Güncel Haberler:

Röportaj - Yüksel Ak Rimer "Anne Olmak, Sonsuz Aşk Benim İçin..."

09.05.2017

Röportaj: Melis YORGANCIOĞLU





“Yaptığım en iyi şeyler çocuklarım ve onların büyüdüğünü görmek, tüm gelişimlerine şahit olmak paha biçilemez.”


Tüm doğallığı, içtenliği, samimiyeti ve değerli vaktini bizlere ayırdığı için Yüksel AK RİMER'e çok teşekkür ederek,

Anneler Günü'ne özel yaptığımız keyifli röportajımız ile sizleri başbaşa bırakıyorum.




Yüksel AK RİMER nasıl biri? Biraz kendinizden bahsetmenizi istesem..


Öncelikle; anne, (gülüyor) enerjik, pozitif, haksızlığa dayanamayan, tutkulu, duygusal, sakin ve eğlenmeyi seven biriyimdir.



2000'de Türkiye Güzeli seçildiniz. Daha sonra, Miss World'de Dünya 3. Güzeli oldunuz. Şimdi ise evli ve iki çocuk annesi olarak o günlere baktığınızda neler hissediyorsunuz?


17 senenin geçtiğine inanamıyorum. Çok keyifli zamanlar geçirdim... Gururla ve mutlulukla hatırlayacağım anılarım oldu. Şimdi ise evliyim ve iki çocuğum var; hem de 9 ve 5 yaşlarında. Yaptığım en iyi şeyler onlar ve onların büyüdüğünü görmek, tüm gelişimlerine şahit olmak paha biçilemez. Zaman zaman mesleğimi özlediğimde yapma şansı da buluyorum, çok şanslıyım! (gülüyor)



Mankenliği tamamen bırakmadınız o halde...


Hayır, tamamen bırakmadım. Ara sıra defilelere çıkıyorum, bazı projelere katılıyorum.




Mankenlik mesleği geçtiğimiz şu son yıllardan bu yana popüleritesini yitirdi. Bunu neye bağlıyorsunuz? Sizce sebebi ne olabilir?


Haklısınız, kaybediyor. İnsanlar, firmalar artık teknolojiyi kullanıyor. Haklı olarak daha kolay ulaşabiliyorlar hedeflerine... Biraz da şundan; popülerlik dizilere ve oyunculara kaydı bence. Güzellik yarışmalarından sonra da mankenlik yerine oyunculuğa yöneliyorlar artık.






“İzmir'de yaşam kolay ve rahat. Ama, İstanbul'da da yaşasaydım, yazları Çeşme'de olmak isterdim!”





Şu an aktif olarak yapıyor olduğunuz veya yakında gerçekleşecek olan projeleriniz var mı? Var ise, Ege Life okuyucularımız için biraz bahseder misiniz?


Son 3-4 yıldan bu yana ortağım ve yakın arkadaşım Elif Özbelge ile örgü çantalar tasarlıyoruz. Yazlık plaj çantaları oldukları için şu an bizim için oldukça yoğun geçiyor.




İzmir doğumlusunuz bildiğimiz kadarı ile... Ve, daha sonra İstanbul'da yaşadınız. İstanbul'dan sonra, İzmir'de yeniden bir düzen oturtmak sizin için nasıl bir süreçti?


Evet, İzmirliyim. Eşimle tanıştıktan sonra yaklaşık iki yıl flört dönemimiz oldu. Bu süreçte sık sık İzmir'e gidip geldim. Daha sonra evlenince, ilk seneler İstanbul İzmir arası gidip gelerek yaşadık açıkçası. Böylece alışa alışa oldu geçiş. Çok da zorlanmadım. Ailemin de İzmir'de yaşaması, büyük avantaj oldu.




Sizce İzmir'de yaşam nasıl? Ve... Eksik olduğunu düşündüğünüz, “Mutlaka olmalı” dediğiniz bir şey var mı?


İzmir'de yaşam kolay ve rahat. Hava güzel, trafik az... Çeşme var. Bunlar artı değerler. Tabii ki, olmayan şeyler var. Eksiklerimiz çok fazla. Restaurant alternatifi yok, çocuklar için de eğlence merkezleri az. Ama özellikle aileler için İzmir yaşanılacak bir şehir.



İzmir ve Çeşme'ye var olan yerleşim akımını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Çok normal. Çünkü refah düzeyi yüksek, insanlar sıcak... Özellikle İzmir'in Çeşme'ye yakınlığı çok güzel. Bütün yazı orada geçirebiliyoruz. İstanbul'da da yaşasam, ben de Çeşme'de olmayı isterdim yazları.





“Karşılıksız, koşulsuz sevmek... Kendinden çok sevmek, anne olmak sonsuz aşk benim için...”






Çocuk sahibi olduktan sonra, hayatınız nasıl değişti?


Önceliklerim çocuklarım oldu. Bütün bencilliklerimden kurtuldum diyebilirim. Daha duygusal oldum. Ve sevginin nasıl bir şey olduğunu anladım diyebilirim. Karşılıksız, koşulsuz sevmek... Kendinden çok sevmek, anne olmak sonsuz aşk benim için....




Hatırladığınız kadarı ile... :) Hamilelikte beslenme konusunda nelere önem vermiştiniz? Nasıl beslendiniz?


Her istediğimi yiyebilirim diye düşünmüştüm. Canım ne çekiyorsa hakkım diye hiç kısıtlamadım kendimi. Eti, sütü, yumurtayı, sebze ve meyveyi ihmal etmedim tabii ki.



Çocuk yetiştirmek sizce zor mu? Onları büyütürken nasıl bir yol izlediniz, izliyorsunuz?


Çocuk büyütmek zor tabii... Her şeyin en iyisini istiyorsunuz çocuğunuz için. Gelecekleri için endişeleniyorsunuz. En çok istediğim; sağlıklı ve mutlu bir hayatları olsun inşallah.





“İki erkek hiç kolay değil; hareket, kavga ve fırlamalık bitmiyor!”






İki erkek çocuğunuz var. Erkek çocuk yetiştirmenin zorlukları neler? Aralarında kıskançlık oluyor mu mesela? :)


İki çocuk ile tek çocuk çok çok farklı. Hele ki iki erkek hiç kolay değil; hareket, kavga ve fırlamalık bitmiyor! (gülüyor) Çok da keyifli, birlikte eğleniyoruz.



Başka çocuk düşünüyor musunuz veya bir kızınız olsun ister miydiniz? Sizin kadar güzel mesela... :)


Şimdilik başka çocuk planımız yok... (gülüyor) Bir kızım olsun isterim tabii, ama sadece kız olsun diye de çocuk yapmam. Bakalım kısmet...



Bu zamana kadar aldığınız sizi en çok etkileyen “Anneler Günü” hediyesi neydi? Bizimle paylaşmanızı istesem?


Benim için, en anlamlısı; kuzucuklarımın kendi el izleri ile yaptığı çalışmalar olmuştu...



Çocuklarınız ile yaşadığınız tatlı, güzel veya komik bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?


Çok fazla komik ve ilginç anılarımız, sohbetlerimiz oluyor. Mesela, geçenlerde namaste ne demek diye tartışıyorlardı. Büyük oğlum “Anne, bakar mısın Google'dan?” dedi ve o haklı çıktı, tabii ki “Nereden biliyorsun?” dedim, bir çizgi filmde “merhaba” demek yerine, “namaste” demişler. Oradan öğrenmiş... (gülüyor)



Sizi mutlu eden şeyler neler? Bir hayat mottonuz var mı?


Küçük şeyler ile mutlu olmasını bilirim, çok şükür...



Bize ayırdığınız bu güzel ve değerli vaktiniz için, size teşekkür ediyoruz... Son olarak, Ege Life Dergisi okuyucularımız için, ne söylemek istersiniz?


Ben teşekkür ederim. Sizlere başarılar diliyorum, Ege Life Dergisi'ni severek okuyorum. Tüm Ege'ye sevgiler!