Güncel Haberler:

Ege Gastronomi Turizm Derneği Başkanı Serdar Çelenk ; "Eski Tatlar, Yeni Rotalar"

23.01.2017

Röportaj: Mehmet Emin AL


E S K İ   T A T L A R,   Y E N İ   R O T A L A R


Ege mutfağında çok eski zamanlardan beri bulunan yemekleri kayıt altına alacak olan Ege Gastronomi Turizm Derneği Başkanı Serdar Çelenk ile konuştuk... Geçtiğimiz ay kurulan Gastronomi Derneği, İzmir'in binlerce yıllık yemeklerini ve tatlarını kayıt altına almakla beraber bu tatlar için olması gereken yeni turizm rotalarını anlattı. Kırk iki yıllık rehber olan Çelenk, aynı zamanda turistler için yıllardır lezzet turları yapıyor.


Serdar Bey, sizi İZRO (İzmir Turist Rehberleri Odası)'dan tanıyoruz ancak yine de okurlarımız için bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

Ben İstanbullu bir ailenin İzmir'de doğan çocuğuyum. Öğrenimimi İzmir'de tamamladım. Lise yıllarında ilgi duyduğum rehberlik mesleğine lise sonrası başladım. İlk günün heyecanı ile çıktığım turlarımı kırk iki yıldır kesintisiz sürdürmekteyim. Önceleri ülkemize gelen yabancı turistlere yürüyüş, arkeoloji ve sanat tarihi turları yaparken, daha sonraki yıllarda kendi vatandaşlarımıza yurt içi ve yurt dışı turlar yapmaya başladım. Daha dar çevrede, daha derinlemesine rehberlik yapmanın önemini kavradıktan sonra, yerli ve yabancı konuklara Ege Bölgesi'nde tarih ve lezzet turları yapıyor ve bundan büyük keyif alıyorum.


Ege Gastronomi Turizmi Derneği’ni neden kurdunuz? Derneğin amacından kısaca bahseder misiniz?

Dünyada her şey değişiyor. Kavramlar, iletişim olanakları, zevkler ve ilgi alanları değişiyor. Globallik değerliyken, artık yerel ve küçük olanlar ön plana geçiyor. Turizm de değişiyor. Eskiden çok ön planda olmayan yeme-içme, artık turizmin merkezine oturdu. Gezme-görmenin yanında artık turistler yeme-içme olanaklarına göre de seyahat tercihlerini belirliyorlar. Bu nedenle, turizmde gastronominin önemine, yani yeme-içme kültürümüze dikkati çekmek ve bu konuda öncü çalışmalar yapmak için Ege Gastronomi Turizmi Derneği'ni kurduk.


Türk mutfağında Ege Bölgesi'nin yeri nedir, öneminden söz eder misiniz biraz?

Ülkemiz 12.500 yıllık kültür geçmişi olan, buğdayın ilk olarak evcilleştirildiği topraklar üzerinde bulunuyor. Onlarca medeniyetin geçtiği bu topraklarda mutfak kültürünün de sıradan olması düşünülemez. Her köşesi farklı yemek kültürüne ev sahipliği yapan bu coğrafyada, Ege Mutfağı çok önemli bir yere sahiptir. Adalar’dan Balkanlar’a yüzyıllarca göç almış ve göç vermiş Ege'de, mutfak çok kültürlü bir özellik taşımaktadır. Ege Mutfağı doğal otların, zeytinyağının ve sebzelerin ön planda olduğu çok sağlıklı bir mutfaktır. Bunun yanında beş yüz yıl once İspanya'dan göçle gelen Safarad yahudilerinin, Girit ve Balkan göçmenlerinin mutfakları da küçük kayıplarla yaşamaya devam etmektedir. Yeni yaşam tarzına bağlı olarak hızlı yemek yeme alışkanlığı Ege'de çok yer bulamıyor. Bulsa da sokak lezzetleri şeklinde söğüş, kokoreç, boyoz, midye ve gevrek şeklinde, çok daha sağlıklı olarak kendini gösteriyor. Ancak geleneksel Ege Mutfağı, Ege’nin her köşesinde yaşamına devam ediyor. Derneğimizin en önemli amaçlarından biri de, bu lezzetleri kayıt altına alarak kaybolmalarına engel olmaktır. İzmir’in Kemeraltı çarşısında hizmet veren esnaf lokantaları ikinci ve üçüncü kuşak olarak Ege lezzetlerini sunmaya devam etmektedirler.

İzmir'in geleneksel lezzetleri boyoz, gevrek, kumru, lokma, çorbalar, ot yemekleri, subye, köfte çeşitleri ve tatlılar dünyadaki en büyük açık hava çarşılarından biri olan Kemeraltı'nda kolaylıkla bulunabiliyor. Ayrıca Ege Bölgesi, deniz ürünleri ile de ön plana çıkmaktadır. İzmir merkezinin dışında Tire, Ödemiş, Selçuk, Bergama, Ayvalık, Milas ve Muğla başta olmak üzere hemen her yerleşim bir lezzet cennetidir. Kentlerden köylere tüm Ege, sağlıklı beslenme cenneti, sağlıklı beslenmenin başkentidir. Derneğimizin önümüzdeki günlerde basıp dağıtacağı Kemeraltı Lezzet Haritası bu lezzetleri keşfetmek isteyenler için bir rehber olacak. Yarımada ve Ege Lezzet Haritaları da yayını devam edecek olan yayınlarımızdan olacak. Şubat ayında da turizmcilere yönelik Ege Yemek Kültürü Eğitimi planlıyoruz.


Ege Gastronomi Turizmi Derneği başkanı olarak Ege Bölgesi'nde gastronomi turları yapılabilecek rotalarınız var mı, nerelerdir?

İzmir Çeşme yarımadasında "Yarımada İzmir Projesi" kapsamında yeni Zeytin ve Bağ Rotaları çizildi. İşaretlenmiş elli yürüyüş rotası üzerinde işaretlenmiş bu lezzet duraklarını içeren rotalar öncelikle esas alınabilir. Bir de Ege'de Deve Güreşleri'nden, Ot Festivalleri'ne, Zeytin Hasatları'ndan Bağ Bozumu Şenlikleri'ne kadar pek çok aktivite yapılmaktadır.


Bu yürüyüş rotaları üzerinde bulunduğunu söylediğiniz lezzet durakları nerelerdir?

Urla Enginar Festivali, Alaçatı Ot Festivali, Seferihisar Mandalina Festivali, Ayvalık Zeytin Hasadı bunların başlıcalarıdır. Bu etkinlikler takip edilerek seyahat acenteleri tarafından son derece keyifli ve lezzet içeren turlar düzenlenebilir. Bu etkinlikleri izleyerek veya bunlardan bağımsız tur programlarında Ege'ye özgü otları tanımak ve tatmak başlı başına unutulmayacak etkinlik olabilir. Arapsaçı, Şevketibostan, Ebegümeci, Cibes, Isırgan otlarından yapılan yemekler çok lezzetli ve çok sağlıklıdır. İçinde işlenmiş ürün barındırmayan Ege Mutfağı adeta doğanın eczanesidir.



Yukarıda sözünü ettiğiniz rotaları da düşünürsek, Ege Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Serdar Çelenk olarak, Ege Bölgesi'nde gastronomi turizmini geliştirmek için somut olarak neler yapılabilir, öneri olarak neler söylersiniz?

Ege son derece gelişmiş, ancak o kadar da doğal bir yemek kültürüne sahiptir. Biz turizmciler olarak bu lezzetleri çevredeki doğal, kültürel ve tarihi değerlerle birleştirip yerli ve yabancı gezginlere nasıl sunarız, bunun üzerinde çalışmalıyız. Herkesin ağzında bir laf dolaşıp duruyor örneğin, "Tanıtım eksiskliğimiz var" diye. Bence tanıtım eksikliğinden çok, sunum eksikliğimiz var. Kültür ve tarih konusunda yetersiz pek çok ülke olmayanı yaratıp, pazara sunuyor ve başarılı oluyor. Biz ise elimizdeki muhteşem değerleri bir türlü ürün haline getiremiyoruz. Çünkü çalışmayı ve uğraşmayı sevmiyoruz. İyi şeyler kolay olmuyor maalesef. Turizmci oturduğu masadan tur planlamaya kalkarsa olmaz. Önce kendisi tanıyacak ve içselleştirecek. Bunun için çok okumak, yapılanları izlemek, çok gezmek ve görmek gerek. Gerisi daha kolay. Malzeme olarak her şeyin en iyisi bu ülkede var. Bunları turizmin mutfağında, yani acentelerimizde değerli ürünlere dönüştürmek işin püf noktası.

Gastronomi, yani köklü yemek kültürümüz, günümüzde turizmimizin lokomotifi olmalıdır. İster iş için, ister görmek, öğrenmek için seyahat edin, sonunda karnınız acıkıyor. Yemek herkesin ortak noktasıdır. Tüm turlarla mükemmel şekilde birleştirilebilir. Mutfak atölyeleri bile her kesimden insan için en mükemmel terapi yöntemidir. Gastronomi odaklı turistin, sıradan turiste göre en az dört kat fazla harcama yaptığını biliyoruz. Üstelik bu gelir birkaç sermaye yatırımcısına kalmıyor, tabana yayılıyor. Turizm gelirinin tabana yayılması da zaten istediğimiz şey. Sonuç olarak gastronomiyi turlarına katmak ve Ege’ye turlar düzenlemek isteyen seyahat acentelerine gönüllü olarak yol göstermeye hazırız. Ben ve arkadaşlarım Ege’nin yemek kültürünü tanıtmak ve göz önüne çıkartmak için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye kararlıyız.



Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri

Serdar Çelenk (Başkan)

Sibel Önbaş (Başkan Yard.)

Bircan Turgul Yörümez

Doç. Dr. Levent Köstem

Yrd. Doç.Dr. Ahmet Uhri

Binali Yılmaz

Özlem Yaşayanlar