Güncel Haberler:

Vefvef’in Dünyası

12.01.2015

Röportaj: Özlem DEMİRCAN

Fotoğraf: Enis İZGİ



Size bir sürprizim var!

Bir kahraman ile tanışmak üzeresiniz.

Ne Superman ne Spiderman…

Onun adı Vefvef. ‘Palyaçoluk Sanatı’nı başarıyla uygulayan Vefvef’in dünyasında bir gezintiye ne dersiniz?



Gerçek adı Dean Vefik İzgi. Kökeni  M.Ö  1600’lü yıllara dayanan ‘Palyaçoluk Sanatı’nı günümüzde yüksek bir bilinçle, başarıyla uygulayan  Tiyatro bölümü Oyunculuk Ana sanat dalı mezunu, ayrıca yurtdışından ‘Academy of Performing Arts In Clowning’  sertifikalı ‘Palyaço Dünyası’ kurucusu olarak tanınan Vefik’i bir de benden dinleyin.

Sıradan bir yaz günü doğum günü parti organizasyonunda tanıştık Vefvef Bey ile. O da bana ‘Özlem Hanım’ diyor da… O gün bugündür peşindeyim. Tüm sevdiklerimle onu tanıştırmayı borç bilirim. Yaşamınızda yer açın ona. Yararınıza olacağı kesin. Hem sizin hem de çocuklarınız için... “Neden?” dediğinizi duyar gibiyim. Tevazusu, neşesi, samimiyeti, duyarlılığı, cesareti ve işine olan aşkıyla tanışmanızın vakti geldi çünkü.

Yine başka bir çekim günü yeni ameliyat olmasına rağmen zıpır zıpır olan bu adamın, çocuklara nahoş kokmamak için kahve bile içmediğine,  hiçbir şey yemediğine şahit olduğumda biraz utandığımı bile anımsıyorum. Her dakikası yaratıcılık üzerine kurulmuş bu kahramanın kitabını yapmak, çizgi filmini hazırlamak gerek. ‘Vefvef kampta’, ’ Vefvef çekimde’, Vefvef, çocuklar, hayvanlar, doğa, yardımlaşma üzerine yapılacak yüzlerce proje üretilebilir. İçinde ben de olmalıyım kesinlikle…


*Vefvef karakterinin doğuş hikayesini anlatır mısınız?

4 yıllık üniversite eğitiminden sonra (Atatürk Üniversitesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalı) 2003’te mezun oldum. Her genç oyuncu gibi ben de okul sonrası hemen İstanbul’a yönlendim. Özel çocuk tiyatrolarında ve devlet tiyatrolarında 2 buçuk yıl boyunca sanatımı icra etmeye çalıştım. Bu dönemde bir kaç küçük film ve dizide görev aldım.  Smart Tv Çocuk kanalında iki sezon kendime ait olan iki ayrı çocuk programını yönetip sundum. Bir İzmirli olarak İstanbul’da artan terör ve bombalama olaylarından sonra ailemin baskıları ve İzmir hasretimin harmanlanmasıyla İzmir’e kesin dönüş yapmaya karar verdim.  Dönüşümle beraber 2005 Kasım ayında Palyaço Dünyası’nı kurdum. Palyaço Dünyası’nın kurulmasıyla beraber Vefvef Palyaço da doğmuş oldu.  Bir palyaçonun karakterini oluşturmak aslında öyle bir iki günde olan bir şey değil. Gerçekten bir insan yavrusu gibi emekleme, yürüme, koşma, kekeleme, konuşma dönemini yaşıyorsunuz. Hatalar yapıyorsunuz. Hatalar yapmamayı öğreniyorsunuz. Yarattığınız karakter de aslında sizinle beraber büyüyüp gelişiyor. Vefvef Palyaço’nun bugünkü karakterine dönüşmesi yıllar sürdü. Her katıldığı etkinlik, her tanıştığı çocuk Vefvef’in biraz daha oluşmasını, olgunlaşmasını sağladı. Öyle ki kendi kişisel hayatımda yaşadığım inişler çıkışlar bile Vefvef Palyaço’nun oluşumunda pay sahibidir. Vefvef Palyaço’nun huysuzluğu benim de huysuzluğum ya da Vefvef’in şaşkınlığı benim de şaşkınlığım…  Aslında Vefvef Palyaço doğru oranlarda karikatürize edilmiş halim…


*Vefvef’in günlüğünü paylaşalım. Bir organizasyona nasıl hazırlanır?

Açıkçası bunun uygulanması gereken sistemi nedir bilemiyorum ama ben zamanla üretip faydasını gördüğüm ritüellerimi anlatayım. Organizasyon aslında çok kolaydır. Tabii öncesinde hazırlıklarınızı doğru bir şekilde yaptıysanız. Yani aslında organizasyon kesinlikle git balon şişir, yüz boya, köşe kapmaca oynat değildir. Her yeni organizasyonu yepyeni bir organizasyon gibi tasarlayıp yaşamalısınız. Her seferinde aynı heyecanla hazırlanmalısınız. Benim için öyledir mesela. Her organizasyona büyük bir rahatlık, ama muhteşem bir heyecanla giderim. Rahatımdır çünkü önceden hazırlanmışımdır. Heyecanlıyımdır çünkü yepyeni insanlarla, çocuklarla tanışacağımdır. Öyle ya; her çocuk temelde aynı şeylere gülebilse bile, detaylara indiğinizde çok daha zor bir durumla karşılaşırsınız. Apayrı karakterler ve dünyalar...  Ancak konuyu fazla saptırmadan sadede geleyim. Bir etkinlik öncesinde mutlaka ne yapacağımı belirlerim. Bu yapacaklarım çocukların yaşlarına, daha önce karşılaşmış olup olmamamıza, korkularına, hobilerine göre belirlenirler. Örneğin böcek korkusu olan bir çocuğun olduğu bir etkinlikte kelebeklerle ilgili bir oyun yada illüzyon yapılmaz. Bu doğrultuda uygun oyunlar ve yarışmalar, uygun illüzyonlar, çeşitli balonlar ve yüz boyaması için kullanılacak malzemelerin hijyeni ve çantalara yerleştirilmesi yapılır. Bu yaklaşık yarım saatimi alır. Etkinlik öncesinde mutlaka bir duş alırım. Bu süreçte ne yapabileceğimi, yeni esprilerimi düşünürüm. Duş sonrası hemen tıraş olurum. Sonuçta çocuklar sakallı bıyıklı palyaçoları pek sevmezler. Tıraş sonrası makyajıma başlarım. Makyajımı uygulamak yaklaşık 25 dakikamı alır. Sonrasında kostümümü giydikten sonra ceplerime gerekli aksesuarlarımı doldururum. Çantalarımla arabama biner etkinlik yerine giderim. Palyaçoluk bazı kişiler için 1 saatlik bir etkinlik olarak görülse bile bunun oldukça uzun bir ön hazırlık aşaması oluyor…


*Vefvef’in organizasyonlarda yolunda gitmeyen anlarda kriz yönetimi var mı?

Elbette ki var. İyi geçen bir organizasyon için olmak zorunda da. Daha önce görmüş olduğunuz çantalarda bu tür durumlar için gerekli olabilecek her türlü yardımcı aksesuar mevcuttur. Ancak tabi ki bu aksesuarlar tek başlarına yeterli değildirler. Sonuçta palyaçoluk ülkemizde sanılandan çok daha ciddi bir meslek ve sanat dalıdır. Palyaçoluk aslında performans sanatıdır. İçerisinde akrobasiyi, şarkı söyleyebilmeyi, resim yapabilmeyi,  enstrüman çalabilmeyi, sihirbazlığı ve daha pek çok yeteneği barındırır ve en önemlisi pratik düşünebilmek ile hazır cevaplığı gerektirir. Palyaçoluk; her zaman sahneye çıkıp gösterinizi sunmak olmayabiliyor. Direkt olarak çocukların arasında olmanız gereken anlar olabiliyor. Ne tür sorunlarla karşılaşabileceğiniz hiçbir zaman belli olmuyor. Öyle ki tüm bunların yanı sıra basit düzeyde de olsa ilk yardım müdahalesini bilmeyi gerektirir. Bugüne kadar böyle bir durumla karşılaşmadım. Ancak böyle bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gerekeni bilmek hayat kurtarabilir.


*Parti organizasyonlarında aileler nelere dikkat etmeli?

Ailelerin özellikle bu tür etkinliklerde sorunlarla karşılaşmamaları için organizasyona çok iyi hazırlanmaları gerekir. Bu noktada sizin için işinizi kolaylaştıracak bir kaç önemli noktaya dikkat çekmek istiyorum. Doğum günü partisinin aslında kimin için olduğunu unutmayın. Parti organizasyonlarında karşılaştığımız en garip nokta, velilerin aslında doğum günü partisinde çocuklarından çok kendi arkadaşlarının eğlenmesini düşündüğüdür. Bir başka tuhaflık da ailenin aslında başka aileleri büyülemek maksatlı partiler düzenlediğidir. Asla unutmayın doğum günü kimin ise, eğlenceler ona göre ayarlanmalıdır. Yetişkinler eğlenirken çoğu çocuk sıkılır. Bu da istediğiniz en son şeydir. Hazırlıklarınızı partinin gününden önce hazırlayın. Örneğin balonlarınızı bir gün önceden şişirip büyük torbalarda muhafaza edebilirsiniz. Böylece gösteri saati yaklaştığında yapacaklarınızı daha rahat yaparsınız. Eğlenmeye de zamanınız kalır. En güzeli stres yaşamazsınız. Her şeyi kendiniz halletmeye çalışmayın. Ne kadar çok yardım alırsanız partide de o kadar çok eğlenirsiniz. Atıştırmalık malzemeleri sandviçleri dışarıdan getirtin. Bulaşıkları hallederken dostlarınızdan yardım alın. Ve onlara minnetinizi belirtmeyi unutmayın. Bir gün onlar aynı zor anları yaşarken sizde onlara yardım edin. Güvenlilik sınırını aşmayın. Bulunduğunuz alana göre çok fazla insan davet etmemeye dikkat edin. Davetliler listesini hazırlarken çocukların anne ve babalarını da çağırmayı unutmayın. Unutmayın aile bireylerinden ne kadar çok varsa, küçük kazaların olma ihtimali de o kadar azalır...


*Doğum günü partilerinde hangi yaşta ne yapılmalı?

Bunun farkında olunması çok önemli.  Çocuklar her yeni yaşında hayatı biraz daha tanırlar. Her yaşta espri anlayışları, zevk aldıkları oyunlar gibi pek çok unsur biraz daha gelişir. Örneğin biz Palyaço Dünyası’nda 3 yaşından küçük çocuklar için Palyaçoları önermiyoruz. Çünkü bu yaşlarda çocuklar tam da gerçek dünya ile hayal dünyasının farklarını algılamaya başlarken karşılarına bir çizgi karakteri çıkarmak onları ciddi bir ikilemde bırakabiliyor. Bu yüzden velilerin çocuklarını bir palyaço ile tanıştırmak için en azından 3 yaşına kadar sabır göstermeleri çok önemlidir. 1 yaşındaki çocuklara bir doğum günü partisi verirseniz; onlara sizin için olduğundan daha zor gelecektir her şey. Muhtemelen yapılan hazırlıklardan, pastalardan, mumlardan ziyade sadece hediye paketlerinin sesi ve parlaklığı ilgilerini çekecektir. 2 yaşındaki bir çocuğun doğum gününde sadece bir - iki yaşıtı yakın arkadaşı ve ailelerinin çağrılması yeterli olacaktır. 2 yaşındaki çocuklar organize oyunlar için çok gençtir. Fakat bu yaşta balonlar ve müzik onları memnun eder. Dolayısıyla parti alanında bol miktarda oyuncak, balon ve müzik bulunmasında fayda var. Doğum gününün en güzel kısmı pasta ve mumlar olacaktır. Parti bir, bir buçuk saatten uzun sürmemelidir. 3 yaşındaki çocukların büyük bir çoğunluğu parti sırasında ailesinden uzak olmayı tercih etse de sık sık tekrarlanacak olan tuvalet molaları, el yıkama seansları için ailelerinde ayrı bir odada toplanmış olmasında fayda var. Bizim bu konudaki tavsiyemiz ya çocukların sayısını sınırlı sayıda tutmak, ya da ailelerini de partiye çağırmak. Bu yaşlarda kısa oyunlar oynanabilir, özellikle müzikli olanlar. 4 yaş sihirli bir yaş sınırıdır. Partide pek çok kişiyle anlaşmaya başlayan çocuklar çok heyecanlanabilirler. Bu sebepten seçeceğiniz oyunlara çok dikkat etmelisiniz ve partiyi çok uzun tutmamalısınız. Bu yaş palyaçolarla tanışmaları için en iyi yaştır. 5 yaşındaki çocuklar çok suskun ve içine kapanık olabilir. Bunun yanı sıra özellikle erkekler çok gürültülü ve yaramaz bir hal alabilirler. Bu sebepten ötürü hali hazırda yedek planlarınız olmalı onlara karşı. Arada bir sakinleşmelerini sağlayacak oyunlar oynatmalısınız.6 yaşındakiler artık kendi gelişimlerini tamamlamaya başladıkları için, partiyi hazırlamada size yardımcı olmaktan zevk duyacaklardır. Parti sırasında da enerji patlamaları yaşayacakları için büyük boş odalara ve iyi organize edilmiş eğlencelere ihtiyacınız olacaktır.  7 yaşında ise kuralları kolayca kavrarlar, dolayısıyla eğlenceli takım oyunları onlar için mükemmel eğlencelerdir. Oyunlar sırasında her çocuğun yarışmasını sağlayın yoksa güzelim partiniz gözyaşlarıyla lekelenir...


*İyi bir palyaço nasıl olmalı? Kostüm giymiş herhangi birinden nasıl ayırabilir organizasyon yapacak kişiler? Seni de tanımamışlarsa… Farkı bilmeleri mümkün mü?

Komplimanınız için teşekkür ederim. Aslında bir bakışla iyi ya da kötü palyaçoyu anlamak çok zor değil. Örneğin kılık kıyafetinin temizliği, ütülülüğü ya da makyajının nasıl yapılmış olduğu…  Suratındaki ifade, insanlarla iletişimi, yürüyüşü bunların hepsi size ufak tüyolar verecektir. Yani bir palyaçoya baktığınızda sizi ya da çocuğunuzu rahatsız etmiyorsa, özenilmiş bir hava yaratıyorsa o zaman ilk aşamadan geçmiş sayılır. Peki ya ikinci aşama? İkinci aşamanın açılımı size sunacağı hizmet kalitesidir. Kılık kıyafeti ne kadar iyi görünürse görünsün çocuklarınızı eğlendiremiyorsa ona başarılı bir palyaço denemez. Aynı şekilde çocukları eğlendiriyorsa ama kılık kıyafeti kötüyse, yine başarılı bir palyaço diyemeyiz. Bu arada tam bu noktada çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bir palyaçonun eğlendirme hizmeti içerisinde, örneğin play station getirip çocuklara bilgisayar oyunu oynatması yoktur. Oynatacağı oyunların kişi becerilerine, zekaya, bedensel gelişime ya da güldürmeye yönelik olması gerekmektedir. Bu tür hizmetleri verip kendisini “Palyaço” olarak adlandıran insanlar ve kuruluşlar vardır. Ancak bu yanlıştır. Bu tür hizmetlere verilen isim animatörlüktür.  Animatörlük ve Palyaçoluk asla birbirine karıştırılmamalıdır.  Daha önce belirttiğim gibi palyaçoluk performans sanatıdır. Performans sanatı da beraberinde disiplini getirir. Elbette ki bu disiplin bir askeri disiplin değildir. Örneğin dakikliği, temizliği, saygıyı gerektirir…


*Gülmek üzerine konuşalım. Vefvef karakteri hep güler mi? Ya da güldürme üzerine mi çalışır?

‘Vefvef Palyaço’ temelinde huysuz, çoğu zaman beceriksiz bir palyaçodur. Çoğu zaman söylenenleri yanlış anlar veya hiç anlamaz. Çocuklar onun güldüğünü hemen hemen hiç görmezler. Vefvef’i komik yapan bu başarısızlıkları ve huysuzluklarının altındaki suratsızlığıdır. Makyajı da bu doğrultuda asık suratlı bir mimik taşımaktadır. Bu sebepten de Vefvef kendini çocuklara kabul ettirdikten sonra ne yapsa artık çocuklar için komik görünecektir.


*Peki Vefvef hep çocukları güldürmek üzerine mi çalışır?

Evet. Vefvef’in tek amacı vardır. Bu da çocuklara her hangi bir yanlışı aşılamadan, ancak öğretme kaygısı olmadan güldürmektir.


*Sürprizleri var mı? O kocaman çanta da neler saklıyorsun?

Tüm veliler ve öğretmenler arasında en merak edilen konulardan bir tanesi de sanırım bu çanta meselesi. Etkinlikler sırasında bile çantayı açtığım anda eğilip içini görmeye çalışan pek çok veli ve öğretmenle karşılaşıyorum. Aslında çantanın içini gizemli tutmak daha keyifli ama sanırım sırrımı sizinle paylaşabilirim.  Şaka bir yana çantalarımdan bir tanesinde illüzyon malzemelerim var. Diğerinde ise yüz boyamalarında kullandığım Kroyolan marka yüz boyası setim, sosis balonlarım, pompalarım ve çeşitli yarışmalara ve oyunlara yönelik aksesuarlarla oyuncaklarım var…


*Vefvef resim yapabiliyor, yüz boyayabiliyor, balonlardan şato kurabiliyor? Başka?

Resim çocukluğumdan beri merakımdı. Son yıllarda mesleğimle birleştirdiğim içinde artık işimin bir parçası… Bunun yanı sıra dediğiniz gibi balonlardan çocuklara o andaki isteklerine göre çeşitli hayvanlar, eşyalar ya da aksesuarlar yapabiliyorum. Bunun yanı sıra gösterilerimin büyük bir kısmını illüzyona yani sihire de ayırmış durumdayım. Sihirbazlık çocuklar için gerçekten çok keyifli anlara sebep oluyor. Ancak bu sihir görmeye alıştığımız sahne sihirlerinden değil. Yani sahnede hoş bir bayanı testereyle üçe bölmek falan yok. Tam tersine çocuklara şiddetten uzak, güldüren numaralar yapıyorum. Tabi her palyaçonun yapması gereken komedi ise zaten bütün etkinlik süresince uygulanıyor. Ayrıca tek tekerlekli bisiklete binmek, top çevirmek veya ellerimin üstünde yürümek gibi basit akrobasi gösterileri de yapabiliyorum, elbette bu çocukların yaşlarına bağlı olarak sergileniyor.


*Kendini tekrar etmeyi sevmeyen, yenilikçi yapısı Vefvef’i üzmüyor mu? Yormuyor mu?

Gerçekten bu konu Vefvef ve Vefik arasında zaman zaman sert fırtınaların çıkmasına sebep olabiliyor. Öyle ki bir süre sonra Vefik yoruluyor ve Vefvef bir süreliğine dinlenmek zorunda kalıyor. Ancak bu süreç nihayetinde ikisinin de iyiliğine gelişiyor. Çünkü çok kısa bir süre sonra Vefik derin araştırmalar, uyuyamamalar, sabahlamalar neticesinde yeni gösterileri Vefvef’in hizmetine sunmuş oluyor.


*Vefvef’in boş zamanı yok. Vefik neler yapar? Hobileri? Şu meşhur arabandan da bahsedelim.

Vefvef’in boş zamanı yok doğru. Ancak biraz boş zamanım olduğunda, biraz olsun da kendime zaman ayırabildiğimde yapmayı sevdiğim bazı şeyler var. Örneğin köpeğim ile zaman geçirmeyi çok seviyorum. Bunun dışında akvaryumlarımdaki balıklarımı seyretmeyi çok seviyorum. Hobilerim arasına sıralayabileceğim pek çok şey var. Özellikle çeşitli konularda kitap okumayı çok seviyorum. Bunun yanı sıra fosil koleksiyonum ile ilgilenmek de favori hobiler listesinin başında yer alıyor. Kamp yapmak, balık tutmak, tüpsüz dalış yapmak, bisikletle gezmek, kaktüs yetiştirmek gibi hobilerim de var. Ancak listemin bir numarasında arabamla dağlarda gezmek var. Aslında arabam öyle meşhur değil ama etkinliklere giderken en iyi dostum, yol arkadaşım. Aslında onunla ilgili ne anlatabilirim tam olarak bilemiyorum. O bir 98 Model 300 TDI Land Rover Defender 110 SW. Bu tanımlama aslında pek çok kişi için hiçbir şey ifade etmeyecektir. Ancak benim için o bir araba değil, hayallerimin ta kendisidir.


*Palyaçoluk sanatı ile ilgilenen çok sevenlere önerilerin ve mesajını öğrenelim mi?

Bence palyaçoluk az buçuk çocuklarla ilgilenen herkesin biraz olsun ilgilenmesi gereken bir sanattır. Ancak nasıl ki her beyaz gömlek giyen kişi doktor olamazsa aynı şekilde her palyaço kostümünü giyen de palyaço olamaz. Profesyonel bir palyaço olmak diğer her türlü profesyonelliğe ulaşılmış işlerdeki gibi ciddi bir bilgi birikimine sahip olmayı ve hiç de küçümsenmeyecek bir eğitimden geçmiş olmayı gerektirir.  Bir palyaço insanları; sesiyle, hareketleriyle, tavırlarıyla seyircilerini kendi hayal dünyasına sürüklemelidir ve daima yaratıcı olmalıdır. Palyaçolar bir çocuğun hayatında sandığınızdan çok daha derin izler bırakır. Çocuğunuz iyi bir palyaçoyla tanışmışsa her zaman palyaçoları sever. Ancak çocuğunuz kötü bir palyaçoyla tanışmışsa ömrü boyunca hep palyaçolardan korkar.


İyi ki varsın Vefvef! Teşekkürler…