Güncel Haberler:

Sevmek Zamanı

01.12.2017



“Sana dünyadaki hiçbir erkeğin hiçbir kadını sevemeyeceği kadar aşığım. Sana âşık olarak kalmak istiyorum.”



“Sevmek Zamanı”, Susuz Yaz filmiyle Berlin Altın Ayı ödülünü kazanmış Metin Erksan’ın, Susuz Yaz’ın hemen ardından çektiği 1965 yapımı filmidir… O dönem hiçbir sinema salonunda gösterime girmeyen filmin başrollerinde Müşfik Kenter ve Sema Özcan oynamaktadır. Film sadece o dönem çekilen Yeşilçam filmlerinden farklı olmasıyla değil, kendi içerisinde yakaladığı garip ama bir o kadar dikkat çekici temasıyla da öne çıkmaktadır.




Halil rolündeki Müşfik Kenter, yağmurlu bir ada sabahında usulca eve girer, ceketini çıkartır, gramafona yağmurla ahenk içinde bir şarkıyı özgür bırakacak olan plağı takar ve koltuğa kurularak sigarasını yakar. Tutulduğu resme dalıp gider bakışları, çaresiz ve resimdeki kadının gözlerinin kendisine hissettirdiği duygularla hem savaş halinde hem o duyguları kucaklamış... Arkada ise bu sahneye eşlik eden boğaz manzarası, durmaksızın yağan yağmur...




Halil’in o sadece kendisine ait olan dünyasına beklemediği birisi gelecektir, âşık olduğu resimdeki kadının beden bulmuş hali, Meral rolüyle Sema Özcan… Meral gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. Böyle bir şey görmemiştir. “Bu zamanda resme âşık olan insan var mı?” diye sorar, masallara benzetir Halil’in aşkını. Ve bu aşk bir süre sonra Meral’in dünyasına da sirayet eder.

Fakat Halil Meral’in aşkını kabul etmeyecektir. “Hayır, sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum, seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.” Bunu birçok defa ifade eder. Meral’in her gelişinde onu itecek, kendi dünyasında girmesine izin vermeyecektir. “Hayır, benimle resminin arasında girme, istemiyorum seni. Ben yalnız resmine aşığım.” Biraz da korkudur, Halil’in kaçışıdır. “Ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle… Hâlbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak.”




Fakat Halil’in Meral’in resmine olan aşkını madde ile sınırlamak mümkün değildir. Bundan çok daha derindir, bir resimden ibaret denerek küçümsenemez. Halil, resmin kendi dünyasına ait olduğunu ifade eder. Herkesten bağımsız, sadece ona ait… O, resmin kendi dünyasındaki suretini, ona kendi yüklediği güzelliğini sevmektedir.




Yine de Meral, Halil’in dünyasında yer edinir. Meral sevgisini gösterdikçe, Halil içine kapanır. Sorgulamaya başlar, sorguladıkça sadece resme değil, o resme duyduğu aşka da aşık olduğunun farkına varır. Kafasındaki düğümlerden kurtulmak için, aşkının acısıyla adadan ayrılmış olan Meral’in peşinden İstanbul’a gidecek ve yine resme olan aşkını ifade edecektir. Yine de, karda çıplak ayak yürüyen ve sevdasıyla hem acı içinde hem de huzurlu Meral’i gördüğünde, ona da âşık olacaktır.




Halil’in aşkı bir manada tasavvufi bir aşk, görünenden ötesine duyulan, kendi içinden gelen bir sevme… Suret orada olsa dahi, o suretin kendindeki varlığını sevmekte. “Ona ait olmayan bir şeyi ona nasıl anlatırım? Aşkım yalnız bana, kendime ait bir şey,”




Sevmek Zamanı, insanın üzerinde alışık olmadığı bir hüzün bırakıyor. Yüreğinde yaşanmak istenen bir yaşanmamışlık hissiyle duygularına ulaşıyor ve izleyiciyi kilitliyor. Film eski İstanbul manzarası, doğal ve yalın çekimiyle de seyrini daha da güzelleştiriyor. Farklı tadıyla ve insanı sürüklediği duygularla, Aralık ayında elinize alacağınız sıcak bir fincan çay veya kahveyle tercih edilmesi gereken, kaçırılmayacak bir film Sevmek Zamanı…




Tür: Dram, Romantik

Süre: 89 Dak.

Yönetmen: Metin Erksan

Oyuncular: Müşfik Kenter, Sema Özcan, Kemal Ergüvenç

Senaryo: Metin Erksan, Kemal Demirel

Yapımcı: Metin Erksan



Yazar:Ezgi Bağcı