıllık kaybımızı arayalım…"







Dört Anlaşma - Don Miguel Ruiz (Dilara İlayda Özsoy)

Yayınevi : Ötesi Yayıncılık

Sinema dünyasının üstün zekâlı oyuncularından Sharon Stone ve Jody Foster bu kitabı çevresindeki insanlara öneriyor. Amerika'nın önde gelen Yeni Çağ yazarları bu kitabı sizlere öneriyor. Don Miguel Ruiz'in kitabı aydınlanmanın ve özgürlüğün bir yol haritasıdır.Büyük dersler içeren ilham verici bir kitap. Castaneda geleneğinde, Ruiz temel Toltek bilgeliğini paylaşıyor. Modern dünyada yaşayan kadınlara ve erkeklere "Dingin Savaşçı" olarak yaşamanın pratik uygulamalarını sunuyor. 





Martin Eden - Jack London (Gizay Kaya)

Yayınevi : İş Bankası Kültür Yayınları

Jack London'ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası'dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı...

London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin'in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…


Klasikler Köşesi



Kırmızı Pazartesi - Gabriel García Márquez

Kim sonunu bildiği bir romanı okur ki? Hiçbirimiz değil mi? İşte Gabriel García Márquez olağanüstü edebi yetenekleriyle bize bu kitapta sonunu bildiğimiz bir hikâyeyi merakla okutmayı başarıyor. Hikâye küçük bir kasabadaki cinayeti anlatıyor. Daha kitabın ilk satırında öldürülenin kim olduğunu söyleyerek başlıyor. Geri sararak akan yapısıyla kendi dönemi içinde bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bir noktada olay tamamıyla açığa çıksa da kimin öldürdüğünü, neden öldürdüğünü bilsek de Márquez’in zekice yaptığı tespitler ve psikolojik analizler okuyucunun zevkini bir dakika olsun kaybetmemesini sağlıyor. Kısa ve tek seferde okunabilecek bu kitabı etkisinden hiç çıkmadan, tek nefeste okumanızı tavsiye ederiz.