Güncel Haberler:

Şirinceli İbrahim’in Kaplankaya Şarapları

20.03.2012

Haber ve Fotoğraflar: Mehmet Emin AL




İzmir’de şarap denince akla ilk gelen adreslerden biri olan Şirince’de ‘Kaplankaya Şarapları’na konuk olduk.

Haftaiçi olmasına rağmen güneşli hava nedeniyle yerli ve yabancı turistler akın etmişti.

Şirince’nin merkezinde bulunan Çınaraltı’nda şarabın kaliteden ödün vermeyen tadıyla tanıştık.

Sizi içerde şarap kadar dost bir yüz, şömine ve muhteşem müzik bekliyor.

Şirince Kaplankaya Şarapları…



Yüzyıllarca üzümlerin burada genç kadınların narin beyaz ayak bilekleri ile buluşup (yaklaşık bir yıl sonra) sofralara taşındığı, mehtaplı güzel gecelerde keyifle, muhabbetle içilen  ‘Şarap’ın vatanı olan Şirince’deyiz. Şirince Kaplankaya Şarapları satan yerdeyiz. Güneşli havaya rağmen hafif soğuk olan Şirince’nin merkezinde bir şaraphanedeyiz. Duvarlarda Anadolu kilimlerinin sıcak renkleri aşağılarda şarap rafları ve tam da köşede çatır çatır yanan muhteşem bir şömine…


Sonu şarap olmayan üzüme yazık olur

Şaraphanede bizi işyeri sahibi İbrahim Kataç karşılıyor, olanca samimiyeti ve güler yüzüyle. Şöminenin önünde büyükçe tahta sehpa ve etrafında ağaç kütüklerinden yapılma taburelere oturuyoruz. Merhabalaştıktan hemen sonra ikram olarak hangi şarabı içmek istediğimizi soruyor. Kullandığı her kelimede şarabi bir dostluk ifadesi… Sürekli tebessüm ve her gelen müşteriye aynı şekilde muhabbetle ikramda bulunuyor. Anadolu’nun bütün bağları burada Sayın Kataç’ın ikramını ve yüzündeki güzel ifadeyi görmüş olsalardı belki de pekmez ya da başka bir şey olmayı reddeder sadece şarap olmak isterlerdi. Sonu şarap olmayan bütün üzümlere yazık olurdu belki de…


“Meyvelerin en doğalından yapılır şaraplarımız”

Normal şarapların yanı sıra özellikle bütün bölge olmak üzere burada meyve şarapları içilir. Kaplankaya Şarapları şaraphanesinde bize ikram edilen tadımlık şaraplarda hem üzüm hem de meyve birlikte şaraptan öte muhteşem bir tada dönüşüyor. Şeftali, elma, ayva, mandalina, böğürtlen, vişne ve kavun gibi meyveler başta olmak üzere çok sayıda çeşit bulunuyor. Konsantrenin asla kullanılmadığı burada meyvelerin kendisi ezilerek suyu büyük bir hassasiyetle süzülerek fermante ediliyor. Yaklaşık 14 yıl önce kurulan bu şaraphanenin şarapları Şirince Festivali’nde birincilik kazanmış şaraplar… Bunu haklı bir gururla, elden bırakılmayan bir tevazu ile fazla da üstünde durmadan anlatıp geçiyor. Kardinal Kırmız Şarap ile de bu başarıyı elde eden Kaplankaya Şarapları sahibi İbrahim Kataç’ı şaraba dair dinlemek istediğimizi söyledik. Doğrudan bir soru sormamayı tercih ettik. Çünkü şarap, ruhumuzda çoğu zaman kelimelere yer bırakmadan insanda bir anlama dönüştüğünü düşündük. Sorudan önce cevapları almak istedik…


Daha çok kar değil; daha çok kalite

Bize şarap kendisine çay söyleyen Kataç “Kaplankaya Şarapları yaklaşık 14 yıldır var. Şaraplarımızı yaklaşık 4 yıl önce Artemis Şarap Fabrikası’da yapıyorduk kendi üzümlerimizden. Daha sonra şuanda yine kendi üzüm ve meyve bağlarımızdan aldığımız ürünlerimizi Yazgan’da fermante ediyoruz. Üzümlerimizi ve meyvelerimizi kendimiz ürettiğimiz için içimize sinen bir şarap yapıyor ve insanlar gerek tattığında gerekse satın aldıklarında biz mutlu oluyoruz. Şarabımızla, Dereli Kaplankaya  Şaraplar ile oldukça kaliteli üretim yapıyoruz ve bundan da asla ödün vermeyeceğiz. Bu nedenle Orada burada şubeler açmıyoruz. Çünkü üzümlerimiz bizim gerçek anlamda güvenilir asla konsantre kullanmadan yapmamıza yetiyor. Şarap herhangi bir eşya satmaya benzemiyor. Sizin ilginiz, tutkunuz ve üzüm bağından doluma kadar sevmeniz gereken bir iş. Bu nedenle her aşamasında şarabımızla muhabbetimiz var” diyor.


“Kendi tanklarımızı kurduk yol bekliyoruz”

Kaplankaya denilen bölgenin ismi daha 1954 yılına kadar burada yaşayan kaplanlardan geliyormuş. Kataç buradaki üzüm bağlarında kendi şaraplarını, bütün aşamalarını kendi bağlarında yağmak için tanklar aldığını söylüyor. Sadece yolun asfaltlanmasını beklediklerini, tamamlandıktan sonra meyve ağaçlarıyla berber 300, sadece üzüm olarak hesaplandığında ise 50 dönümlük bağdan üretiliyor şaraplar… Bütün şaraplardan denedik ancak ben bir şarapta kaldım. Bu şarapta durdum. “Beyaz Dömsek Şarap” özelliği ise yarı tatlı olması. Tatlı olması şaraba içilirlik kazandırdığı gibi enfes bir tat katarken ağız tadı olarak fazla tatlı içmeyenlere ise işte tam da bu dömsek şarabını ikram ediyorlar. Kataç “Bu şarabın özelliği meyve ve şarap tadının aynı oranda olması. Alkol oranı yüzde 12. Bütün meyve şarapları burada bu şöminenin bulunduğu şirin mi şirin şaraphanede, güzel müzik eşliğinde mutlaka tadın.


Yerlisi de yabancısı da çok beğeniyor

Bölgeye yerli ve yabancı turistler ziyaret ediyor. Özellikle rehberlerin gelmeden önce turistlere meyve şaraplarının üretildiği bölge olarak anlatıldığında çok daha fazla beğenildiklerini anlatıyor İbrahim Kataç. Anlatılmadan gelenleri soruyoruz “Onlar da beğeniyorlar ama önce bir şaşkınlık, sonra burada meyve şaraplarının ünlü olduğunu anlatınca farkına varıyorlar. Her şekilde şaraplarımızı beğeniyorlar. Yerlisi zaten biliyor” şeklinde ifade ediyor. Konuşmamızın bir yerinde “Yağmur yağınca işler iyi oluyor. Çünkü turistler içeri giriyor” cümlesinden sonra gülüyoruz. Oysaki yağmurlu havalarda turist gelmez şeklinde düşünmüştük. Kataç ile tanışmadan yaklaşık 7 yıl önce Şirince’yi dolaşırken bu dükkândan içeri girmiştim. O gün yağmur yağıyordu sahiden, konuşunca anımsadım…