Güncel Haberler:

Komşunun Sesi Glykerıa

01.04.2018


Röportaj ve Fotoğraf: Hakan Akoğlu


KOMŞUNUN SESİ GLYKERIA


Olağanüstü sesi ve özgün yorumuyla, Avrupa’nın yanı sıra Amerika, Kanada, Avustralya gibi ülkelerde de rebetikoyu kitlelere sevdiren Yunanistan’ın altın sesi Glykeria, 3 Nisan’da İş Sanat’ta hayranlarıyla buluşuyor. Rebetiko türünün modern zamanlardaki yorumcusu olarak ünlenen, Seksenli yıllar boyunca ülke çapında yüzbinlerce kişiye kapalı gişe konserler veren, 1982’de “Omorfi Nychta” gece kulübünde canlı olarak kaydettiği “Me tin Glykeria stin Omorfi Nychta” albümüyle Yunanistan müzik tarihinin en çok satan albümüne imza attı.




1982’de Brüksel’de düzenlenen Europalia Festivali’nde, Sotiria Bellou, George Dalaras ve Margarita Zorbala ile birlikte Yunanistan’ı temsil etti; 1986’da Atina Olimpiyat Stadyumu’nda, Yiannis Markopoulos’un “İlkyaz Senfonisi”nin prömiyerini gerçekleştirdi. Şu sıralar Yunan müzik dünyasının iki büyük ismi Marinella ve Eleni Vitali ile birlikte 20. yüzyılda Yunan bestecileri tarafından yazılmış en popüler şarkıları seslendirdikleri "A Female Affair" prodüksiyonunda birlikte sahne alan Glykeria, rebetika ve laika klasikleri gibi en özel şarkıları seslendiriyor. Kariyerine başladığı 70’li yıllardan bu yana, Natacha Atlas, Ömer Faruk Tekbilek, George Dalaras, Marinella, Ofra Haza, Ricky Gal, Chava Alberstein, Paschalis Terzis, Antonis Vardis, Sarit Hadad, gibi isimlerle müzikal iş birlikleri yapan, “karşı kıyı”nın eşsiz seslerinden Glykeria’nın repertuvarında, Türk müzikseverlerin de yakından tanıdığı birçok ezgi yer alıyor. 


Glykeria, 2017 yılında Rebetiko ve Laika tarzı eserlerini pop ile harmanlayarak yorumladığı yeni albümü “I Followed a Star” ve kariyerinin en güzel şarkılarıyla 3 Nisan’da İş Sanat’ta hayranlarıyla buluşacak. Sanatçı ile İstanbul konseri öncesinde söyleştik.





Rebetiko Ege’de ve Türkiye’de yaşayan çoğu insanın aslında aşina olduğu bir müzik. Bilmeyenler için Rebetiko’nun diğer müzik türlerinden farkını nasıl anlatırsınız? 


Rebetiko günlük olaylardan ve günlük sorunlardan bahsediyordu. Aslında yoksulluk ve sıkıntılardan doğan, insanlara sorunlarından bir çıkış yolu bulmasına yardım eden bir türdü. Zaman içerisinde her şeyde olduğu gibi gelenekselden moderne evrildi. Ben de son albümümde pop müzikle harmanladım ve daha modern bir sound yakalamaya çalıştım. Şimdi müzik tarihinin en etkileyici Yunan türlerinden biri.



Müziğimizdeki ortak tınılar neye dayanıyor sizce?



Ortak melodiler çok fazla. Ben de özellikle Osmanlı ve Türk klasik müziğini çok beğeniyorum. Tarihsel anlamda Bizans ve Osmanlı müziklerimizi çok etkilemiş. O yüzden şarkılarımız birbirine yakın. İnsanlarımız ve duyguları yaşayış şeklimiz çok benziyor. Bu da doğal olarak müziklerimize yansıyor. 





Müziğe başladığınız yıllarla bugün arasında müzik endüstrisi açısından nasıl bir fark var?



40 yıl önce her şey daha farklıydı. Müzik daha "akustik"ti, bugün ise her şeyi teknoloji devraldı. O zamanlar kaset ve vinil vardı, daha sonra CD geldi ve günümüzde de mp3, mp4 var. Hayatın değişimi ile birlikte, müziğin algılanış ve oluş biçimi de değişti. Tüm bu farklılıklar dinleyiciler üzerinde de etkili oldu. Konsere gelen ya da albümlerimi satın alan insanlarla olan ilişkim, ilk başladığım zamanki ile aynı. Ana kaygım, kitleyle doğrudan bağlantı kurmak ve onları mutlu etmek için elimden gelenin en iyisini yapmak oldu. Bence başarımın ana nedeni bu.



Sizin en çok sevdiğiniz şarkılar hangileri?



Müzik konusunda biraz daha geleneksel yaklaşıyorum eski ruha dokunan özel şarkıları seviyorum. Günümüzde müzik piyasasında birçok isim var ama yeni şarkılar beni eskiler kadar etkilemiyor. 





Hangi ülkeyi kendinize daha yakın hissediyorsunuz. Tatil için en çok tercih ettiğiniz yerler nereleri? Yunanistan’ı turistik açından nasıl tarif edersiniz? 


Şu ana kadar birçok ülkede bulundum. Balkan ülkeleri ve Türkiye en yakın ilişki kurduğum ülkelerin başında geliyor. Ancak genellikle ülkelerden çok insanlara odaklanıyorum. Zamanım olduğunda Peloponese'deki yazlık evime, Hydra Adası’na gidiyorum. Aslında Türkiye’ye çok benziyor. Klasik Akdeniz atmosferi hâkim, Ege Denizi, güzel yerler, mükemmel yemekler ve misafirperver insanlara sahip. Güzel ve rahat bir tatil için dünyanın en iyi yerlerinden birisi.



Son albümünüz I Followed A Star’da nasıl şarkılar dinleyeceğiz?



Son albümde özellikle akustik ve daha modern bir sound’u bir araya getirdik. Aslında dört orijinal şarkıya yer verdiğimiz bir albüm oldu. Onun dışındaki şarkılar son 20 yılda söylediğim şarkıları kendi duymak istediğim şekilde kaydettiğimiz bir çalışma üzerinden şekillendi. 





Kendinizi bir şarkıcı olarak nasıl tanımlıyorsunuz? Uzun yıllar böyle başarılı bir kariyere sahip olmanın sırrı nedir? 



İnsanın kendini tanımlaması zor ama şunu söyleyebilirim ki şarkı söylemeyi çok seviyorum. İçtenlikle, samimiyetle ve hissederek söylüyorum, dinleyici de bunu hissediyor. Sanırım yaptığım işe âşık olmak başarının uzun soluklu olmasını sağlıyor.  



Sahneye çıkmadan önce yaptığınız bir ritüel var mı?



Ritüelden ziyade ben yarı değerli taşlardan oluşan bir koleksiyon yapıyorum ve genellikle gittiğim yerlerde bazılarını üzerimde taşıyorum. 






3 Nisan’da İş Sanat’ta bizleri nasıl bir konser bekliyor? 



3 Nisan’da dinleyicilerim için çok özel bir konser hazırladım. Yeni albümü de sunma şansı yakalayacağım için çok mutluyum. Çok fazla ipucu vermek istemiyorum ama birtakım sürprizler de olacak.