Güncel Haberler:

'İnadına Aşk' Kapılarını EGE LIFE'a Açtı...

10.12.2015

Röportaj: Seher DENİZ




Fox TV ekranlarında yayınlanan İnadına Aşk dizisi, Perşembe günlerinin favorilerinden birisi...

Aşk, inat ve kahkaha dolu bir dizi...


Bir kere her yerde aşk var. Yapımcı bütününe, yönetmen ekibine, senarist hikayesine, oyuncular da karakterlerine aşık... EGE LIFE ailesi olarak, İnadına Aşk dizi setine konuk olduk. Dizi oyuncularından Eren Vurdem, Nilay Duru, Cem Belevi ve Cevahir Turan ile dizi üzerine keyifli bir söyleşi yaptık...


Osman Sınav’ın yönettiği ilk komedi dizisi olan İnadına Aşk’ın yapımcılığını Sinegraf üstleniyor. Başrollerini Açelya Topaloğlu ve Can Yaman’ın paylaştığı dizi, her Perşembe saat 20.00’da ekrana geliyor.

Her şey Karadenizli bir ailenin kızı olan Defne’nin, Aras Teknoloji’nin yakışıklı ve çapkın patronu Yalın’ın yanında işe girmesiyle başlar. Asıl kıyamet Defne’nin maço ağabeyi, Çınar’ın Yalın’ın kız kardeşi Yeşim’e aşık olmasıyla kopacaktır!


Eren Vurdem;

"Herkes bana Çınar Barutçu diye sesleniyor"


Karadenizli bir ailenin ortanca oğlu olan Çınar, bir gemi mühendisidir ve ailesinin Trabzon'da sahip olduğu tersanenin İstanbul ofisini yönetmektedir. İşi dışındaki hayatını küçük kızkardeşi Defne'ye bekçilik etmeye adamıştır ve bu konuda maçoluğun en şaheser örneklerini başarıyla sergilemeyi sürdürmektedir. Bir anda parlayan öfkesiyle, hayatını zehir ettiği kardeşinin üzülmesine dayanamayan kocaman yüreğiyle, cin gibi zekasıyla tam bir ‘Laz uşağı’ olan Çınar'ın hayatta en önem verdiği şey ailesi ve muhafazakar değerleridir. Ancak kardeşine asıldığını düşündüğünü Yalın'ı dövmek için Arass Teknoloji'ye gittiği gün Yeşim Aras'la karşılaşınca, dünyası alt üst olur.


-Çınar Barutçu olarak anılıyorsunuz son günlerde... İnadına Aşk, reyting listelerinde ilk sıralarda yer alıyor. Dizi ile yollarınız nasıl gelişti ?

Son günlerde herkes bana Çınar Barutçu olarak sesleniyor, yolda giderken arabalar duruyor “Çınar Barutçu” ,” Barutçu”  gel buraya diye bağırıp arabadan inip fotoğraf çektiriyorlar. Bu çok hoşuma gidiyor, insanlara bu karakteri sevdirebildiysem ne mutlu bana.  Hatta bir keresinde sokaktan aşağıya inerken bir teyze bağırdı “sen osun değil mi?” diye…” Evet” benim dedim “bekle sakın kaybolma bir yere” diye indi apartmandan, geldi bana sarıldı fotoğraf çektirdi gitti, çok mutlu oldum bunlar çok hoş şeyler. Çınar’ı insanların sevmesi ve benimsemesi Karadeniz insanının samimiliğiyle oldu düşünüyorum. Reytinglerde ilk sırada olmamız bizi çok mutlu ediyor, verdiğimiz emeğin karşılığını aldığımızı düşünüyorum.  Diziyle yolum menajerim olan Nesrin Namal sayesinde kesişti. Nesrin Hanım,  projeden bana bahsetti ve projeyi okuttu .Hikayeyi ve karakteri çok sevdim tabii projenin başında da Osman hocanın olması inanılmaz dikkatimi ve ilgimi çekti… cezbetti beni. Bu projenin içinde yer almaktan mutluluk duyuyorum.


-Sizi senaryoyu kabul etmeye ikna eden şey neydi ?

Zengin bir hikayeye sahipti proje, Çınar karakterine de çok ısındım. Osman Sınav faktörüyle de birleşince projeye dahil oldum.


-Çevrenizden nasıl tepkiler aldınız ?

Çevremde ki insanlardan çok olumlu tepkiler alıyorum, insanlar Çınar karakterini benimsemiş. Dizinin fanatik kısmı Karadeniz yöresinin insanları ve onlardan çok güzel tepkiler alıyorum, onlara ait olan bir karakter onlara ait olan bir insanı çok güzel temsil ettiğimi söylüyorlar, bunu duyunca tabii ki çok mutluluk duyuyorum. Sürekli bir savaş içerisindeyim onlarla Trabzon’un neresindensin? Diye sorular hep geliyor, ben Karadenizli değilim dediğimde de inanmıyorlar kızıp gidenler bile çok oluyor. Bu konu ile ilgili çok güzel tepkiler alıyorum.


-Dizide maço bir karakteri canlandırıyorsunuz. Gerçekte de böyle misinizdir ?

Dizide maço bir karakteri canlandırıyorum ama gerçekte Çınar gibi bir insan değilim çok farklı yönlerimiz var, mesela ben yanımda ki insanın ne giyindiğine karışmam, saygı duyarım herkes istediğini giyebilir ama Çınar böyle değil. Ben insanlarla empati kurmaya çalışıyorum onları anlamaya çalışıyorum fakat Çınar biraz fazla alevli hemen dinlemeden hüküm koyabiliyor ben ise genellikle öyle olmamaya çalışıyorum, Çınarın sahiplenme duygusu var o çok hoş ve onu kendimde bulundurduğuma inanıyorum, İnsanları sevdiği zaman bırakmayacak kadar değer veriyor Çınar.


-Sizce aşk nedir ? Aşkta inat olmalı mı?

Yeri geldiğinde olmalıdır tabii ama fazla inat da sıkıntı yaratabilir diye düşünüyorum insanlarda.


Nilay Duru;

"Yeşim kadar nazlı değilim"


Yeşim ise Yalın'ın nazlı kardeşi, Aras ailesinin sevimli entrikacı prensesidir. Arass Teknoloji'de satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışan ve ailenin sosyal medya yüzü olan Yeşim, tüm şirinliği ve numaracılığı ile dedesi Süreyya bey’in gözde torunudur. Kuzeni Deniz'le de arası çok iyidir ve yeri geldiğinde onu entrikalarına ortak olmaya zorlamaktan geri durmaz. Defne'yi görür görmez seven ve en yakın arkadaşı ilan eden Yeşim'in hayatta tek tahammül edemediği şey, öküz modeli erkeklerdir. Ama Defne'nin abisi Çınar'la ilk karşılaştığı an, bir öküze deli gibi aşık olduğunu anlar.


-Oyunculuğa nasıl başladınız ? Nilay Duru'yu tanıyalım öncelikle...

Gönülde hep tiyatro vardı aslında. Böyle olunca oyun izlerken kendimi orada hayal edip illa ki izlediklerimin bir kısmını kaçırmışlığım vardır. Baktım gerçek hayatta da kaçıyor bir şeyler 2006' da Uludağ Üniversitesi'nde İktisat 3. sınıfa geçecekken -sabrımın doruklarındaydım sanırım- okulu bıraktım ve konservatuara girdim.


-İnadına Aşk, son zamanların en çok sevilen dizisi... Neden seviliyor bu dizi ?

Fazlasıyla samimi çünkü. Ve aşkın komediyle bu kadar ustaca harmanlanması az rastlanır bir şey. 'Aşk' denince akla önce dram algısı oluşur, biz ise bu mevzuyla gıdıklıyor gibiyiz insanları. Doğru insanların da bir araya geldiğini düşündüğümüzde bu iş illa ki bir yerinden yakalanacaktır.


-Kadrosu mu yoksa senaryosu mu İnadına Aşk'ı diğer dizilerden farklı kılan ?

Her ikisi de etken ama eksik kalır bu cevap böyle. Yapımı, yönetmeni, senaryosu, oyuncusu, enerjisi, kamera arkası ekibi bütün bir iş. Güzel ekip olunca iş gerçekten farklılaşıyor. Yeni bölümü henüz okurken senaristlerimiz tavlıyor bizi, biz de o duyguda kalıp işe veriyoruz kendimizi. Bence farkımız 'bütün' olabilmiş olmamızda.


-Dizide Yalın Aras'ın nazlı ve sevimli kız kardeşi rolündesiniz... Gerçek karakterinizle örtüşüyor mu rolünüz?

Abim yok ablam var dolayısıyla öyle müdehalelere maruz kalmadım. Ama benim ablam da çok korumacı, sahipleniciydi. Ailemin nazlısı benimdir gerçekte hayatta ama Yeşim kadar değilim. Onun kadar uçlarda yaşamıyorum duyguları, hemen bir durum karşısında planlamaya geçmiyorum ya da onun kadar kaygısız değilim hayata karşı. Ama dik duruşumuz benziyor gibi gibi.


-Kıskanç bir abiniz ve kıskanç bir sevgiliniz var... Sever misiniz kıskanç erkekleri ?

Gerçek hayatımda ikisini düşünemiyorum. Zor olurdu galiba, hep bir idare gerektirirdi. 'Kıskanç erkek severim ya da sevmem' diye keskin bir cümle kuramam. Ben birini severim çok kıskançsa gereksiz olduğunu düşündüğüm yerlerde söylerim mutlaka. Bu duygunun ciddi anlamda abartılmış hali -hani Othello sendromu kadar- hiç bir insan ilişkisinde çekilmez bence. Tadında yapılan candır, bazen iyi de gelebilir hatta.


-Çınar'ı gördüğünüz anda aşık oluyorsunuz. İlk görüşte aşka inanlardan mısınız ?

İlk görüştesini yaşamadığımdan demem. Adına 'etkilenme' derim daha çok. Gördüm, aklıma girdi baktım çıkmıyor, bir daha gördüm baktım başkalaşıyor, sonra bir daha gördüm 'çünkü görmek istedim' e dönüşürse adı 'aşk' olur. Sadece gördüğüm kadarı bende aşka dönüşmez. Zaman ister o bence, paylaşım ister, 'akıla saplanma' hali ister. 


Cem Belevi;

nandığım herşey için sonuna kadar inat etmişimdir"


Arass Teknoloji’nin iki dahi çocuğundan biridir. Yalın'la birlikte kurduğu şirketin bel kemiği olan Deniz, dedesi ve kuzenleriyle birlikte aynı evde yaşamaktadır. Annesiyle babasını bir kazada kaybeden, kardeşi Nehir'i de eğitim için Amerika'ya gönderen Deniz, kendisini eğlenceye vurmuştur.


-Dizinin  yakışıklı  oyuncularından  Cem  Belevi...  Ekranlarınyeni  yakışıklısı  olarak  anılıyorsunuz.Dizi  ile  yollarınız  nasıl  kesişti  ?

2013 yılında kendi bestelerimden oluşan İlk Albümüm Bilmezsin'i çıkardığımdan beri bir çok oyunculuk teklifi alıyordum. Son dönemlerde katıldığım bir televizyon programında Osman Sınav'ın ve Dizinin cast direktörü Nesrin Namal'ın dikkatini çekmişim 'Deniz' karakteri için benimle görüşmek istediler. Osman sınav gibi büyük bir ustadan gelen bu fırsatı kaçıramazdım.



-Genç,  yakışıklı,  zengin  playboy  rolündesiniz.  Role  adapte
olmakta  zorluk  çektiniz  mi?

Canlandırdığım karakterle alakalı çok fazla zorlandığımı söyleyemem açıkcası :) hatta keyfini çıkara çıkara oynuyorum her sahnesini. Ancak role adapte olurken değil de oyunculuk disiplinini edinirken dizinin başlarında çok zorluk çektim.


-Dizinin  ana  teması  aşk...  Eee  aşkın  olduğu  yerde  inat  olmaması  ne  mümkün...  Peki  gerçek  hayatta  nasıldır  Cem Belevi  inatçı  mı?

Uğruna emek verilmeyen hiç bir şeyin değeri yoktur, aşkın da öyle, aşk evde otururken gelip kapıyı çalmaz onun içinde emek vermek lazım ve en önemlisi inanmak. Ben inandığım herşey için sonuna kadar inat etmişimdir her zamanda ederim.



-Bize  aşkı  tanımlar mısınız?

Bana göre Aşk ansızın planlarımızın dışında suratımıza çarpan, tatlı bir sarhoşluk hissi veren  bir sevgi tohumudur. Fakat sevgi ise ayakları daha yere basar kutsal bir duygu. Mesela Aşkın ömrü vardır tek başınayken ama sevgiyle sulandıkça büyür ve sonsuz olur bu yüzden önemli olan her zaman aşkla sevebilmektir herşeyi..



-Çekimler sırasında sizi güldüren,  keyif  veren bir  anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Her ne kadar çok çalışsamda İlk oyunculuk deneyimim olduğu için yönetmen "Kestik" dediği anda acaba bir hatamı yaptım diye durup tedirgin oluyorum... Bir bölümde Deniz'in Ezgi'yi takip ettiği bir sahneyi canlandırıyordum ve birden Osman Sınav hoca sinirle kestik diye ayağı kalkıp üzerime gelmeye başlamıştı, içimden çok büyük bir hatamı yaptım diye düşünüyordum. Birden "Polisiye dizi çekmiyoruz romantik komedi çekiyoruz " deyip ağaçtan yaprak koparttı ve oynarken o yaprağı ısırmamı istedi. O küçücük yaprak detayı çok büyük espri katmıştı o bölüme ve benimde en eğlenerek oynadığım sahneydi.



-İnadına Aşk'ı  günümüz  dizilerden farklıkılan  özellik  nedir?

Bence önce samimiyetin insanlara geçmesi daha sonra teknik detaylar İnadına Aşkı diğer dizilerden ayırıyor. Mesela dizinin farklı çiftler üzerinden ilerleyen ve çok güzel işleyen bir senaryo örgüsü var. Bütün oyuncu arkadaşlarımızla uyumumuz çok yüksek, görünen doğru bir kast seçimi ve görünmeyen doğru bir set ekibi var . Seyirciyi yormadan ve her bölümden yakalayıp eğlenerek takip edilebilen bir dizi İnadına Aşk.


Cevahir Turan;

"Ezgi gibi ben de çapkın erkekleri sevmem"


Defne'nin ev arkadaşı ve aynı zamanda yengesinin kardeşi olan Ezgi, idealist bir doktordur. Kokoş ablası Leyla'nın aksine, süsle püsle hiç ilgisi yoktur. Kız muhabbetlerinden haz etmez, duygusal değildir ve Defne'yi hayatın onun karşısına çıkardığı bir imtihan gibi görmektedir.


-Öncelikle bize Cevahir Turan'ı tanıtır mısınız? Kimdir, nerede yaşar, neler yapar?

1988 yılında İstanbul’da doğdum. Çocuk yaşta ailemle birlikte yerleştiğim Hollanda’dan üç sene önce ağabeyimle birlikte dönüş yaptık. Annem ve babam hala Hollanda’da yaşıyorlar. Hollanda’da Ekonomi eğitimini tamamladıktan sonra ikinci üniversite olarak Rotterdam Konservatuarı’nda Dünya Müziği bölümüne başladım. Burada eğitimimi yarıda bırakıp İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Müzikal eğitimine devam ettim. Aynı zamanda Haliç Konservatuarı’nda Tiyatro yüksek lisans eğitimi alıyorum. Hollanda’da lise ve üniversite döneminde etnik kökenleri bir araya getiren bir çok kültürel ve sanatsal aktivitelerde bulundum. Profesyonel anlamda fotoğraf ve resim alanında çalışmalarım oldu. Bu alanlarda çeşitli yarışmalarda derecelerim var. Almanya’da ve Hollanda’da müzik ve tiyatro alanında bir çok sahne çalışmalarım oldu. En büyük hayalim farklı kültürlerin, farklı sanat akımlarının, farklı insanların ve farklı dillerin olduğu toplumsal projeler üretip, bu projelerle insana dokunmak..


-Oyunculuğa nasıl adım attınız?

Üniversite döneminde staj için yaklaşık bir sene Almanya Köln’de yaşadım. Tanımadığım bu şehirde boş zamanlarımı değerlendirmek için bir tiyatro okulunda workshoplara katılmaya başladım. Bir süre sonra kendimi sahnede buldum. Daha sonra Amsterdam Üniversitesi’nde Tiyatro kulübünde aktif yer aldım. Hollanda’da kısa filmlerde ve reklamlarda oynadım.


-İnadına Aşk kadrosunun en asi kızı olarak tanınıyorsunuz. Aşkla ve çapkın playboylarla hiç işi olmayan, kendisini mesleğine adayan bir doktor... Senaryoyu okuduğunuzda ilk ne düşündünüz?

Ezgi idealist bir doktor. Onun bu denli idealist oluşu kendimden bir şeyler yakalamama ve kendimden yakaladığım bu şeyi karaktere katmama neden olacaktı. Karakterli bir karakteri oynamak beni çok heyecanlandırdı. Aynı şekilde aşka olan bakış açısı da beni etkiledi. Aşk ona göre yüzeysel bir duygu değil, içinde derinliği olan bir paylaşımdır. ‘Aşk’ odaklı olan bir dizide aşkı aynı tanımladığım bir karakteri canlandırmak gerçekten güzel.


 

-Ezgi kaya gibi sert bir kız rolünde... Onunla örtüşen ya da ters düşen yönleriniz neler? 

Ezgi gibi ben de çapkın erkekleri sevmem, herkes istediğini yaşar tabiki fakat aşk gibi güzel bir paylaşımı basitleştirmeye de kimsenin hakkı yok. Ama dediğim gibi, tabiki herkesin yine de mutlu olduğu gibi yaşamasını isterim. Bu doğrultuda değer ve yargılar değişir, kişiliğimizi oluşturur. Ben de Ezgi gibi nitelikten yanayım. Ters düşen bir yanım ise onun gibi sert bir kız olmayışımdır. Mesela sinirlendiğimde hayatta bağıramam, sessiz kalıp empati kurmaya çalışırım. Sinirlenirsem de içimde yaşarım. Ezgi bu konuda daha dışavurumcu.


-Cevahir Turan nasıl erkeklerden hoşlanır?

Olmazsa olmazım tabiki vicdanlı ve sevgi dolu bir erkek olmasıdır. Onun dışında ideolojisinin benimkisiyle örtüşmesi gerekir. Erkekler konusunda çok katı kurallarım yoktur. Hayatta hoşlanmam dediğim kişiden hoşlanabilirim.


-Dizi kadrosunun diğer bir yakışıklısı Cem Belevi ile inadına bir aşkın içerisine giriyorsunuz. Cem Belevi ile rol arkadaşlığı yapmak nasıl bir duygu?

Cem’le rol arkadaşlığı dışında çok iyi sırdaşız. Birbirmizi dinler, birbirimize nasihatlar veririz. Aynı zamanda Cem müzisyen olduğu için, farklı bir alanda yine buluşabiliyoruz. Cem sadece dizide partnerim değil, aynı zamanda beraber şarkı söylemekten keyif aldığım bir arkadaşım.


-Sizce neden bu kadar sevildi İnadına Aşk ?

Aşk olduğu için. Her yerde aşk var. Yapımcı bütününe, yönetmen ekibine, senarist hikayesine, oyuncular da karakterlerine…