Güncel Haberler:

İzmir'de Gizli Bir Cennet; Özolgun Çiftliği...

05.08.2015

Röportaj: Seher DENİZ




Burası cennetten bir köşe...

Menderes yakınlarında Mehmet Bey'in çiftliği var.

Yeni doğmuş bembeyaz bir kuzunun, çiçek açan cevizağaçlarının,meyveye duran zeytinlerin peşinden giden Mehmet Bey ve eşi Meryem hanım, tam bir doğa aşığı...



Uluslararası Balkan ve Türk İş Dünyası Derneği (BATÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kazançoğlu ve EGE LIFE Köşe Yazarımız Gündüz Kapancıoğlu ile Özolgun Otomotiv Yönetim Kuruku Mehmet Özolgun'un çiftliğine konuk olduk. Bize dalından yeni koparılmış dut ikram ettiler. Bahçede mi yok yok... 500'e yakın ağaç mevcut. Erik'ten , kiraza, şeftaliden, cevize kadar aradığınız herşeyi bulabilirsiniz burada. Hem de en hormonsuzundan, en organiğine kadar... Kendi elleriyle ekip biçiyor Tenekeci ailesi bu bahçeyi...


A'dan Z'ye aradığınız bütün çiçekleri bulabileceğinizin garantisini verebilirim. Kapıdan içeri girer girmez güller, papatyalar, kasımpatılar, sardunyalar o muhteşem kokusu ile etkisi altına alıyor sizi, büyüleyiveriyor...


İnanılmaz bir zenginliğe sahip bu bahçede kendinizi cennette gibi hissetmeniz mümkün. Doğanın özüne en az müdahale edilmiş, teknolojik herşeyden uzak, bu bahçede şehir hayatından kaçıp, kendisini yeşilin dinginliğine bırakmak, trafikten ve stresten uzak bir hafta sonu geçirmek isteyen Mehmet Tenekeci, eşi ve iki çocuğu ile haftasonunu iple çekiyor.


Onlarca yıldır esen rüzgarların, bahşedilen yağmurun suları ile büyüyen erik ve ceviz ağaçları, kendinden en saf hali ile yeşeren maydanoz, nane, ıhlamur kokusu ve daimi güneşin sunduğu muhteşem bir enerji...


Yeni sağılan bir sütün kaynarken çıkardığı kokunun sıcaklığı, meyve ağaçlarının çiçeklerinin güzelliği, yumurtalayan tavukların o telaşlı sesleri, bir ağaçtan diğerine atlayan sincabın heyecanı, ve ev sahibi gibi davranan, "Çiko" ismini verdikleri köpekleri, bu bahçeyi bütünüyle mükemmel kılıyor...


En başta huzur kokuyor Özolgun Çiftliği... 30 yıldır bahçeye bir tane bile Peyzaj mimarı girmediğini söylüyor Mehmet Bey... Eşi Meryem hanımla gece gündüz emek harcayarak bu güzelliğe kavuşturmuşlar çiftliği...


'Hayattan zevk almanın yolu toprağa dokunmaktır diyor Mehmet Bey'... Çünkü yaylada beslenen yerli ineğin sütünün, pastörize sütten farkını, tüm gün güneş altında dolaşan bir tavuğun yumurtasının ve etinin, kafeste yaşayan tavuklardan farkını biliyor. Uzun ömür vermek için tüm gıdalarda bulunan katkı maddelerinin, doğallıktan çok uzak peynirlerin, yoğurtların, hormondan şişen sebzelerin, sürekli ilaçlanan ağaçların tüm insanlara ve sevdiklerimin sağlığına da zararını üzülerek de olsa oldukça iyi biliyor.


En güzel şeyin her zaman doğadan geldiğini dile getiriyor, Mehmet Bey... Şimdilerde gençlerin maydanoz ile naneyi birbirinden ayıramadığından dert yanıyor, biraz da sitem ediyor. Mehmet Bey, bağlarda, bahçelerde, toprağa basarak büyüyen bir neslin,. bir domatesi bahçeden sofraya götürmenin nasıl bir duygu olduğunu bilmediğinden veryansın ediyor. Doğadan uzak elektronik ortamda hormonlu gıdalarla beslenen gençler için üzülüyor...


Hafta içi şirkete gitmek için bile çiftlikten ayrıldığına üzülen Mehmet Bey ve ailesi, Cuma'dan gelip Pazartesi'ye kadar burada kalıyor. Mehmet Bey'in bir kızı, bir de oğlu var. Kızı öğretmen ve evli, şirketin Yönetim Kurulu Başkan vekili oğlu Çağlar Tenekeci ise bu ay dünya evine giriyor. Kızı gibi, gelininin de kına gecesini çiftlikte yapacaklarını söyledi Mehmet Bey. Doğa ile iç içe otantik bir kına gecesi olacağından şüphemiz yok. Öyle ya bizi de davet etti kına gecesine, EGE LIFE ailesi olarak memnuniyetle katılacağımızı söyledik.


Aynı zamanda BATÜDER üyesi olan Tenekeci ailesi geçtiğimiz ayda dernek üyelerini bu çiftlikte düzenlenen bir piknikte buluşturmuş. Böyle güzel bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor Mehmet Bey ve bazı şeylerin paylaşıldıkça güzelleştiğini vurguluyor...


Tenekeci ailesi aynı zamanda oldukça hayvansever... Çiftliğe adım attığımız anda Çiko karşıladı bizleri... Mehmet Bey'in yanından bir dakika bile ayrılmıyor Çiko. Eşiyle ve kızıyla birlikte uyuyormuş... Üstelik bir de hamile. Doğum odası bile hazırlamışlar onun için... Bahçeye doğru ilerledikçe bir ağaçtan diğerine atlayan sincaplar takılıyor gözlerinize. Muhabbet kuşlarının sesi bahçeye ahenk katıyor...


Bahçede horozu ölesiye kovalayan tavus kuşu ise görülmeye değerdi doğrusu...

Futbol oynamayı seven, kaleye geçip, top yakalamaya çalışan maymunu bile var Mehmet Bey'in...

Tavuklar, ördekler, leylekler, kuğular, daha sayamadığım onlarca hayvan çok şanslılar bu bahçede Mehmet Bey ile yaşadıkları için. Herbirine ayrı ayrı yuva, yaşam alanı yaratmış. En ince ayrıntılarına kadar ihtiyaçlarını karşılayarak, olması gerektiği şekilde yaşamalarını sağlamış...


Anlayacağınız, hayatını doğaya adamış Tenekeci ailesi... Kullanılmayan, çöpe atılacak birçok şeyi şekillendirerek doğaya kazandırmış Mehmet Bey ve eşi Meryem Hanım... İşe yaramayan araba tekerlerine ve eskiyen pantolonlarına bile çiçek ekmişler... Görenlere, 'Bir bahçe dekarasyonu ancak bu kadar güzel yapılabilirdi' dedirttiriyor burası... Gelen ayrılmak istemiyor...


İzmir'de taş duvar arasında bunu yapmak mümkün mü demeyin, deneyin...