Güncel Haberler:

İftarlık Gazoz

01.11.2017





Bir çocuğun gözünden anlatılıyor İftarlık Gazoz… O çocukla, seyirci de çocuk oluyor ve büyüyor.

İftarlık Gazoz, yönetmen Yüksel Aksu’nun üçüncü filmi… Senaryosunu da kendisinin yazmış olduğu film, çocukluğunun izlerini taşıyor. Tüm film Muğla’nın Ula ilçesinde geçiyor ve bizi 1970’lerin atmosferine sürüklüyor. İnsanı saran ve dilimizin köşesinde saklı Ege şivesi, kasabalıların birbirlerini kucaklayan içtenliği tamamen bizden, güneşin ve tarlaya vuran ışığın sıcaklığı seyirciyi filmin içine çekiyor. Yüksel Aksu’nun İftarlık Gazozu, uzun zamandır hasret duyulan bir hissiyatta, samimi ve sıcak bir yapım…




Film; bekleyiş içindeki kalabalıkla başlıyor. Bir bekleyiş atmosferi sarıyor ve ardından cezaevinin içerisinde sedyeyle taşınan bir mahkumun görüntüsü giriyor. “Gazoz” diye sayıklarken mahkumun gözleri, tepedeki yazıya takılıyor. Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla “Yurtta sulh, cihanda sulh”… Aynı yazıyı bir on yıl öncesinde, 1970’lerin başında, ilkokulun duvarında görüyoruz. Okul zili çalıyor ve Ramazan ayının denk geldiği bir yaz tatili başlıyor. O yaz çok şey değişiyor, özellikle baş karakterimiz Adem için…




Filmdeki oyunculuklar çok doğal, yönetmenin enerjisi ile oyuncuların yetenek ve uyumu sayesinde gerçekten çok güzel bir film ortaya çıkmış. Filmde Adem’in büyüme çabasını ve en sonunda büyümek zorunda kalmasını izliyoruz; hatta kendimizle bağdaştırıyoruz. Bir çocuk olarak izlemeye başladığımız filmde neşemizi önümüze katıyor, seviyor ve büyüyoruz.





Adem babasından sonunda izin alarak, diğer başrolümüz olan Cibar Kemal’in yanında çırak olarak çalışmaya başlıyor. Cem Yılmaz’ın oyunculuk yeteneğiyle, tamamen farklı ama aslında çok da tanıdık olan Cibar Kemal karakterini önümüze seriyor. Cem Yılmaz gerçekten de çok doğal ve pürüzsüz bir oyunculuk ortaya çıkartıyor.





Adem’i yeteneğiyle geleceğin oyuncularından olduğunu düşündüren Berat Efe Parlar canlandırıyor. Adem, o yaz bir yandan çıraklık yaparken hayalini gerçekleştiriyor, bir yandan da büyüklerin doğru ve yanlışlarının içerisinde kendi doğrularını bulmaya çalışıyor. Bir de âşık oluyor. Herkes ona oruç tutmak için çok küçük olduğunu söylüyor ama âşık olduğu kız oruç tutuyor... Adem de hiçkimseye söylemeden oruç tutmaya karar veriyor. Bir çocuk için büyük bir irade sergileyerek, tüm gün sıcak altında çalışmasına rağmen, orucu tamamlamaya yaklaşıyor. Eğer orucunu isteyerek bozarsa 61 gün daha oruç tutmak zorunda kalacak… Adem tüm günün yorgunluğuna dayanamıyor gazozlarına sarılıyor. Ama o gün yaşadığı sadece, dayanamayıp bozduğu orucu nedeniyle 61 gün daha oruç tutması gerekeceğinin acısı olmuyor. Adem ölümün bir anda yaklaşabileceğini görüyor, bağırıyor, büyüyor ve tatlı sıcak yaz günündeki çocukluğunun masumluğu gözyaşlarına karışıyor. Yüksel Aksu filmde hem ideallerini hem de hayatı aktarıyor. Hayat o tatlı sıcak günlere karışan acılarla büyütüyor bizi ve zaman akmaya devam ediyor.




Film siyasi bir açıya kayıyor gibi görünse de, dikkatle izlendiğinde Adem’in hayatını anlatıyor bize. On yıl sonrasında; yıllar öncesinin diyetini öder gibi, cezaevin şartlarının düzeltilmesi amacıyla açlık orucuna duruyor. Bu açlık orucunun 61. Gününde sedyede yatarken iki kelime dökülüyor kurumuş dudaklarından, “Hasan Abi,” ve “Gazoz”…




İftarlık Gazoz, Kültür Bakanlığı'ndan en çok destek alan ikinci filmdir. Yüksel Aksu’nun ve oyuncuların yanında, görüntü yönetmeni Mirsad Heroviç’in de hakkını vermek gerekir. Filmin belki de en etkileyici sahnesi olan, sabah saatlerinde tütün tarlarında çalışan kasabalıların görüntüsü takdire şayan.




Filme tüm düşüncelerinizi kenara bırakarak ve çocukluğunuza sımsıkı sarılarak başlayın. O sımsıcak atmosferin, neşenin, çocukluğun, dostluğun, insanlığın ve aslında çok özlediğimiz o duyguların sizi kucaklamasına izin verin. İftarlık Gazoz, uzun zamandır hem insanların hem de Türk sinemasının ihtiyaç duyduğu ve izlendikten sonra uzun süre de kişinin duygularına sirayet edecek bir yapım. Filmi izlerken kendinize cam şişede tatlı bir gazoz açmayı unutmayın.




İftarlık Gazoz

Yapım Yılı: 2016

Yönetmen / Senarist: Yüksel Aksu

Yapımcı: Yüksel Aksu - Elif Dağdeviren – Muzaffer Yıldırım

Tür: Komedi - Drama

Süre: 115 dk

Yazar:Ezgi Bağcı