Güncel Haberler:

Hedefi Atlas Okyanusu’nu Yüzerek Geçmek

02.11.2010



Alper Sunaçoğlu; sudan ve adrenalinden uzak kalmayı düşünemeyen, milli yüzücülerimizden biri…

3 yaşında denize düşünce boğulmamak için çırpınan o çocuk, 5 yaşına geldiğinde bir balık kadar rahattır suda...

Çocukluğu yazlıkta havuzda yüzerek ve bir yandan da Akdeniz'de yapılan siteler arası yarışlarda birinciliği kimseye kaptırmamakla geçen Sunaçoğlu, başta hala antrenörlüğünü yapan eski milli sporcu Serdar Sanrı'nın desteğiyle Adana Demirspor'un alt yapısında profesyonelliğe taşıyor yüzme tutkusunu.

Evinin bir odası bugüne kadar kazandığı 200’e yakın madalya ve ödülle dolu olan milli sporcu, yüzme sporundaki bu başarısını şimdi de kırdığı ve kırmayı planladığı rekorlarla taçlandırıyor…



Yüzme sporunda hedefiniz nedir?

Milli bir sporcu olarak ileriye dönük bir hedef koymadım çünkü ülkemizde yüzme sporuna çok daha ciddi bakılması için bir hayli zaman gerekiyor. Ama kendi adıma “maraton”a dönmeyi düşünüyorum ki bunun bana kişisel bir dönüşü olacağına inanıyorum. Önce Yunanistan arkasından İtalya ve en sonunda da Atlas Okyanusu’nu yüzerek geçmeyi planlıyorum. Ve Yunanistan benim ilk maratonum olacak…

Milli bir sporcu olarak yüzme sporuyla ilgili bir hedef koymadığınızı söylüyorsunuz, bunun altında yatan sebep nedir?

Uluslararası yarışmalara gittiğimizde birçok yabancı yüzücüyle sohbet imkanımız oldu. Sporculuğun dışında ne işle meşgul olduklarını sorduğumuzda “Mesleğimiz yüzmek” diyorlar ve 12-13 bin dolar maaş aldıklarını söylüyorlar. Antrenmandan bile daha önemli olan alınan gıdalar. Düşünsenize aylık maaşı 12 bin dolar olan birinin başarısız olması nasıl mümkün olsun, adamın tek işi yüzmeye odaklanmak. Maalesef Türkiye’de böyle bir olanak söz konusu değil. Maaş bağlansa da ödenemiyor ya da ödenmiyor. Birinden başarı bekliyorsanız, sizde ona bir şeyler vermelisiniz ki bir şeyler alasınız… Bu Avrupa’da böyle…

Eski milli yüzücü Ersin Aydın’a ait olan 34 saatlik süreyi -Anamur’dan Kıbrıs’a- 26 saat 15 dakikaya indirerek bir rekor kırdınız ama asıl hedefiniz Kuşadası'ndan Atina'ya yüzmekti. Planlanan hedefinizin değişmesine ne sebep oldu?

Kıbrıs rekorum sadece bir antrenmandı aslında benim için… Asıl amacım Atlas okyanusunu geçmek. Bunu kademeli şekilde planlıyorum… Seneye 19 Mayıs 2011 tarihinde Yunanistan’a, diğer senede yine aynı tarihte İtalya’ya yüzerek geçmek konusunda çalışmalarım tüm hızıyla devam ediyor. Buradaki en büyük sıkıntım sponsor çünkü devlet gereken maddi desteği sağlayamadı. Ciddi ve uzun vadeli bir sponsor ile anlaşmam halinde “Acaba başaramaz mıyım” gibi bir kaygım yok… Ben “yüzmek” için doğmuşum, bunu hissediyorum…

Yani maddi olanaklardan kaynaklanan bir sıkıntı söz konusu…

Maalesef öyle oldu… Diğer spor dallarında olduğu gibi yüzmeye de sponsorların daha fazla destek olması gerek. Türkiye’de gerçekten çok iyi yüzücüler var, özellikle Adana’da… Çünkü orada sulama kanalları var ve hemen hemen herkes yüzmeye bu kanallarda başlıyor. Kanalda akıntıya karşı yüzüyorsunuz, haliyle de dayanıklı ve iyi yüzücüler çıkıyor Adana’dan. Bir türlü geçilemeyen ve kendi rekorunu egale eden o kadar çok sporcu var ki ülkemizde… Hem basın hem de sponsorlar yeteri kadar destek olsa Türk Bayrağı aslında birçok spor dalında başarıyla dünyada dalgalanır. 

Yüzme sporu bildiğim kadarıyla en masrafsız spor ama sizin uğraştığınız maraton açısından bakıldığında bir hayli maliyetli sanırım…

Evet, yüzme en masrafsız spor dalıdır. Sonuçta bir bone ve mayo yeterli denebilir ama maraton dediğiniz de bir sürü masraf giriyor işin içine… Uluslararası sulara çıkabilecek bir tekne, bu teknenin yakıtı ve mürettebat, kafes, yanınızda gelecek ekip… Bunların hepsi bir maliyet, bu noktada sponsor ihtiyacı doğuyor…

Anamur'dan Girne'ye yüzerken en çok nerede zorlandınız?

En çok zorlandığım kısım, tam ortadaki yanı denizcilerin “kanal” olarak adlandırdığı çift yönlü akıntı ve girdapların olduğu bölümdü. Özellikle de gece saatlerinde denk gelmem daha da zorlanmama sebep oldu diyebilirim. 26 saatlik maratonun 7 saati kanal denen bu bölümde geçti… -Gülerek- Üstelik bayağıda su yuttum…

Toplamda kaç kilometre yüzmüş oldunuz ve kırdığınız rekorla ilgili duygu-düşünceleriniz?

Anamur –Girne arası yaklaşık 78 km ancak akıntı ve gel-git hareketlerini de hesapladığımızda ortalama 105 km gibi bir mesafe yüzmüş oldum sanırım… Asıl hedefim Kuşadası’ndan Atina’ya yüzmek, söylediğim gibi Anamur’dan Kıbrıs’a yüzmek bir ön hazırlıktı. Üstüne bir rekor kırdım ve bunun için mutluyum. Şimdi sırada Atina maratonunda dünya rekoru kırmak var... Bunu da başaracağıma inanıyorum…

Kafessiz yüzmek çok riskli değil miydi, köpekbalığı ile denk gelseydiniz ne olacaktı?

Bu konuda çok iyi niyetliydim… -Gülerek- Ben ona bir şey yapmadığım için onunda bana bir şey yapmayacağına inandım. Kocaman denizde kardeş kardeş yüzeriz diye düşündüm, sonuçta o kadar geniş alana sığamayacak değiliz ya… Ama kafessiz yüzmek benim için iki açıdan çok önemliydi. Birincisi daha rahat yüzebildim, ikincisi de bu şekilde hiçbir şaibeye yer olmadı. Çünkü kafes tekneye bağlı olacağından kimi insanlar teknenin çektiğini düşünebilirdi.

Size eşlik eden ekipte kimler vardı?

2 federasyon görevlisi, hakem, doktor, 2 antrenör, masör ve tekne personelinden oluşan bir ekipti.

Kuşadası'ndan Atina'ya yüzme hazırlıklarınız ne aşamada?

Günde 15-20 km yüzerek 8-9 saat antrenman yapıyorum. 15 km’den az yüzdüğümde rahatsız oluyorum, bir şeyler eksikmiş gibi hissediyorum. Gün içerisinde yaklaşık 3 saatimde yemek yemekle geçiyor, o kadar çok enerji harcıyorum ki anca doyuyorum… Ortalama 15 bin kaloriden bahsediyorum, bu normalde tüketilen yiyeceklerle sağlanabilecek bir şey değil. Bu konuda uzman diyetisyenlerle de görüştüm ve bana bir liste hazırladılar. O listeye göre besleniyorum yani protein ağırlıklı. Normalde yüzücüler böyle beslenmiyor tabi… Bu maratonda yaklaşık 15 kilo kaybedeceğim çünkü…

Dünya rekoru kırmayı hedeflediğiniz Atina maratonunda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Bu maratondaki hedefimiz sizinde dediğiniz gibi dünya rekoru… Şöyle ki; ben bu maratonun ilk 42 saatinde sudan hiç çıkmadan yüzeceğim. Bu, bugüne kadar en uzun süre yüzme rekoru olarak tescil edilecek. Akabinde de 1 günlük dinlenmenin ardından kaldığımız yerden her gün 35-45 km arası mesafeyi yüzerek 10 gün içinde Atina’ya varmayı planlıyorum. Bunu da başardığımız taktirde Atatürk’ün gençleri olarak bir dünya rekoruna imza atacağız.

Söylediklerinizden anladığım kadarıyla normalde sadece yüzücü olarak geçinmek imkansız, siz nasıl geçiniyorsunuz?

Gümrük müşavirliği yapıyorum onun dışında da lojistik firmam var. Sadece yüzücü olsaydım maalesef aç kalırdım. Yani yüzmek şu an benim için hobi… Hiç maddi beklentim yok da demeyeyim ama ikinci planda… Bu planladığım maratonlar tamamen kişisel bir uğraş ama yüzme sporunu da gündeme getirmek de bir diğer amacım…

Bu temponun arasında uğraştığınız başka hobileriniz var mı?

Profesyonel olarak scuba (diving) dalışı yapıyorum, bunun dışında paraşütle uğraşıyorum hem normal hem de yamaç. Aslında içinde adrenalin olan her sporla ilgilenmeyi seviyorum…

İleride yüzme ya da diğer hobilerinizden birinde eğitmenlik yapmayı düşünüyor musunuz?

Uğraştığım tüm sporlar çok keyifli, insan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Scuba dalışı yeni yeni gelişen bir şey ülkemiz için. İlerisi için şöyle diyebilirim, ne zaman kendimi yaşlanmış hissedeceğim ancak o zaman eğitmenlik yapmayı düşünürüm… Şu an için gidebildiğim yere kadar durmadan devam edeceğim…