Güncel Haberler:

Gelincik İle Narçiçeği

24.10.2016

Röportaj: Erkan SEVİNÇ


Ege Koop Genel Başkanı binlerce kişiyi ev sahibi yaptı, sonunda, kendisi de evlendi.


Hüseyin Aslan bu kez Ankara’da konut yapacaklarını söylerken eşi “Bize her yer İzmir” diyor.


Demokrat İzmir yıllarından beri tanıyorum Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan’ı. Yıl 1974. Demokrat İzmir’in teknik servisinde işe başlıyor. Daha yeni evlenen ve tam da paraya ihtiyacı olduğu bir günde kapı önünde buluyor kendini. İki yıl sonra. Bu kez Yeni Asır’da iş buluyor. Teknik servis ve yazı işlerinde. Büyük oğlunun doğduğu yıl. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın işyeri temsilcisi aynı zamanda. Bir süre sonra oradan da çıkarılıyor. ”Ya sendikadan istifa et ya da gazeteden istifa et” denilerek. ”Eğer o gün ben sendikadan istifa etseydim bugün emekli bir gazeteciydim” diyor Hüseyin Aslan.


Sonra Tercüman gazetesi yılları. Ve sendikada basamakları atlama. Önce mali sekreter, sonra genel sekreter ve başkan. Tarihinde TGS ilk kez teknik ekipten bir başkan seçmiştir. Yıl 1982.. TGS İzmir şubesi başkanlığı gerçekten hayatının dönüm noktasını sağlayan bir görev oldu. Bugünkü Ege Koop. Genel Başkanlığı’nı da oraya borçlu bir yerde... İki yıl sonra.. Dönemin Belediye Başkanı Ceyhan Demir gazetecilerden bir kooperatif kurmalarını istiyor. Tercüman Gazetesi Bölge temsilcisi Öcal Uluç görevlendiriyor onu.


Yıl 1985. Bu kez Dr. Burhan Özfatura, Ege Koop genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine alıyor. 5 yıl sonra da telefonları hacizli, çalışanların maaşlarını ödeyemez durumlara kadar düşen Ege Koop’un genel başkanlığına geliyor. ”Pedalı çevirmezsen düşersin’i kendine düstur ederek aldığı enkazdan konutlar; konut hafif kalır; yeni yeni kentler yaratıyor. Eviyle, okuluyla, spor tesisleriyle, sağlık ocağıyla, yeşil alanlarıyla.. Bozkırdaki pek çok arsayı, etkinliğini ve gücünü ortakların yararına kullanarak altyapısı ve üstyapısıyla, hayatın odağı ve cazibe merkezi haline getiriyor Ege Koop…


Çiçeği burnunda eşi Özgür Aslan ile adeta tencere kapak gibi birbirlerini bulmuşlar.Özgür Aslan 99’dan beri Bornova Manavkuyu’da “Yeşil Vadi Çiçek Evi” nde diğer çiçekçilerden farkını ortaya koyan uygulamalarla dikkati çeken bir bayan. 30000 konut ile yüz bini aşkın insanı ev sahibi yapan, kişiye özgü çiçeklerle fark yaratan, sonunda kendileri de evlenen Aslan çifti ile “ev”lerinde keyifli bir kahvaltıda biraya geldik.

Öncelikle Ege Koop’tan söz ediyoruz. İzmir’den Ankara’ya açılan Ege Koop’tan...

“Bugün Ege Koop hem Türkiye’ye, hem İzmir’e kendini kanıtlayan güçlü bir sivil toplum örgütü. Arka arkaya iki defa Avrupa Konseyi Sosyal Kalkınma Fonu’ndan kredi kullanan tek birlik. Ege Koop aslında bir tez konusudur. Herkesin sustuğu, herkesin korktuğu bir dönemde kimsenin bir araya getiremediği insanlarla paneller düzenledik. Danışma Kurulu’muzda gerçekten ülkenin her türlü sorununu yakından bilen insanlar var. 30 danışma kurulu üyesi her ay düzenli toplanıyorlar. Biz onların aldığı kararlara uyuyoruz. Ege Koop başında Ege var diye Ege’de proje üretecek değil. Başkentteki projemiz İzmir adına başarıdır. Maliyet her yerde aynı. Hatta Ankara’daki fiyatlar daha uygun çünkü Ankara’da rekabet var. Orada daha kolay yapmak ve satmak. 8000 m2 bir alanda 640 konut yapacağız. Çankaya Üniversitesi Kampüsü’ne 2 km, Başkent Üniversitesi’ne 11 km yakınlıkta, TOKİ Yapracık konutlarına 1 km uzaklıkta yer alan Smyrna Evleri’ni 7-15-17 kat olarak planladık. Ortak kullanım alanları dâhil 239-342 m2 arası 4+1 daireler ve 4+1 dubleksler ile 177-193 m2 arası 3+1 daireler mevcut. İzmir’de görmediğimiz ilgi ve desteği Ankara’da fazlasıyla görüyoruz. “ diyor Hüseyin Aslan. Eşi “Bize her yer İzmir. Ege Koop konut bayrağını Ankara’ya dikti. Ege Koop un gittiği her yer değişiyor.”diye araya giriyor. Ege Koop Genel Başkanı’nın İzmir’den yana dertli olduğunu bildiğimden damarına basmadan edemiyorum.


“Muhalefetin kentinden iktidarın kentine”

“İktidar mı kaldı? Biz Ege Koop olarak 30 bin konut yapan 1 milyar 400 milyon dolar kente para harcayan bir kurumuz. Kaynağı kendimiz yaratıyoruz. Böyle bir kurumun ülkenin en zengin kurumu olması, benim de Türkiye’nin en zengin adamı olmam gerekir. Ama biz öyle değiliz, işimizi kar amaçlı yapmadığımız, kooperatif ortaklarının emanet ettikleri parayı değerlendirdiğimiz için bazen sıkıntılar yaşıyabiliyoruz.2 yıldır arsa bulamadığımızı bas bas söylediğimiz halde kimse yardımcı olmadı. Ege Koop bu kentin markasıdır. Bize ne yapabiliriz diyen olmadı Ege Koop bunları hak etmiyor. 30 yıldır dürüst iş yapmanın, konut sektöründe dengeyi ve fiyat istikrarını sağlamanın, dar gelirlileri, evsizleri ev sahibi yapmanın bedelini ödüyoruz. Belki takdir beklemek iyimserlik olabilir ancak; bedel ödememeyi istemek ise bizim en doğal hakkımız olmalıdır. İzmir’i yönetenlerin ilgisizliği, kıskançlığı, kısır değerlendirmeleri bugün Ege-Koop’u hak etmediği bir olumsuz tabloyla karşı karşıya bırakmıştır Ege Koop bu kente kentler ekledi. Konut yapmak için İzmir’e gelenlere baktığımızda bizim yaptıklarımızla aynı değil. Lüks konut yapılıyor. Tamam, onların da olması gerekir. Ege Koop olarak kendimize uygun arsa bulamadığımız için Ankara’ya gittik.15 yıldır maalesef yerel yönetimler imarlı uydu kent modelli yeni yerler açmıyorlar planlamıyorlar. Şehrin merkezine gökdelenler dikiliyor bu şekilde İzmir’deki konut sorunu çözülmez diyoruz kötü adam oluyoruz. Bu kentte 11 tane üniversite var. Bu kentte ciddi bir turizm potansiyeli var. Kentleşme sorununu çözmek için yeni planlamalar yapmazsanız bu kente kötülük yaparsınız. Ege Koop olarak yaptığımız projeler ile kent kültürü yaratılmıştır. Apartmanda oturmak başka kent kültürünü yaşamak başka. Ulaşım başta olmak üzere kentin sorunlarını çözmek istiyorsak apartman bazında fast food yapıları değil uydu kent modellerini hayata geçirmemiz lazım. Menemen hattı Kemalpaşa hattı Torbalı hattı. Herkes kafasına göre çözüm üretiyor, böyle bir kent gelişimi olmaz. Bu yapılan kente karşı sorumsuzluktur Ankara’da çok güzel bir kentleşme uygulanıyor. Yoluyla, yeşiliyle, bulvarlarıyla.. İzmir’de bu yok. İnşaat sektörü ülke ekonomisinin motoru konumunda. 120’ye yakın yan sektörü doğrudan beslerken 300 alt sektöre de kazanımlarda bulunuyor Ne iktidarla ne muhalefetle işimiz var. Uygulama neyse. Hızlandırmak için herkes görevini yapsın yeter Kentsel dönüşümle ilgili de İzmir’de maalesef 2 yıl öncesine kadar daha kötü durumundayız. Yerel ve genel siyasetin malzemesi yaptılar kentsel dönüşümü”. 


Aslan çifti kahvaltıdan da belli olduğu gibi sağlıklı beslenen bir çift. Eve hazır ekmek girmiyor. Ekmeği kendileri yapıyorlar yoğurdu kendileri yapıyorlar. Yiyecekler hep doğal ve organik. Özgür Aslan’ın zaten mutfağı meşhur. Aslında Hüseyin Aslan’ın da mutfağı iyi ama ona sıra gelmiyormuş artık. Çok sevdiği enginarı Özgür hanım yapıyor. Her ikisinin de sağlıklı olmasının temelinde iyi ve doğru beslenme kadar sigara, içmeme, bol su ve sporunda önemli katkısı var. Hüseyin Aslan her gün düzenli yürürken eşi pilates yapıyor, yüzüyor. Biraz da “evlilik cüzdanı”nın sahibiyle sohbet ediyoruz.


“Okuryazarlığın özellikle gazete okuryazarlılığının çok düşük olduğu ve internet gazeteciliği tarafından tehdit edilmeye başlandığını görünce müşterilerime çiçeğin yanında bedava gazete vermeye başladım. Bu fikir bir pazar sabahı aklıma geldi. Önce sadece pazarları veriyordum. İnsanlar şaşırdı, paralı zannettiler. Birkaç gazete koymuştum, şu yok mu bu yok mu demeye başladılar. Hemen hemen her gazeteyi koyduk, günde 30 civarında ücretsiz gazete veriyorum çiçekle.5 liralık çiçek alana da 500 liralık alana da. Uzakdoğu’dan solmayan güller getirdim. Ailemin seralarında bu işi öğrendikten sonra bol bol okuyarak kendimi geliştirdim. Bitkilerle tedavi konusunda da iddialıyım. Mesela yara ve yanık olan insanı alea vera ile tedavi edebiliriz. Bu zambakgillerden bir bitki. Bitkinin suyunu çıkarıyor, yaraya sürüyoruz ve. İnanılmaz güzel sonuçlar alıyoruz.”


Ya aşk meşk durumları..

“Daha önce tanışıyorduk. Ege Koop’un Torbalı’da yaptığı Dünyaevi düzenlemesinde bir yakınlaşma oldu. Sonra gerisi geldi. Paris’te hayatımızı birleştirdik. Âdeta ruh ikizi gibiyiz. Seyahati sevdiğim için ona eşlik ediyorum. Onunla hayatı paylaşmak çok güzel. Anlayışlı. Çocuklarıyla ve torunlarla aram çok iyi. Hüseyin’i her şeyden önce insan olarak sevdim. Fevkalade bir insan. Onunla yaşlanmak çok keyifli olacak”


Bu kez soru sorma sırası Hüseyin Aslan’da. ”Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?”diye soruyor. Ekonomi” diyorum, ”işsizlik” diyorum “eğitim” diyorum.

“Türkiye’nin en önemi sorunu, siyaset. Her şeyi çözecek kurum siyaset. Siyaset sorunu çözülürse eğitim de çözülür, ekonomide, işsizlikte. En önemli sorun siyasetteki ilkesizlik. Yerelde de genelde de var bu ilkesizlik. Bir sabah kalkıyoruz eğitim değişmiş, bir sabah kalkıyoruz yönetmelik değişmiş, böyle siyaset olmaz. Türkiye’de siyaset nasıl yapılıyor? Siyasette. Vefa yok, çalışana üretene yol verilmez. Siyasetçi boş ve çok konuşur. Yalakalık yaparsanız siyasette bir yerlere gelirsiniz. Siyaset anlayışı değişmeli, gençler ve kadınlar el koymalı.3-4 tane liderin keyfine, canının istediği gibi davranmasına engel olunmalı. Kimin milletvekili olacağına, kimin belediye başkanı olacağına, kimin meclis üyesi olacağına onlar karar veriyor, yok böyle bir demokrasi. Yeni dönemde öncelikle siyasi partiler ve seçim kanunu değişmeli. Siyaset hizmet demek.”


Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. Yerel yönetim seçimlerinde ağzı yandığı için siyasete devam edip etmeyeceğini soruyorum yanıt veriyor “Tabii ki siyasete devam. Halkımıza sorumluysak taşın altına elimizi koymamız gerek. Bundan kaçılmaz”

Hüseyin Aslan’ın bir de adını taşıyan anaokulu var, minnacık yavrularımızı rahatlıkla emanet edebileceğimiz. “Hüseyin Aslan Anaokulu” İzmir’in ilk İSO 9001 belgeli okul öncesi eğitim kurumu olmanın gururu ile okul öncesi eğitimine başarı ve azim ile devam ediyor. ”Birçok anaokulu kapattı. Anaokuluna giden çocuklara ödenen paranın yarısı velilerinin vergisinden düşülmeli. Bu devletin eğitim sistemine bir katkısı olacaktır. 50 civarında çocuk var anaokulumuzda. Dün fidan dikimi vardı, eşim ve ben çocuklar ve eğiticilerle harika vakit geçirdik”


Hüseyin Aslan mükemmeliyetçi bir insan. Bırakın gazete yazılarını, basın bültenlerinde ve yazışmalarda defalarca yaptığı düzeltmeler onun mükemmeliyetçi olduğunun kanıtı. Giyimine düşkün. 300’ün üzerinde gömleği var mesela. Dini duyguları güçlü bir sosyal demokrat.. Cuma’ları kaçırmaz. Ramazan boyunca oruç tutar, iftarı da her akşam bir dostunun evinde yapar. Özgür Aslan. Türk Sanat Müziği seviyor. Sadece iyi dinleyici değil söylüyor da. Çift için seyahat vazgeçilmezlerin başında. Öncelikle yeni yerler görmek onları mutlu ediyor. Birbirlerine hitap kelimeleri de çok güzel. Hüseyin Aslan eşine ”Gelinciğim”, Özgür Aslan ise “Narçiçeğim” diyor. Ne yazayım bundan sonra. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.