Güncel Haberler:

Koş Kemal Koş

03.02.2016

Röportaj:Erkan SEVİNÇ

Fotoğraflar:Mehmet ÖZDOĞRU



Zorlu ailesinin sanayiciliğinin 50 yılı aşan bir geçmişi var...


Mazhar Zorlu Holding’in patronu Kemal Zorlu“İleriyi görebilme rahatlığımız var.

Bir kuyunun içinde ne gökyüzünü ne ışığı görüyorduk şimdi görüyoruz.”diyor...



Zorlu ailesinin sanayiciliğinin 50 yılı aşan bir geçmişi var. Ege Pen, Ege Yıldız, Ege Plast, Zorlu ailesinin markaları... İlk ilaç tüpü, ilk piknik eşyası, ilk yağmur deresi borusu, ilk içme suyu boruları Mazhar Zorlu Holding imzasıyla piyasaya çıktı. Şimdilerde yeni ürünler sepete ekleyerek plastik boru işine devam ediyorlar. Mesela yanmaya dayanaklı bir boru var. Sektörde artık 1 numara değiller ama kalitede 1 numara oldukları aşikar. Mazhar Zorlu Anadolu Teknik ve Plastik Endüstri Meslek Lisesi adıyla açılan okul Türkiye’de plastik sektörünün ilk eğitim kuruluşu.Bu okuldan yetişen öğrenciler plastik sektörünün ara eleman iş gücünü karşılamakta. İşte böyle güçlü bir holding’in başındaki isim Kemal Zorlu. Holdingte kızı Sibel dış ilişkilere bakıyor, oğlu Mazhar İstanbul’daki işlere.

Holding’in üretim tesisleri Çiğli'deki Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde 85 bin metrekarelik bir alanda bulunuyor. "Kurşunsuz basınçlı PVC boruya yönelik yatırımlar yaptık" diyen Kemal Zorlu, kalsiyum çinko stabilizatörlü PVC-U boruların, sağlık açısından önemli üstünlüğünün yanında, teknik olarak üstünlüklerini ise şöyle sıralıyor: "Kalsiyum-çinko stabilizatörleri, PVC-U boruları uzun süre UV radyasyonundan koruması nedeniyle, diğer stabilizatörlerden daha avantajlı. Böylece uzun süre borunun renginin ve mekanik özelliklerinin korunması mümkün. Aynca kalsiyum-çinko stabilizatörleri ile üretilen borular, daha yüksek mekanik dayanıma sahip."

Zorlu'nun iş hayatındaki başarı çizgisinde kırılma 20 yıl kadar önce girdiği bir ihaleyle değişti. Basmane'deki eski otobüs terminalini ticaret merkezi yapmak üzere açılan ihaleyi başkanlığını yaptığı Güçbirliği Holding kazandı. İş adamı, seyyar satıcı, esnaf, avukat, memur yani halk, 3 bine yakın ortak bir araya gelip Güçbirliği Holding'i kurmuştu. Türkiye'de 'çok ortaklı model' oluşturuluyor, büyük ile küçük sermaye bir araya getiriliyordu. Zorlu ailesinin Güç Birliği’ndeki payı toplasan yüzde 4-5'i geçmiyordu. Büyükşehir Belediyesi ile protokol yapıldı. Güçbirliği, arsa karşılığında nakit para verecek, yanı sıra bin 200 kişilik bir opera binası ve otopark yapacaktı. Güçbirliği kentin tam ortasına bir çukur açtı ve kazıkları çakarken yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bu vefa adamı burada çokça vefasızlık gördü. Basmane çukuru olayında neredeyse en yakınlarınca vuruldu.Basmane çukurunda son durum nedir acaba?

“Çakmur’un İzmir’e yaptığı kötülüğü kimse yapmamıştır.O zaman sadece Galleria vardı.Yapacağımız iş o kadar doğruymuş ki şimdi Türkiye’de bin tane bu tip yer var. Güçbirliği Türkiye’de öncü. Bizden sonra böyle şirketler kuruldu.Biz.iyi niyetliydik,bir takım insanları kullanarak bizim önümüze geçtiler. İzmir yol ayrımındayken yanlış istikamete yönlendirdiler. 1000 in üzerinde adam çalıştı, herkes parasını aldı. Oradaki ufak hisse koyan insanları korumak için kendi kaynaklarımdan 35 milyon dolar para aktardım. Ben plastik işi yapıyorum, plastik ham maddesi alıp satsaydım bu para bugün milyarlarca dolar olurdu. Basmane çukurunda son durum şu. Hazır yatırımcımız var.Şimdi de 1/5000 lik planların iptal edilmesi konusu çıktı ortaya. Mutlaka çözüm yolu bulunacak. İstanbul bu ülkede değil mi? İstanbul’da Ataköy kavşağında AVM var. Türkiye Cumhuriyeti kanunları her şehirde farklı mı? Gerek Güçbirliği olayında gerekse Egepalas olayında çözdük biz işi. Amaç Zorlu ailesinin önünün kesilmesi. Ticari artı politik düşmanlık.” diye cevap veriyor Kemal Zorlu.

Kemal Zorlu 30 yıl önce kapak olduğu bir dergideki röportajında “Türkiye’de namuslu adam olmanın bedeli çok ağır oluyor” demiş sanki ilerisini görür gibi. ”Hayatımda geriye hiç bakmadım geçmişten ders almayı seviyorum.İleriye bakmak durumundayım.Biz çok yükseldik oradan aşağı düştük şimdi yukarı doğru tırmanmaya başladık” diyecek kadar da gerçekçi. ”İleriyi görebilme rahatlığımız var.Bir kuyunun içinde ne gökyüzünü ne ışığı görüyorduk şimdi görüyoruz.” diyor Mazhar Zorlu Holding’in patronu.

“Rusya krizi sizi etkiledi mi?”

“Rusya iyi pazardı bizim için.Tabii ki zorlanıyoruz ama bu krizin hafifleyeceğini ümit ediyorum. Fatura ekonomik olarak bizlere çıkıyor.Bu krizin dört önemli etkisi var. Birincisi istihdam problemi daha fazla olacak. Özellikle turizmde ciddi bir istihdam sorunu olacak. İki ihracatta olumsuzluk Üç doğalgaz kaynaklarındaki sorun. Dört askeri harcamaların artması. Türkiye haklarını savunmalı tamam da bu vurma noktasına gelmemeliydi. Kendini müdafaa refleksi doğrudur ama zamanlama ve şekil yanlıştır”

Kemal Zorlu vefa görmeyen bir vefa adamı…

“Vefa küme düştü ondan” diye esprili cevap veriyor ve devam ediyor “Kayınpederim, ağabeyi ve oğlu Vefa’da başkanlık yaptılar ama küme düşmekten kurtaramadılar. Vefa ve vefalılık  çok önemli. Vefa müslümanlığın özelliklerinden birisi. Kuranı Kerim’i açtığın zaman vefanın ne kadar önemli olduğunu görürsün. Allah’a inanan adam vefasız olur mu? Kul hakkını yiyen adamdan Müslüman mı olur?”

“2023 Türkiye’si nasıl olacak?”

“İnşallah yaşarız 2023'ü. Ümidi kaybetmemek lazım. Hastaya bakıyorsun belirli hastalıkları var tamam da hastanın da yapması gerekenler var. Herşey tek taraflı olmaz.”

Kemal Zorlu’nun lakabı “Kırık Araba”. Çocukluğunda evden çıktığında bakkal çakkal manav uğramadığı yer kalmadığı için babaannesi böyle bir lakap takmış Zorlu’ya. Alsancak Palas apartmanında oturan babaannesi balkondan onu bağıra çağıra gazoz ve dondurma satarken,sağa sola koştururken gördüğünde içeriye oğluna “Mazhar yine rezil olduk tüm İzmir’e “diye seslenirmiş. Kemal Zorlu bugün hala o kırık arabalığını sürdürüyor, o mekan senin bu mekan senin bir sosyal yaşamı var .

Semra-Kemal Zorlu çiftinin Avusturya’da başlayan ve evlilikle sonlanan yaşam beraberlikleri 46.yılında. Kemal Zorlu Tv da spor, tartışma ve  ekonomi programları izliyor. Çok sinirli ve gergin olduğunda evlilik programlarını da seyrediyor. Gurme. Bergama’da mutfakta çalıştığı için yemek yapmayı da bilir ama yapmaz. Teknik direktörlük yapar bu konuda. Ahşap tekne koleksiyonu var. Kalemtraş, biblo ve spor kulüplerinin rozetlerini de biriktiriyor. Urla’da yaşadığı için buradaki restoranlar öncelikle yemek yediği yerler. Özellikle balık restoranları. Köftecileri var, esnaf lokantaları var. Öğlenleri Türk mutfağını akşamları ızgarayı tercih ediyor. Yürüyüş ve doğa onu dinlendiriyor. Bir de uçaklarda uyumak. Akrep burcu. Burcunun bütün özelliklerini taşıyor.Ona gül verene gül bahçesi verir. “Ama kurşun sıkanı da makineli tüfekle tararım. Akrep burcu iki yüzlülükten hoşlanmaz. İşini doğru yapmak ister. İnsan ilişkileri pozitiftir. Aldatılmaktan nefret eder.”diyor Kemal Zorlu.

Kemal Zorlu’nun Türk sanat müziğine tutkusu Bergama Restoran yıllarına gidiyor. O yıllar Bergama sadece bir restoran değil bir aile kulübü. Hemen hemen her sanatçı orada sahne alıyor. Baba Mazhar Zorlu’nun ünlü konukları oluyor. Erol Simavi’den Mehmet Üstünkaya’ya, Sadi Gülçelik’ten Vehbi Koç’a. Babasıyla aynı masada. Sadece oğlu değil babasının ve arkadaşlarının kankası.” Benim en büyük tecrübem onlarla olan beraberliklerim ve muhabbetlerdir.o ortamlarda öğrendiklerimi hayatım içerisinde bir yerlere koydum” diyor Kemal Zorlu.

Ya Altay? Altay’a Zorlu’lar 50 yıl maddi manevi çok şey verdiler ama orada da vefasızlık gördüler. Altay’ı ağzına bile almıyor artık Kemal Zorlu, maçlara da gitmiyor. ”Bir kadını deli gibi seviyordum, aşk bitti” diyor.