Güncel Haberler:

İstanbul Gezi Rehberi

01.04.2019


“Dünyaya son kere bakacaksın deseler bu bakışı İstanbul’un Çamlıca Tepesi’nden yapmak isterdim.” Lamartine


Değerli okurlarımız, bu ay gezi köşemizde rüya şehir İstanbul’dayız. Adına şarkılar, şiirler yazılmış, âşık olunası şehir İstanbul... Tüm kalabalığına ve karmaşasına rağmen bu şehre hayran olmamak mümkün değil. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, kültür müzesi İstanbul’da en güzel anıları biriktirmeniz için size birkaç önerimiz var. İşte rüya şehir İstanbul’un tadını doyasıya çıkarmanıza yardımcı olacak birkaç ipucu! 


Ayasofya Müzesi



Dünya mimarlık tarihinin en gösterişli yapılarından biri olan Ayasofya Camii, Bizans döneminde inşa edilmeye başlanmış ve geçmişten bugüne şehrin en büyük sembolü olmayı başarmıştır. En büyük restorasyonu Mimar Sinan tarafından yaptırılmış olup, 1935’de Mustafa Kemal’in isteği ile müzeye dönüştürülmüştür. 

Galata Kulesi 



İstanbul’un en romantik yapılarından biri olan Galata Kulesi, hakkında pek çok efsane ile beraber popülerliğini korumaktadır. 69 metre boyu ve 16 metre yarıçapı ile yaklaşık 10.000 ton ağırlığında olduğu tahmin edilen kule, Osmanlı döneminde hapishane, sığınak ve rasathane gibi işlevlerde kullanılmıştır. 

Dolmabahçe Sarayı 



Sultan Abdülmecit tarafından 1843 yılında yaptırılan saray Barok stilinde yapılmış olup Bizans etkilerini yoğun olarak taşımaktadır. Hilafet kaldırıldıktan sonra 6 padişaha ve Osmanlı halifesine ev sahipliği yaptıktan sonra, Cumhuriyet döneminde ise Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk de 1927 yılında sarayı kullanmaya başlamış ve son nefesini de yine bu sarayda vermiştir. 

Yerebatan Sarnıcı 



Kentin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış olan sarnıcın büyüleyici atmosferi İstanbul’un yeraltı yapılarının da en az yer üstü yapıları kadar görkemli olduğunun ispatıdır. Su geçirmez duvarlarının neredeyse 5 metre kalınlıkta olduğu bilinmektedir. Bugün müze olarak kullanılan sarnıcın 100 bin ton su depolama kapasitesine sahip olduğu bilinmektedir. 

Rumeli Hisarı



1452 yılında İstanbul’un Fethi’nin ilk adımı olarak inşa edilmiş olup boğazın en dar noktasında yer almaktadır. Planları Fatih tarafından çizilmiş olan hisar, İstanbul’un fethinden sonra askeri üs olma özelliğini yitirmiş olup, 1953 yılında restore edildikten sonra içerisindeki açık hava tiyatrosu ile günümüzde de kullanılmaktadır. 

Ne Yenir?

İstanbul geçmişe dayalı zengin bir mutfak kültürüne sahip olsa da zamanla yemeklerin çoğu unutulmuştur. Bir buluşma noktası olarak bilinen İstanbul, kültür mozaği olmasıyla ünlü olup, her mutfağa ev sahipliği yapmaktadır. Neredeyse tüm Türk mutfağı lezzetlerini bir arada bulabileceğiniz bu şehirde, fast-food sektörü ne yazık ki Osmanlı ve Türk mutfağını gölgelemektedir. Yine de kozmopolitliği sebebiyle her türlü mutfaktan en güzel örnekleri bulabileceğinizi ve minik bir gastronomi turuna çıkabileceğinizi de söylemeden geçmeyelim.



Hazırlayan: Damla Kılınç