Güncel Haberler:

Volkan Ertuğrul; Şampiyonluktan Başhekimliğe Başarı Öyküsü

26.09.2016

Röportaj: Seher DENİZ



Henüz 6 yaşındayken başlamış Özel Ege Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Volkan Ertuğrul’un hikayesi…

Küçük yaşta yakalandığı Tonsillite bağlı Akut Romatizmal hastalığını yenebilmek için doktorunun tavsiyesi üzerine spora başlamış… Başhekim Dr. Ertuğrul, 2. Dünya ülkesi hastalığı olarak adlandırdığı hastalıktan dolayı 3 haftada bir 1200 ünitelik penedur iğneler yemek zorunda kalmış, çocukluğunun büyük bir kısmını da bu sebepten hasta olarak geçirmiş. En büyük destekçisi ise vefakar annesi olmuş. Yaklaşık 2 ay İmmobilizasyon dönemi geçirmiş ve bu hareketsiz geçirmesi gereken dönemde, vaktinin büyük bir kısmını kitap okuyarak geçirmiş. İlkokul öğretmeni olan babası çizgi roman okumasını yasaklamış. Resimlerin, okumanın önüne geçtiğini savunurmuş. Ancak Başhekim Dr. Ertuğrul’a kıyamamış ve Marvel serilerinden XMEN serilerini almış. Orada herkesi kurtaran, vücudu sınırsız iyileşme gücüne sahip olan Wolverine ise gelecekteki hayali olmuş… Kalp yetmezliği olunca spora başlamasını söylemiş doktorları ve bunun üzerine bir spor salonuna yazılmış, hayatı boyunca Wolverine olmak istemiş…

O sürede tedavileri devam ettiği için gittiği doktor muayenelerinde ise gözünde ilahlaştırdığı doktorların ne kadar kutsal bir meslekleri olduğunu fark ederek, doktor olmaya karar vermiş.

Kendisini ilk tanıdığımda tıpkı sizler gibi düşünmüştüm, Dünya Vücut Şampiyonu bir doktor…  Alışılmışın dışında bir yaşam öyküsü…

Dünya Vücut Şampiyonluğu

21 yaşına geldiğinde kalp yetmezliği tam iyileşmiş ve spor salonunda model aldığı ağabeyleri gibi vücut geliştirme sporuna başlamış. O yıllarda tanıştığı Avrupa Vücut Şampiyonu Soner İçöz, Başhekim Dr. Ertuğrul’u yarışmalara girmesi konusunda ikna etmiş. Bir yıl sonra girdiği ilk yarışmada dördüncü olduğuna üzülmüş ve sonraki yıllarda hedeflediği birinciliği alarak Dünya Vücut Şampiyonu olmuş. Birincilikten beşinciliğe kadar birçok derecesi bulunan Başhekim Dr. Ertuğrul, bu işi profesyonel olarak yapmak istemiş ve ARES GYM adıyla bir spor salonu açmış. Gündüz Anestezi Uzmanlığı, geceleri ise vücut geliştirme antrenörlüğü yaparak geçirmiş yaşamını…

“En büyük destekçim annem”

En büyük destekçisi annesiymiş… Doktor olduğu için oğluyla gurur duyuyormuş. Spor yapıp kendisini yormasını istememesine rağmen, yine en büyük desteği o veriyormuş. Avrupa Vücut Şampiyonluğu Yarışmasına girmeden bir gün önce diyetini bozmasına izin vermemiş dolapla arasına girmiş mesela… Öyle ya bu şampiyonluk için ciddi bir mücadele vermiş Başhekim Dr. Ertuğrul… Çok azimli ve iradeliymiş ki, ayları hatta yılları spor ve diyet yaparak geçmiş…

O, bir İzmir aşığı

İzmir doğumlu Başhekim Dr. Ertuğrul, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, yine Ege Üniversitesi Yoğun Bakım ve Anestezi Bölümü’nde ilk lisansını yapmış. 2 yıl Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde mecburi görevini yapmış ve Muş’un ilk Yoğun Bakım Ünitesini kurmuş. Mecburi hizmeti bitince ise âşık olduğu İzmir’e dönmüş.

“Akademik kariyerden vazgeçtiğime pişman değilim”

Akademik kariyer düşünmediniz mi sorusuna ise; “Akademik kariyer yapmak hem kolay hem de zordur.  Emeğini verirsin, bilgili becerikli bir adam olabilirsin ama bazen her şey istediğiniz gibi gitmez.  50 yaşında kel, göbekli ve hala uzman olarak kendinizi bulabilirsiniz. Bu olmasın istedim.  Akademik kariyer benim için çok önemliydi. Doçentlik dosyamın yarısı hazırdı ama ben bir seçim yaptım özel sektörde daha rahat hizmet verilebilineceğini düşündüm. Akademik kariyerden vazgeçtiğime hiç pişman değilim. Çünkü yaşamda tek bir cephe yok, birden fazla cephe var.” cevabını veriyor.

İzmir’e döndükten sonra bir çok özel hastanede ameliyathane, yoğun bakım kurulum aşamalarında görev almış, 30 yatak üstü en kötü durumdaki hastaların bakıldığı yoğun bakımlarda sorumluluk yapmış. En son olarak Özel Ege Şehir Hastanesi Başhekimliği görevine gelmiş. İşletmecilik sistemindeki özel hastane şartlarından memnun olmadığı için görev yaptığı kurumları değiştirmiş. Bir işi düzgün yapınca da para kazanılacağını kanıtlamak istemiş Başhekim Dr. Ertuğrul ve başarmış da…

Genç, dinamik, başarılı Başhekim

6 ay önce Yenişehir’de hizmete açılan, Özel Ege Şehir Hastanesi’nin genç, başarılı, dinamik Başhekimi olarak hayatına devam ediyor. Hastaları hayatta tutup, güler yüzle karşılayıp tedavi etmek amacıyla kusursuz hizmeti amaçlıyor…

Günde 45 dakika idman yapıyor

Antrenörlük ile başhekimliği bir arada yürütmenin düşünülenin aksine zor olmadığına inananlardan Başhekim Dr. Ertuğrul. ‘Spor yapmak sosyalleştirir’ diyor ve her gün 45 dakika idman yaptığını söylüyor. Sabahları 5’te kalkıyor ve A’ dan Z’ ye her şeyiyle ilgilendiği hastanesine koşuyor. Geç saatlere kadar çalışıyor. Yerdeki çöplerden tutun da, personelin geliş gidiş saatlerine kadar her şeyle birebir ilgileniyor.  Alışılagelmişin dışında bir Başhekim o… Kendi deyimiyle, asık suratlı bir profesör, odasında Vali Yardımcılarını ya da İl Sağlık Müdürlüğü temsilcilerini ağırlayıp, odasından çay ya da kahve kokuları yayılan bir Başhekim değil… Hastanedeki aksaklıklardan ilk onun haberi oluyor, çünkü sahada çalışan bir hekim olduğu için aksaklıklar onu da etkiliyor ve sorun büyümeden müdahale edebiliyor.

Günde 20 ye yakın birçok zor ameliyata girip günün stresini spor yaparak atıyor.  Bir yanda hayata tutunmak isteyenlerin, ölümden dönenlerin mücadelesini görüp, diğer yanda akşamları,  kız arkadaşına güzel görünmek isteyen zayıf, cılız genç delikanlıların antrenman yaparak kendisini motive ediyor. Sporun insanı disipline ettiğini, disiplinli bir adamın ise başarılı olacağını söylüyor Başhekim Dr. Ertuğrul.

Hedefi 200 yataklı Üniversite hastanesi

Hedefi ise, Özel Ege Şehir Hastanesi’ni 200 yataklı bir Üniversite Hastanesi yapmak… 

Ege Şehir Hastanesi’ni diğer hastanelerden ayıran temel özellik, mali koşulların ön planda olmaması. Diğer hastanelere nazaran daha mütevazı muayene ücretleri olduğunu söylüyor Başhekim Dr. Ertuğrul. Önceliğinin kaliteli sağlık hizmeti olduğundan bahsediyor. A sınıfı bir hastane ve altyapısında hiçbir eksiği olmadığını vurguluyor.

“Kişilik Çatışması Yaşamıyorum”

Kişilik çatışması yaşayıp yaşamadığı konusundaki soruma ise şu cevabı veriyor Başhekim Dr. Ertuğrul; “Kişilik çatışması yaşamadım gündüz zorda olsa takım elbise giyip akşam tshirt ile idman yapabiliyorum. Tek zorluğu uygun zamanda uygun şekilde görünmek. Mesela ben takım elbise giyemiyorum. Çünkü uygun takım elbise bulmakta zorluk çekiyorum. Çünkü vücut yapım buna çok uygun değil. Birtakım yerlere tişörtle katılamazsın. Tişört çok güzel yakışıyor da, mesela sivil ortamlara kot tişört ile katılıyorum. Karşıdaki konuğum kendisine karşı özensiz davrandığım gibi bir algı yaratabiliyor bu durum. İnsanlar biraz tanıyıp beni yaptığım işlerin sonucunu görünce hem hastane hem de spor salonu gurubu kafasında benim yerimi oturtuyor. Bende gündüz Başhekim, akşamda spor salonumda antrenör olarak yaşayabiliyorum. Bu bakımdan kişilik çatışması olmuyor.”

İz Bırakan Anıları…

Doktorluk mesleği boyunca kendisinde iz bırakan anıları bizimle paylaşmasını istedim Başhekim Dr. Ertuğrul’dan… Bizi kırmayarak, kendisini duygulandıran şu anıları anlattı:

“3-5 yaşındaki kız çocuğumuz, Pazar günü sabah babası ekmek almaya gittiğinde babasının  arkasından bakmak isterken, 7. kattaki pencereden düşüyor. Kafa travması ile geldi, acil serviste ben karşıladım, ameliyathaneye aldık, yoğun bakımda tam 6 ay yattı.  Bir gece ölüyordu, az kalsın. Tabureyi çektim, yatağın başına oturdum, elimde 10 tane ilaç, teker teker yapıyorum. Tam anlamıyla iyileşemeyeceğini biliyordum ki şu anda da yürüyemiyor ve konuşamıyor ama annesine onun ölüm haberini veremezdim. Hala her bayram ararlar. 16 yaşında falan sanırım şimdi. Yoğun Bakımda olmanın en kötü tarafı birinci derece yakınlarına ölüm haberi vermek.  Bazen annesine bir evladının öldüğünü söylüyorsun.

Aşk…

Bir de … ATE… Ayşe Hanım’ın bir eşi var, hala aşık ve 70 yaşında… ATE’nin ilerleyici kas ve sinir dokusu hastalığı vardı. Genel durumu çok sıkıntılıydı, yavaş yavaş sinir dokusu bozuluyor ve sinir dokusu bozulunca da akciğerlere nefes al ver diyemiyor.  Yapay solunum cihazına kadar gidiyor. Yaklaşık 6 aylık bir süreci beraber geçirdik. CE bey her gün yoğun bakımın kapısında saatlerini geçirdi. Ve ATE hayatını kaybetti. Öyle ki; Ayşe Hanım kötü, içeriye alıyorum, biraz iyi oluyor, hissediyor eşinin onu sevdiğini...  CE eşinin yılladır hasta olduğunu çok iyi biliyor. Onu o haliyle yaşatmak için bile elinden geleni yapıyor. Yapay solunum cihazı ile bile hayatının sonuna kadar ona bakardı.  Aralarındaki aşk günümüz ilişkileri düşünüldüğünde çok nezaketliydi. Ve beklenen ve hoş olmayan son gerçekleşti. CE hala arada bir arar ve sesini duymak istedim der.

 “Sıkıntılarımdan kurtulmak için spor yapıyorum”

Bütün bu sıkıntılardan kurtulmamın yolu, hırsı ağırlıklardan almaktı aslında. Çünkü ben hassas bir adamım, çevremdeki insanları kırıp dökmekten, öfkelenmekten hoşlanmam. Hıncımı idmanda aldım. Alkol, sigara ya da kokain değil, spor bana kendimi yeterince iyi hissettiriyor.

“Bir doktorda olması gereken temel özellik hastalıktan ve hastadan korkmamak”

Bir doktorda olması gereken temel özelliğin, iyi bir insan olması gerektiğini şu hikayesi ile dile getiriyor Başhekim Dr. Volkan Ertuğrul;

“Ben çocukken, çalışan ebeveynlere sahip olduğum için bana rahmetli büyükannem baktı. Annemin ananesi. Eski bir Osmanlı kadınıdır. Çok düzgün ve nettir, birçok şeyi ondan öğrenmişimdir. Sevgiyi, insanlara iyi davranmayı, düzgün olduğum zaman neler yapabilecek olduğumu. Rahmetli büyükannem 96 yaşında vefat etti.  Yoğun bakımda vefat etti ve ben çok üzüldüm yine. Onun için hasta yakınlarımı da anlarım. Bu bir… İkincisi, bu doktorluk kimliği ile sporculuk kimliğini hiç anlayamadı.  Biz seni doktor yaptık, güreşçi yapmadık derdi. Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanlığını bir türlü anlayamadı, ona göre bir dâhiliye vardı, bir de cerrahi vardı. Ben ona kısaca bir anlattım. Büyükanne bak, yoğun bakıma, acil servise hasta geliyor, trafik kazaları oluyor, fonksiyonlarına bakıyoruz, yapay solunum cihazı bağlıyoruz. Ameliyathaneye alıyoruz, Sezaryende doğum yapamayan anneye yardımcı oluyoruz. Ben anlattıkça onun gözleri büyüdü ve bana dedi ki; ‘evladım biz seni iyi insan olarak yetiştirdik. İyi insandan iyi hekim olur dedi. Ama dedi bazen elinden gelmez birtakım şeyler, hastalarını kaybedersin ve onun vadesi orada biter. Allah seni vadesi yetmişin şerrinden korusun dedi.” Onun için bu iyi dilekle tüm hastalarıma cesaretle korkmadan yaklaştım. Yoğun bakımda da hastalıktan ve sorunlardan korkmamak en önemli şey bence...

“Tanrı Hayalsiz Bırakmasın”

Değerli EGE LIFE okurlarına verdiği mesaj ile keyifli röportajımızı sonlandırıyor;

“Sağlıklı, sporlu kalsınlar yeterli. İnsanlar seçim yaparlar, her zaman da doğru seçim olmak zorunda değil.  Ellerinde olmadan insanlar birtakım hatalar yapabilirler, o kadar ki çocuğu pencereden bile düşebilir. Dünyada her şeye ulaşılabilir ama her şey de bir anda elden kayabilir. Bu yaşamın asla sonu değil, hayat devam ediyor ve dünyada daha kötü şeyler var. Bunları unutmadan yaşamın tadını çıkarmak gerekiyor.  Hayallerinizden vazgeçmeyin, hayaller bitmez. Tanrı hayalsiz bırakmasın…”