Güncel Haberler:

SAKİNLİK VE HUZUR: İdris Nebi Taşkan

01.06.2018


SAKİNLİK VE HUZUR: İdris Nebi Taşkan


Son zamanlarda ismini sık sık duymaya başladığımız, ekranlarda görmeye başladığımız bir oyuncu İdris Nebi Taşkan… Basketbolda başarılı bir kariyeri varken, daha fazla insanın hayatına dokunabilme arzusu onu oyunculuk mesleğine sürüklemiş. Onunla sizin de okumaktan keyif alacağınızı düşündüğümüz bir röportaj gerçekleştirdik.


Nerede, nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

İstanbul’da geçti çocukluğum. Ben hayatımın her aşamasında yaşamı tecrübe ederek geçirdim. Çocukluğumu mahalle kültürüyle yaşadım. Aslında gerçek olan bir çocukluk yaşadım. Gerçek dostluk ve gerçek arkadaşlıkların yaşandığı, mutluluğun, kavganın ve üzüntünün en gerçeğini yaşayabileceğim; sokak ve mahalle kültürü ile yaşadım. Mutlu bir o kadar hırslı, belki adaletsizliklere karşı kavgacı adalet arayan bir çocuktum. Benim hayatımda çocukluğumdan değişmeyen tek şey çocukken kurmuş olduğum dostluklar, şimdi de en yakın dostlarım… Her daim de öyle kalacaklar.





Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? Çocukluk hayaliniz miydi?

Aslında, oyunculuk hayalimdi çok isterdim gibi klasik söylemlerin yerine en gerçeğini anlatmak isterim. Yaşamın size hayal ettiklerinizi değil, çok mutlu olabileceğiniz bir işi nasip eder. Ben hayal etmedim hep içimde bu benim mesleğim olmalı diye hayalden uzak bir gerçek için yaşadım. Ve çok istedim. Yenilmezler filminin konusu, anlatımındaki mesajlar bende hayranlık uyandırdı. Bir filmle insanların hayatlarına dokunabileceğim ve onların hayatında, onlara mesajlar verebileceğim noktasında bunu oyunculuk mesleğiyle yapabileceğimi düşündüm. Hayatta en önemli şey tanımadığın hâlde onların hayatında oynadığın bir karakterle olabilmek değil mi? Belki içinde bulunduğun karakter ve verdiğin mesajlar onların hayatında örnek teşkil eder ve pozitif bir algı ortaya çıkarır…  Mutsuz olan birine ışık olursun, vazgeçmiş birinin tekrardan başlamasına neden olabilirsin. Diyorum ya Yenilmezler filmi benim için adı üstünde yenilgiyi kabul etmeyenler olarak bir algı yarattı.  


“YAPTIĞIM HANGİ İŞ OLURSA OLSUN PROFESYONEL OLARAK YAPMAK İSTERİM.”





Basketbol kariyerinizi oyunculuk için sonlandırdınız... Şu an hayatınızın neresinde spor?

Benim hayatta şöyle bir takıntım var; yaptığım hangi iş olursa olsun profesyonel olarak yapmak isterim.  İkisinden birini tercih etmem gerekiyordu. Bir işi profesyonel olarak yapmam için birine yoğunlaşmalıydım. Oyunculuğu tercih ettim. Basketbol tabii ki artık benim için bir meslek değil ama çok büyük bir aşk. Bunun dışında her fırsatta arkadaşlarımla basket maçı yaparım, spor olarak da fitness ile ilgileniyorum.

Fazilet Hanım ve Kızları ses getiren uzun süreli bir yapım oldu. Siz nasıl dahil olmuştunuz kadroya?

Yasin karakterini okuduğumda bu işte olmalıyım dedim. Görüşmeler yapıldıktan sonra bu role hayat vermeye başladım. 





“İZLEYENLERİN BİZİMLE BERABER İŞİMİZE SAHİP ÇIKMASI ÇOK MUTLU EDİYOR.”

Bu kadar ilgiyi bekliyor muydunuz?

Benim için en önemli durum insanların Yasin karakterini sevmesiydi. Sokakta birçok insan bana dizide yansıttığım karakterle alakalı olumlu tepkiler veriyor. Bu sayede işime daha çok odaklanıp, daha çok motive oluyorum. İzleyenlerin bizimle beraber işimize sahip çıkması çok mutlu ediyor hepimizi. 

Dizide canlandırdığınız Yasin nasıl bir karakter? İdris Nebi ile ortak yönleri var mı?

Yasin küçük bir mahallede yetişmiş bir delikanlı. Hayatta en önem verdiği şey sevdiği kız Ece. Yasin kötü biri değil ancak hayatın ona sundukları Yasin'i hırçın, vurdumduymaz, kendi kafasının dikine giden bir adam yapmış. Cahilliğinin sebebi bu aslında. Ona yön verecek, hayatını düzene sokmasını sağlayacak bir rol modeli olmamış hiç. Gençliğin verdiği enerji de eklenince gözü hiçbir şey görmez oluyor. Onun için varsa yoksa Ece. Umarım hayattaki gerçek motivasyonunu bulur ve içindeki güzellikleri keşfeder. Yasin karakteriyle ortak yönümüz yok diyebilirim. 





Geçtiğimiz günlerde Derviş Bağzıbağlı ve Raşit Bağzıbağlı yeni koleksiyonları için podyumda yürüdünüz. Nasıl gelişti bu çalışma, devamı gelecek mi?

Ben bir oyuncuyum. O gün de ben bir modeli canlandırdım diyelim ve sadece bu özel defile için kural bozdum. Bağzıbağlı ailesi benim için önemli, dostlarım. Bu sebeple orada olmak istedim. İlk defa yaptığım için güzel yansımaları oldu ve güzel tepkiler aldım. 

Moda ile aranız nasıl? En sevdiğiniz marka veya tasarımcılar kimler? Tarzınızı nasıl yorumlarsınız? 
Marka takıntım hiç olmadı, güzel olduğunu düşündüğüm her şeyi alırım. Kılık kıyafette konfor benim için çok önemli. Rahat edebileceğim tarz, benim tarzım.

“SAKİNLİK VE HUZURU TERCİH EDİYORUM.”





Set dışında neler yapmaktan, nereye gitmekten hoşlanıyorsunuz? 

En büyük hobim spor. Boş zamanlarımda fitness yapıyorum ve arada arkadaşlarla toplanıp, aramızda basketbol maçı yapıyoruz. Sahil kesimlerine bayılırım. Kafamı dinlemek istediğimde genelde sahil kesimlerinde çay, kahve içmeye giderim. Müzik falan dinlerim. Sakinlik ve huzuru tercih ediyorum.

Sosyal medya ile aranız nasıl? Gelen onlarca yorumu okuyabiliyor musunuz?

Sosyal medyayı kullanmayı seviyorum hatta aktif bir kullanıcıyım. Tabii ki yorumları elimden geldiğince okuyorum, çünkü insanların benim hakkımda düşüncelerini önemsiyorum ve değer veriyorum. Olumlu, olumsuz neler düşündüklerini görmek için okuyorum.

En son okuduğunuz kitap ve en sevdiğiniz film hangisi?

En son Fareler ve İnsanlar’ı okudum. En sevdiğim film de Fransız Yapımı olan Can Dostum.






Peki en son gittiğiniz ülke ya da şehir hangisiydi?

En son bu yaz Akyaka gittim. Akyaka harika bir yer âşık oldum diyebilirim. Hatta önümüzdeki yaz ilk fırsatta yine gideceğim mutlaka.

Bu keyifli röportaj için teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.