Güncel Haberler:

İZTO'nun Beyefendi Ağabeyi; Akın Kazançoğlu

11.04.2015

Röportaj: Seher DENİZ





İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde 16 yılı tamamlayan Akın Kazançoğlu ile EGE LIFE özel keyifli bir söyleşi yaptık...


Akın Kazançoğlu deyince, aklımıza sadece Ticaret Odası Başkan Vekili gelmemesi normal. Çünkü o, her yerde karşımıza çıkıyor.

AN Mimarlık - Mühendislik Grubu, AK Galvaniz, İşbirliği Holding, İGYAŞ Gayrimenkul Yatırım şirketlerinin ortağı ve birçok Sivil Toplum Örgütü üyesi Kazançoğlu, hayatı ne kadar yoğun olursa olsun, eşi, iki oğlu, gelini ve torunu ile İzmir'in tadını çıkarmaktan geri kalmıyor...

O, sadece İZTO'nun değil, Balkanların da Beyefendi Ağabeyi...

Balkan Savaşlarının ardından İzmir'e göç edip, yerleşen Kazançoğlu ailesinin 4. kuşağı Akın Kazançoğlu, gönül bağını koparmamış atalarının toprağından.

Yıllar sonra gidip bulmuş büyük dedelerinin evini...

Hatta iki oğlunu da götürmüş, hala orada yaşayan akrabalarını tanısınlar diye...

Sık sık gidiyor, konferanslar düzenliyor, akrabalarını, hemşehrilerini ziyaret ediyor...


 

-İzmir Ticaret Odası'nın beyefendi ağabeyi olarak tanınıyorsunuz, bu noktaya gelmenize etki eden yaşanmış bir hikaye var mı?     

Bunun tabi ki bir çok hikayesi var ama kısaca özetlemek isterim.40 yılı aşkın meslek hayatımda bir çok saygınlık elde ettim. Belki maddi olarak sıralamalarda çok gerilerdeyim ama saygınlıkta çok çok öndeyim. Bu da çok onur verici bir duygu. Bunun nedenlerinden biri de karşılıksız hizmettir. Yıllarca onlarca bir yığın projelerde bulundum. Ege Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptım mühendislik fakültesinde, inşaat alanında iyi işler çıkardım yani masanın her tarafında oturdum. Bu derneği kurarken mesela arkadaşlar geldi, birçok iş adamı var ama bu arkadaşlar gelip bana 'abi sen başkan olursan biz varız dedi.' Nedir işte Orkide Ahmet Bey, Pehlivanoğlu, Medical Park'ın başhekimi gibi saygın insanlar,  'Akın abi sen olursan oluruz diyor' yani bir ünvan gibi oldu artık, İzmir'in, İTO'nun Akın abisi gibi. Tabi böyle güzel bir şey yarattık İzmir'de ve bu şekilde devam ediyor. Tuğlaları üst üste koymaya benzer, 40 yıldır insanlara verdiğim güven ve saygınlık, hizmet etkili olmuştur.


-İzmir'e yön veren bir kurumu yönetiyorsunuz, sizce İzmir hakkettiği noktada mı?

İzmir hakkettiği yerde mi tabi ki değil, İzmir'i çok daha iyi yerlerde görmek isterdim.


  

-Peki bunun nedeni nedir? 

Bunun bir çok faktörü olabilir. Bu faktörleri yerine getirme konusu olabilir. İzmir'e iyi yönetim, İzmir'e daha çok yatırım alanlarının çekilmesi, İzmir'in sorunlarının çözülmesinde kurumlararası iş birliği yapılması gibi şeyler söylenebilir.


-Nasıl bir İzmir hayal ediyorsunuz? 

İlk başta marka bir kent olması, Dünya kenti olması gerekli. Çünkü İzmir coğrafi konumuyla son derece stratejik bir konuma sahip bir şehir ve bunu da çok iyi değerlendirmemiz gereklidir.


-An mimarlık-mühendislik, AK Galvaniz, İşbirliği Holding ve sayılamayacak kadar şirketiniz, var bunlarla ayrı ayrı ilgilenebilmeniz zor olmuyor mu?

Tabi ki zor oluyor ama biz çalışmayı şiar edinmiş insanlarız, yani bizim tatilimiz çalışmak. Öyle düşündüğün zaman haklısın fakat kolay değil. İki erkek çoçuğum da var onlarda çok iyi eğitim aldı ve iş yükümü az da olsa aldılar. Tabi bir oğlum benimle beraber iş hayatında olmak istedi, diğer oğlum ise eşiyle beraber Ege Üniversitesi'nde eğitim hayatına atıldılar ve şuan öğretim üyesi olarak devam etmekteler.


-Bildiğim kadarıyla siz de baba mesleğini yapıyorsunuz, peki çoçuklarınızın meslek şeçimlerinde herhangi bir etkiniz oldu mu ?

Evet baba mesleğini yapıyorum ama çok etkilemedim. Ben demokrat bir insanım, asla baskı yapmadım. Uzak doğuda Zen kültüründe güzel bir söz var: “Ben çocuğum yolunu aydınlatırım, ama o yolu kendi gözleriyle görür”diyor biz tabi yürüdüğü yolu aydınlatmaya çalıştık ama her zaman kendi yolunu kendi seçmesi gerektiğini ilettik. Tamamen seçimlerini kendilerine bıraktık,o  yönden öyle bir demokrat yapımız var.


-Balkan derneklerinden bahsedecek olursak, dernekle ilgili çalışmalar ne yönde, neler yapıyorsunuz, şuana kadar ki gelinen süreçten bahseder misiniz?

Bizim ailemiz İzmir'e Balkan Savaş'ı sonrasında geldi. Annem babam Karşıyaka' da tanıştılar ve biz burada doğduk. Daha sonra ben oraya gidip köklerimizi buldum ve son gidişimizde iki oğlumu da götürdüm, onlarda görsünler diye. Büyük dedelerinin evlerini bile bulduk hala orada ailelerimiz var, 4. kuşaktan baba tarafından akrabalarımız var. Bu güzel durumlardan da etkilenince 11 Balkan ülkesi ile temaslarda bulunduk. İzmir Ticaret Odası ile Balkanlardaki odaları kardeş odalar yaptık. Ve bu son 15 yıl içinde de bu ilişkiler gelişti. Orada da çok tanınıyorum işte sürekli konferanslara çağrılıyorum. Üst düzey yöneticiler tarafından davet ediliyorum ve bazı ülkeler için rapor hazırlıyorum tabi ki bunları da karşılıksız yapıyorum. Bu temaslar sonrasında dernek kuralım dedik ve bu tabi iş dünyası ile ilgili olsun bizim iş adamlarımızla ilgili olsun ayrıca bu ülkenin kalkınması refahı mutluluğu için hizmet edelim dedik. Balkanlarda bize gerçekten kardeş gibi,bizi abi olarak görüyorlar tabi çok haklılar çünkü neden diyeceksin Balkanlar 11 tane ülke ve toplam nüfusu 69 milyon. Türkiye ise 75 Milyon bölge dağılımına baktığımızda farklılığı görebilirsiniz. Yani oranın insanlarındaki samimiyeti, sıcakkanlılığı çok net görebilirsiniz.


-Bu kadar yoğun iş hayatınızda özel hayatınıza, kendinize ve ailenize zaman ayırabiliyor musunuz?

Aslında boş zamanlarımız pek olmuyor ama olunca da aileme vakit harcıyorum. Eşimin bana hayatımda çok katkısı oldu, çok yardımını gördüm. Haftasonları genelde vakit geçirebiliyoruz. Ailem de benim zorlu iş tempoma ayak uydurabiliyor artık. Tatil günlerinde zaman zaman yurtdışı seyehatlarimiz oluyor ayrıca Çeşme'de yazlık bir evimiz var, sakinliği sevdiğimiz için, genelde orada vakit geçiriyoruz.


-Neden İzmir? İzmir'de doğdunuz, büyüdünüz ve yaşadınız?

İzmir sevdalısıyız bağımlısıyız ve hayranıyız, yani yaşantımız burası. İzmir ile aşk yaşıyoruz. Ankara'ya da gidiyorum mesela ama hiç kalamıyorum yani İzmir farklı bir duygu benim için hatta bağlanmak gibi diyebiliriz. Burada doğduk, büyüdük, okuduk, çalıştık ve 100 yıldır bu şehirde yaşayan bir aileyiz.


      

-Ege life için bir notunuz var mı?

İzmir'de simgesel isimler var, simgesel yapılar var, ayakta kalması gereken yerler var ve bunların başında Ege Life geliyor. Derginin tekrar yayın hayatına dönmesini olumlu bulmakla beraber, sahiplenilmesi gerektığini düşünüyorum, çalışanlara da başarılar diliyorum...


Akın Kazançoğlu kimdir?

İzmir'de doğdu, İnşaat Yüksek Mühendisi olarak 1970 yılından beri proje ve inşaat sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Çok sayıda konut, iş merkezi ve site inşaatları proje ve uygulamalarını gerçekleştirmiştir. İzmir Ticaret Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası Meslek Kuruluşları üyesidir. İzmir Ticaret Odasında 20 yıldır Meclis Üyeliği yapmakta olup, bunun son 14 yılını Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Vekili olarak aralıksız sürdürmektedir. İTO Eğitim ve Sağlık Vakfı, Ege Kültür Vakfı, Bilçağ Bilgi Platformu, Kent Konseyi ve İzmir Yerel Gündem 21 Kurucu Yürütme Kurulu üyesi, ESTOB Ege Sivil Toplum Birliği Yüksek İstişare Kurulu üyesi, Balkan Dernekleri Federasyonu Onur Kurulu üyesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesidir. AN Mimarlık - Mühendislik Grubu, AK Galvaniz A.Ş., İşbirliği Holding A.Ş., NASCON İnşaat Ltd. Şti., İGYAŞ Gayrimenkul Yatırım A.Ş. şirketlerinin ortağıdır. Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri üyesi, Yerel Gündem 21 Kurucu Kurul Üyesi, Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyinde toplantı Dönem Başkanlığı yaptı.


Türkiye Kentleşme Şurası Danışma Kurulu üyesi, Konak Kent Konseyi üyesi, Mesleği ile ilgili yurtiçi ve yurtdışında çeşitli yarışma, panel ve sempozyumlara katıldı. Başta İzmir Kentinin Vizyonu, Kentsel Yerleşim Politikaları, Başarılı Kent Yönetimi, Yerel Kalkınma ve Rekabet Edebilir Kentler, Kentlerin Yeniden Yapılanması, Sağlıklı Kentler gibi çeşitli yazılı ve görsel basında mesleki, ekonomik ve sosyal içerikli yayınları gerçekleşti. Mesleğinin yanı sıra, çok sayıda sosyal hizmet projelerinde de karşılıksız görev almıştır. Y. Mimar Sumru Hanım ile evli olup Yrd.Doç.Dr.Yiğit ve Yağız Kaan isimlerinde iki oğlu, Yrd.Doç.Dr. İpek isimli gelini ve Akın Kazançoğlu adında bir torunu vardır.