Güncel Haberler:

Şöhreti 50 Yaşından Sonra Yakaladı

12.11.2011



“Şöhreti yakaladıktan sonra hiç değişmedim. Evimde basma eteğim ve yemenimle yemeğimi yaparak mütevazı bir hayat sürüyorum. Benim yaşım şöhretle şımaracak bir yaş değil.”

Dondurmam Gaymak filmiyle dikkatleri üzerine çeken Muğlalı Gülnihal Demir’in sinema sektöründe yıldızı parladı. Demir’in Çocuklar Duymasın dizisinde söylediği “Bir öküze sevdalandım” adlı parçası paylaşım sitelerinde tıklanma rekoru kırdı. Demir şimdi tıklanma rekoru kıran parçayı klip yapmaya hazırlanıyor. 50 yaşından sonra meşhur olan Gülnihal Demir yaşadıklarını Ege Life’a anlattı.

“Torunumu çok özlüyorum”

Yüksel Aksu imzalı 'Dondurmam Gaymak'ta dondurmacı Ali Usta'nın karısını oynayan Gülnihal Demir, Çocuklar Duymasın dizisinin en çok sevilen karakteri haline geldi. Muğlalı, banka emeklisi bir ev hanımıyken Yüksel Aksu'yla tanışması sonunda hayatı değişen Demir, bugünlerde çekim için Muğla-İstanbul arasında mekik dokuyor. "Hayatıma hareket geliyor, belki kilo da veririm" diyen çiçeği burnunda oyuncu, 50 yaşından sonra gelen şöhreti çok sevmiş. Şimdilik tek şikayeti ise İstanbul'dayken 9 aylık torunu Derin'i çok özlemesi.

“Hayatım bir anda değişti”

Şansının 50 yaşından sonra döndüğünü belirten Demir, yönetmen Yüksel Aksu’nun, Muğla'da çektiği 'Büyük Yalan' dizisiyle başlayan kariyeri hakkında şu bilgileri verdi; “Ben o dizide figüran olarak rol alıp, ağıt yakmıştım. İlk defa ağıt yakmama rağmen çok başarılı oldum, herkesi ağlattım. Sonra da dizinin setine gidip gelmeye devam ettim. Yüksel Aksu, diziden ayrılıp 'Dondurmam Gaymak'ı çekmeye karar verince beni aradı, filminde rol alıp alamayacağımı sordu, ben de 'Tamam, seve seve' dedim. 'Dondurmam Gaymak'tan sonra da kendimi burada buldum işte. Yani her şey Yüksel Aksu'nun sayesinde oldu.

“Şimdi çok mutluyum”

Demek ki yeteneğim varmış, 50 yaşından sonra bu yeteneğim ortaya çıktı. Eee tabii, çene var, ben emekli bankacıyım. Ama lafları çok arka arkasına sıralıyorum, bundan şikayetçiyim. Bir türlü başaramıyorum yavaş konuşmayı. O kadar dikkat ediyorum ama yine de çok hızlı konuşuyorum, biraz yavaşlasam iyi olacak. Arada yönetmen de diyor 'Biraz yavaş konuş' diye. Benim konuşmalarımın çoğu doğaçlama. Ama ben hep böyle çok hızlı konuştuğum için zor olmuyor benim için. Aslında 74 yılında, bankacılığa ilk başladığım zaman hiç konuşmazdım, arkadaşlarım yakınırlardı. Ama sonradan çenem bir açıldı pir açıldı.

“Muğla’da bakan gibiyim”

Dizi çekimleri için haftada iki gün İstanbul’a gidip geliyorum. Tabi biraz zor oluyor. Ama uçukla gidip geldiğim için pek de sıkıcı olmuyor. Hatta uçukta bulunan hostesler bana ‘siz bizden daha fazla uçukla gelip gidiyorsunuz’ diyorlar.  Bodrum-İstanbul arasında uçan uçukların hostesleriyle çok samimi dost olduk. Sinema filmi ve dizilerde oynamaya başladıktan sonra Muğla’da hayatım çok değişti. Sokaklarda yürüyemez hale geldim. İnsanlar bana sarılıyor. İmza istiyor. Hatıra fotoğrafı çektiriyor.  Kendimi bakan gibi hissediyorum. İstanbul’a gittiğim zaman da aynı tablo ile karşılaşıyorum. Ben insanları seviyorum. Onlar da beni seviyorlar.  Şöhreti yakaladıktan sonra hiç değişmedim. Evimde basma eteğim ve yemenimle yemeğimi yaparak mütevazı bir hayat sürüyorum. Benim yaşım şöhretle şımaracak bir yaş değil. Gençlerde oluyor o. Ben sadece işimi yapıyorum.”