Güncel Haberler:

Sanat Dünyasına Bir İzmirli Daha...

24.01.2016

Röportaj: Seher Deniz




Sesi güzel, kendi güzel Açelya Alan'ı ekranlardan tanırsınız...

2013 yılında televizyon ekranlarında yayınlanan “O Ses Türkiye” adlı yarışmaya katılarak Hülya Avşar’ın takımında yer alan Açelya Alan‘ın,  “Akıllanmadım Daha” isimli single şarkısı “Türküola Müzik” etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Duygularını gizleyemeyen, kırgın ve kızgın olmasına rağmen sevmekten vazgeçmeyen bir kadının hikayesini anlatan “Akıllanmadım Daha” şarkısının sözü ve müziği Açelya Alan’a ait. Aranje,mix ve mastering aşamasına ise  Erdinç Şenyaylar ile Tezcan Erol birlikte imza attılar.

Single fotoğrafları için Tolga Özdemir’in objektifine poz veren Açelya Alan, kapılarını Ege Life'a açtı. Alan: "Müzik camiasına çok önemli isimler kazandıran bu çağdaş ve modern şehri hakkıyla temsil etmek benim için önemli.’’dedi.



-Öncelikle Açelya Alan kimdir tanımak isteriz?

16 Temmuz 1986 İzmir doğumluyum. Liseyi İzmir'de bitirdim. Üniversiteyi Isparta'da Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Radyo ve Televizyon Bölümü'nde okudum. Üniversite yaşamım boyunca ve okul bittikten sonra üç dört yıl kadar çeşitli televizyonlarda, prodiksiyon kanallarında haber spikerliği ve sunuculuk yaptım. Ama müzik her zaman hayatımdaydı. 4-5 yaşından beri şarkı söylemek hayatımda en keyif aldığım şeydir. Lise dönemlerimde kendi şarkılarımı yapmaya başladım bu da hayatta en keyif aldığım ikinci şey oldu. Hayatım küçüklük dönemlerimde korolarda, lise ve üniversite yıllarında bazı müzik gruplarında solistlik yaparak geçti. İzmir'de spikerlik yaparken de müzik hayatta en keyif aldığım şey olduğu için hobi olarak onu da sürdürüyordum. Yaklaşık altı yıldır profesyonel olarak müzik yapıyorum ve artık sadece müzikle ilgileniyorum. Grup Perfomans'ın solistliğini yapıyorum. Müziğe ihtiyaç duyulan her türlü ortamda grubumla beraber sahne alıyorum.


-O Ses Türkiye yarışmasına katılmaya nasıl karar verdiniz? O serüveni bize özetler misiniz?

Evde otururken televizyonda böyle bir yarışma yapılacağını ve eleme günlerini öğrendim. Katılmaya karar verdim. Mesleğimi bir adım daha öteye taşımak için yeni insanlarla tanışmak istiyordum. Kendime farklı kapılar açmak için bunun iyi bir yol olacağını düşündüm. Elemelere katıldıktan sonra beni telefonla arayıp İstanbul'a davet ettiler. Yarışmaya katıldım ve Hülya Avşar'ın takımında yarıştım. Birebir bölümünde yarışmadan elendim. Tabi ki daha fazla ilerlemek isterdim ama maalesef orada yarışmaya noktayı koymuş bulundum. Tarık Sezer orkestrasıyla önemli bir televizyon kanalında şarkı söylemek benim için çok büyük bir deneyimdi. Benim mesleğimi bir adım daha ileri taşımak için ve tanınırlığımı arttırmak için çok faydalı oldu. Hayatımda yeni kapılan açtı. Katılmak isteyen müzisyen arkadaşlarıma kesinlikle tavsiye ediyorum. Zaman zaman bu müzik yarışmalarından kimsenin çıkmadığı ve gençleri kötü yönde etkilediği konuşuluyor. Eğer bu yarışmaya katılırken bir bilinç düzeyinde olursanız zarar görmezsiniz. Eğer bu yarışmada dikkat çekersem hayatım değişicek, albüm teklifleri, konserler, filmler olacak gibi beklenti içinde olursanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Ama ben gideceğim yıllardır televizyonda izlediğim ünlü isimleri yakından tanıyacağım, büyük bir orkestrayla şarkı söyleyeceğim, yeni insanlarla tanışacağım derseniz mutlaka size faydalı olacaktır.


-Yarışmayla ilgili çevrenizin tepkileri nasıl oldu?

Öncesinde sadece bir kaç arkadaşımla paylaşmıştım. Geri kalan herkes televizyondan öğrendi. Çok fazla insan arayıp tebrik etti ve destekledi. Güzel bir heyecandı.


-Hülya Avşar ile aynı takımda olmak nasıl bir duygu?

Son derece güzel bir duygu. Gayet ilgili ve güler yüzlü bir insan. Uzun yıllardır müzik camiasında olan bir isim ve ondan öğrenecek çok şey var. Gönül istedi ki daha uzun süre beraber çalışalım.


-Yarışmadan sonra Hülya Avşar ile bağlantı kurdunuz mu?

Sonrasında bağlantı kurmadım. Şu an somut bir iş yapıyorum. Daha önce bağlantı kurmamı gerektirecek bir durumum yoktu. Şimdi bir single çalışması yaptım. Elimde kendi imkanlarımla yaptığım somut bir iş var. İstanbul'a gittiğimde kapısını çalmak ve yardımını istemek düşüncesindeyim.


-Daha önceden idolünüz olan bir sanatçı var mıydı?

Aslında çok vurgulamak istemiyorum. Çünkü sesimi de Nilüfer'e benzetiyorlar. Sadece sesini ve şarkılarını değil duruşunu, tavrını da çok sevdiğim bir sanatçı Nilüfer. Çok fazla dinlediğim bir sanatçı olduğu için belki sesim de bir tık etkisinde kalmış olabilir. Onun dışında Sertap Erener, Funda Arar, Yonja Lodi, Sezen Aksu sadece sesi ve şarkılarıyla değil kendilerini lanse etme biçimleri, müzik hayatları ve müzik camiasındaki duruşlarıyla etkilendiğim isimlerden.


-Bir single çıkardınız. Bu albümü çıkarmaya nasıl karar verdiniz, nasıl gelişti bu süreç? Hiç endişeleriniz oldu mu?

Çok uzun yıllardır müzikle ilgilenen en çok keyif aldığı şey şarkı söylemek olan biri olarak, tabiki bir albüm hayalim vardı. Müzik camiasındaki insanlar bilir, camia zor bir süreçten geçiyor. Açıkçası konuşulanlar, anlatılanlar beni de etkileyip korkutuyordu. Bu korkular yapmak istediğim halde bu yola girmeme engel oluyordu. İstanbul'da bir yapım şirketinin iki prodüktörü Neşe Demirkat ve Bektaş Türk ile tanıştıktan sonra fikirlerim tamamen değişti. Beni çok cesaretlendirdiler ve yüreklendirdiler. Ben de onların desteğiyle yola çıktım ve onların desteğiyle bir şeyler yapıyorum. Kendi imkanlarımla ulaşamayacağım insanlara ulaşmamı sağladılar. Tabi ki hala bazı kaygılarım var ama yola çıktık. En iyisini yapmak için şu an çabalıyoruz.


-Çervenizden single ile ilgili gelen tepkiler nasıl oldu?

Şu an daha PR aşamasındayız. Ama dinleyen herkes çok beğendiler ve destek veriyorlar. Radyolarda yeni yeni çalmaya başladı. Geçtiğimiz 15-20 gün önce bir klip çektik. Klip şu an montajda, teknik aşamalardan geçtikten sonra müzik severlere ulaşacak. Şu an yaptığımız işin mutfak kısmını bitirip sunumuna geçtik. En büyük hedefimiz şarkıyı en geniş kitlelere duyurmak.


-Sizin için önemli olan mutfak mı sunum mu?

Mutfak daha önemli çünkü mutfaktan çıkan şeyi sunabilmeniz, arkasında durabilmeniz için elinizde sizin içinize sinen iyi bir malzeme olması lazım. Mutfak kısmında bütün emeğinizi sarfetmeniz lazım ki ortaya iyi bir malzeme çıksın. Sonra o malzemeyi müzik severlere sunarken arkasında durabilmelisiniz. Ben bu işe ekiple beraber kalbimi, gönlümü, bütün emeğimi koydum.


-Söz ve müzik size mi ait?

Söz ve müzik bana ait. Lise dönemlerinden beri kendi şarkılarımı yapıyorum. Aranje Erdinç Şenyaylar- Tezcan Erol'a ait.


-Bu süreçte gözlemliyoruz ki en büyük desteği eşinizden alıyorsunuz? Onun tepkisi desteği nasıl oldu?

Sadece eşim değil ailem de müzikle ilgileneceğimi söylediğim ilk etapta bana çok destek olmadılar. Normal olarak bazı kaygıları ve camiayla ilgili kötü bir izlenimleri vardı. Yıllar geçtikçe ben çabamdan vazgeçmeyince ve onları da kendimi de üzücek hiçbir şey yaşamadığım için artık destek olmayı seçtiler. Benim içimdeki müzik aşkımı bildikleri için destek oldular. Son zamanlarda çok daha fazla heyecanlı bir durumda eşim ve benim en büyük destekçim.


-Eşiniz ya müziğe karşı çıksaydı nasıl karar verirdiniz?

Eşimle tanıştığımız dönemde de ben müzikle ilgileniyordum. O da zaten bunu bilerek evlendi. Ben de onun bana destek olacağını bilerek evlendim. Tabi ki eşimin istemeyeceği bir ortamda bulunmak istemem. Bir insan sevdiği işi yapamıyorsa mutsuz olacaktır ve ailesini de mutsuz edecektir eşim bunun bilincinde. Ayrıca içimde kalmasını hiç istemedi. Neler olup biteceğini ilerleyen zamanlarda hep beraber göreceğiz. Umuyorum ki güzel şeyler olur ama başarısız da olsam en azından denemiş olacağım. Eğer içimde kalsaydı mutsuz olurdum.


-İlerleyen dönemde bulunmak istediğiniz nokta nedir? Kendinizi nerede nasıl hayal ediyorsunuz?

En büyük hayalim bir albüm çıkartmak. Şu an ikinci bir single projem var o da hazırlanıyor. Bu da duygusal bir şarkı, şu an tam tarih veremiyorum ama kış aylarında müzik severlerle buluşur diye düşünüyorum. Sonrasında kendi şarkılarımdan oluşan bir albüm hayal ediyorum. Ama tabiki müzisyen arkadaşlarımdan beni ifade ettiğini düşündüğüm, sesime yakışan şarkıları da alabilirim. Ben yıllar sonra şarkıları geriye dönüp dönüp tekrar dinlenebilecek bir şarkıcı olmak istiyorum. Albümümü dinledikten sonra hemen bıkmasınlar yıllar geçse de açıp dinlediklerinde yine aynı şeyleri hissedebilsinler, aynı duyguları yaşayabilsinler istiyorum.


-Bu dönemdeki sanatçılarda bu yok mu sizce?

Kesinlikle olanlar çok güzel albümler yapanlar var. Her dönemin bazı özellikleri var müzikte böyle bir dönemden geçiyor. Şu an tüketim çağındayız sadece müziği değil her şeyi çok hızlı tüketiyoruz ve bundan müzikte nasibini alıyor. Her gün yeni şarkılar, yeni klipler çıkıyor. Dinliyoruz beğenirsek bir kaç kere daha dinliyoruz. Sonrasında hemen bir yenisi geliyor ve diğerinde çok fazla durmaya vaktimiz olmuyor. Bir çoğu unutuluyor. Ben daha kalıcı şeyler yapmak istiyorum ama başarabilir miyim bilmiyorum. Şu anda da kalıcı işler yapan sanatçılar da var ama popüler kültürü tercih edenler de var.


-Daha önce yaptığınız bir oyunculuk ya da geleceğe yönelik böyle bir isteğiniz var mı?

Spikerlik yapmamdan kaynaklı kamera önü deneyimim ve çocukluk yıllarımda çok kısa bir tiyatro geçmişim olduğu için kendimi çok uzak hissetmiyorum. Oyunculuk çok önemli ve saygı duyulası bir meslek, biraz popülarite kazanan herkes buna yöneliyor ama gerçekten hakkını vererek yapmak izleyiciler açısından çok daha faydalı. Şu an tamamen müziğe odaklanmış durumdayım ama teklif olursa değerlendirebilirim.


-Yaptığınız şarkılar genelde duygusal tarzda, sahnede hareketli şarkılar mı tercih ediyorsunuz?

Sahnede gittiğimiz mekana ve dinleyici kitlesine göre bir repertuar belirliyoruz. Her programımızda farklı bir repertuar oluyor. Sadece Pop Müziğinden oluşan bir repertuarımız yok bazen Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziğinede yer veriyoruz.


-Peki kendi albümlerinizde...

Albümlerimde daha çok Pop Müziği ağırlıklı olacağını düşünüyorum. Belki ilerleyen zamanlarda farklı bir proje olabilir. Kendi bestelerim ruh halimle alakalı. O dönem neyden etkilendiğiniz, sizi üzen, mutlu eden ne varsa ona göre bir şeyler yazıyorsunuz. Şarkı yazabilmek için bir fikir lazım. Bunu her zaman yaşamak zorunda değilsiniz, birinin size anlattığı, bir kitapta ya da sosyal medyada okuduğunuz bir olay size fikir veriyor. Siz onun üzerine kendi bilgi birikiminizden, hassasiyetlerinizden ve duygularınızdan yola çıkarak bir şarkı oluşturuyorsunuz.


-Single şarkınıza nasıl karar verdiniz?

Ben prodüktörüme 7-8 şarkı göndermiştim. Bu şarkının sesime daha çok yakıştığını, ilk çıkış şarkısı için çok daha pozitif hikayesi olan, sevgiyi anlatan, kızgın ve kırgın olmasına rağmen sevmekten vazgeçmeyen akıllanmayan bir kadının hikayesi... Aslında bu çoğumuzun hayatında ikili ilişkilerinde olan bir olay. Sadece aşk anlamında değil bizi üzen ve yıpratan insanlardan vazgeçemiyoruz. İstemediğimizi söylüyoruz bıktığımızı söylüyoruz, ama o insanlara karşı bir meyilimiz var. Arkadaş ortamımızda insan neden kendini üzenlere bu kadar meyilli diye bir sohbet geçmişti. O sohbet bana bir fikir verdi ve bu şarkıyı yazdım. Gönderdiğim şarkılardanda prodüktörümde bunu seçti.


-Sahnede kendi bestelerinizi söylüyor musunuz?

Bu zamana kadar söylemedim ama bu single çalışmasından sonra artık söylemeyi düşünüyorum.


-Müzik, sinema ve dizi piyasası  İstanbul'da, sizce neden İzmir'de değil? Sizin geleceğe yönelik nasıl bir planınız var, İstanbul'a taşınmayı düşünür müsünüz?

Biz de İstanbul'a taşınmayı düşünüyoruz. Ben yaşadığım şehri çok seviyorum ama buna mecburuz. Bu işe girdikten sonra herkes "ne zaman taşınıyorsunuz" diye sormaya başladı. Burada güzel bir albüm yapabilirsiniz ama bunu tanıtmak zor. İzmir'de en değerli müzisyenlerle çalışıp harika bir albüm çıkarsanız dahi bunu tanıtmak, pazarlamak ve sesinizi tüm Türkiye'ye duyurabilmek için İstanbul'a gitmeye mecbursunuz. Çünkü sektörün kalbi orada atıyor.


-Sizce müzik yarışmalarında birinci olmak galibiyetle çıkmak demek mi oluyor yoksa  o yarışmaya katılmak, o sahnede o isimlerle yer almak zaten kazanmak mı?

Bir yere gelmek için birinci olmak şart değil, bu sadece müzik yarışmalarında değil güzellik yarışmalarında da öyle. Bazen birinci hiç bir şey yapmamış ama yarışmadan elenen biri çok önemli yerlere gelebiliyor. Burada kişisel ilişkileriniz, çevreniz, yetenekleriniz, ısrarınız gibi bir çok etken var. Şansa da ben çok inanıyorum.


-Şanslı mısınızdır?

Şanslı olduğumu düşünüyorum ama çok sevdiğim bir söz var, teşebbüs etmeden tesadüf olmaz. Tesadüflerin gerçekleşebilmeniz için bile sizin bir şeyler yapmanız gerekir. Evinizde oturmak, çaba sarf etmemek sizin bir yere gelmenizi engelliyor. Zaten size yardımcı olabilecek insanlarla ancak yolda karşılaşabilirsiniz. Çünkü onlarda o yolda o yüzden ilk önce yola çıkmak gerekiyor.


-Eşinizle nasıl tanıştınız?

2004 yılında Sertap Erener konserinde ortak bir arkadaşımız vesilesiyle tanıştık.


-Onun meslek hayatı size nasıl geliyor?

Uzun yıllardır bu sektörde olduğu için İzmir başta olmak üzere İstanbul'da da arkadaşlarımız da var. Herkes desteklediği için bana pozitif bir etkisi oluyor. Onun da severek yaptığı bir işi var o da beni çok mutlu ediyor.