Güncel Haberler:

“Volkicar’ı ve V1’i ihraç edeceğiz”

22.12.2011

Röportaj: Işıl KAYA



Tamamen Türk mühendislerinin tasarımı olan safkan yarış otomobili Volkicar, küçük yapısına karşın güçlü motoruyla yüksek performansı garantiliyor. Motor sporunu geniş kitlelere yaymak için tasarlanan Volkicar, dünya çapında da talep görüyor.

Türk motor sporları tarihinin uluslararası alanda en başarılı ralli pilotu unvanını taşıyan Volkan Işık, Türkiye’nin ilk özgün yarış otomobiline imza attı. ‘Volkicar’ adını taşıyan yarış otomobili, tamamen Türk mühendisliğiyle tasarlanırken, geliştirme çalışmaları Volkan Işık ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. İlk taslaklarından üretim aşamasına kadar yaklaşık 2 yıllık bir çalışmayla ortaya çıkarılan Volkicar’ın ilk versiyonu V1 logosunu taşıyor. V1 Challenge yarış organizasyonu ise hem kuralları hem de şehir merkezlerinde yapılacak olmasıyla Türkiye motor sporları tarihinde yepyeni bir sayfa açıyor.


Işıl Kaya: ‘Volkicar’ projesi nasıl ortaya çıktı?

Volkan Işık: Yıllar içerisindeki tecrübemle böyle bir adım attım. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de motor sporlarında bir potansiyel var. Bu potansiyelin uygun kullanılması gerekiyor. Bunun için de doğru enstrümanlarla hareket edilmesi şart. ‘Volkicar’ bu anlamda birbirine bağlı V1 Challenge şampiyonası ile birlikte önemli bir adımdır. Amacım, otomobil sporunu Anadolu’ya götürebilen, çok daha geniş kitlelerin bu sporun yapmasını sağlayarak bu sporu tabana yaymak. Mevcut sporcu sayısını 10’a, 15’e katlamak. Daha geniş bir dengede olmasını sağlamak. Akdeniz’de, Karadeniz’de, Anadolu’da olabilecek bir yapı hayal ettim. Onun için de otomobile ihtiyaç vardı. İlk adım otomobil yapmaktı. Arkasından farklı hayalleri de besliyor. İlk önce ihtiyacı belirledim.


I.K: İhtiyaç neydi?

V.I: Ekonomik yarış otomobili yoktu. Satın alırken ve yarışırken dünyada bu şekilde ekonomik olan yarış otomobili yok.  Ekonomik denilince akla ‘Go-kart’ geliyor. Go-kart da artık bir okul gibi. Ondan sonraki adım yoktu. Biz bunu gerçekleştirdik. Sadece Türkiye’de değil dünyada etkili olacak.


I.K: Projeye ne zaman başladınız?

V.I: Proje 2008 krizinin başlamasıyla doğdu. Otomobil sporlarının Türkiye ve dünyada bu krizden etkileneceğini ve ciddi bir daralma yaşayacağını düşündüm. Bunu ekonomik bir yarış otomobiliyle kısmen çözebileceğimi düşündüm. Ve 2008 Aralık’ta düğmeye bastık. Üretim aşamasına gelmesi iki senemizi aldı. 2011 başında üretmeye başladık.


I.K: Kaç otomobil var şuan?

V.I: 50 otomobil ürettim. Bana ait 25 tane var. Diğerleri yurtdışına satıldı. Ben otomobil ürettim dünyaya satılmaya başlandı bile…


I.K: Volkicar’ı diğer yarış otomobillerinden ayıran özellikler nelerdir?

V.I: Ekonomik olması, küçük alanlarda pist yapılarına ihtiyaç duymadan büyük otoparklarda, caddeleri kapatarak yarış imkanı sağlıyor. Bunu da son derece keyifli yapma imkanı veriyor. Otomobili tasarlarken bazı kriterlerimiz vardı. Ekonomik olması; hem alırken hem de yarışırken ekonomik, kullanması ve seyretmesi lezzetli. Bugün imkanı dar olan insanların bile bu işe başlayabileceği, onlara da bir fırsat yaratan bir otomobil. Dünyada benzer örnekleri var, tek kişilik bir otomobil olarak. Asfalt yarış otomobilidir, toprak değil, ama pist de değil. Türkiye’de yok. Daha küçük pistlere veya büyük otoparklara uygun. Büyük pistlere, İstanbul park gibi çok büyük pistlere uygun değil. Sadece motoru yurtdışından. Motosiklet motoru.   Onun dışında her şey özel tasarım. Türk otomobil yan sanayiden de faydalanıldı. Ben yola çıktığımda iki mühendis arkadaşım yardımcı oldu. Toplamda 10 kişilik bir ekiple bu otomobili yaptık.


I.K: V1 Challenge ne zaman başladı?

V.I: Haziranda başladı. İlkini Ankara’da 25 bin kişinin önünde yaptık. Çeşme’de ve İstanbul’da bir ayak gerçekleştirildi. Sonra Aydın’da yaptık. Aydın bizim yapmak istediğimiz gerçek projeydi. Caddeleri kapattık. Monte Carlo gibiydi. İnsanların evinin önünde, balkonlarından seyredebileceği bir organizasyondu. İstediğimiz organizasyonu orada gerçekleştirdik. Son ayak da İzmir’de oldu. İzmir’de hayalim Konak Meydanı’nda bir ayak gerçekleştirmek. V1 Challenge hem kuralları hem de şehir merkezlerinde yapılacak olmasıyla Türkiye motor sporları tarihinde yepyeni bir sayfa açıyor. Şampiyonayı yaparken amaçlar belliydi. Türkiye’yi gezebilen olmalıydı. Biz tüm ülkeyi gezebilen, her bölgeye gidebilen bir şampiyona hayal ediyoruz. Bunun bir kısmını bu sene gerçekleştirdik. Seyirci potansiyeli çok yüksekti. Bunun yanında ilk üçe girenlere her yarışta para ödülü var. Biz hem verdiğimiz ödüllerle hem organizasyon yapısıyla sporcuyu destekliyoruz. Sporcunun spor hayatını sürdürebilir kılan katkılarda bulunmaya, başarılı sporcuyu daha çok desteklemeye çalışıyoruz. V1’de kız-erkek tecrübeli pilotlara yer verdik. Celebrity anlamında Semih Saygıner’i yarıştırıyoruz. Semih Saygıner tüm yarışlarda var, aynı zamanda her yarışta olabildiğince başka ünlü isme de yer vermeye çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi Kenan Sofuoğlu oldu. 


I.K: V2 olacak mı?

V.I: Olacak. V2’yi hedefliyoruz. Bölgesel olarak başlayacak, amatörlere bir fırsat yaratacak. Çok ilgi var Volkicar’a. Çok insan kullanmak istiyor. Arabayı tasarlarken herkesin ilgisini çekmesine özen göstermiştik. Herkese yakın durabilecek, sevimli bir o kadar da hırçın otomobil yapmayı hedefledik. Bunda da başarılı olduk diye düşünüyorum. Kadınlar çok ilgi gösteriyor. Bununla beraber bir kitle var; otomobil kullanmak ve yarışmak isteyen. Onlara da ‘V2’ diye amatör lig oluşturarak bölgesel bir şekilde bu işin altyapısını kuvvetlendirmek üzere hem de birinci ligi geliştirmek anlamında önümüzdeki sene başlamayı planlıyoruz. V2’de bu spora yeni başlayanlar olacak. Başarılı olanlar V1’e çıkma hakkı kazanacak.


I.K: Hayallerinize, hedeflerinize ulaştınız mı?

V.I: Daha ilk adımını attık. Amaç burada, otomobil sporunu tabana yaymak. Bunun ana amaçları ve yan amaçları var. Ana amacı tabi ki sportif bir faaliyetin, otomobil kültürünün Türkiye’de daha olgunlaşmasını sağlamak. Aynı zamanda doğru yerleşmesini sağlamak. Başka bir şey daha var ki, çok anaç bir proje bu. Buradan çok farklı faydalar da doğabilir. Bunlardan bir tanesi Türkiye’de başlatmış olduğumuz Formula 1 gibi, benzer bir formatta V1 Challenge formatını Türkiye’ye yerleştirip sonrasında da dünyaya ihraç edebilmek. Yani hem otomobili hem otomobile bağlı olan yarış formatını ihraç etmek. Biz otomobil ve otomobile bağlı olan sportif faaliyetleri, kuralları her şeyi dünyadan alıyoruz. Burada tamamen Türk yapımı, kendimize ait bir şey yapalım dedik. Ana hedeften sonraki hedefler daha büyük aslında. Türkiye’yi aşan hedefler. Önce Türkiye’de başarılı olmak bizim için birinci planda.


I.K: Motor sporları Türkiye’de nasıl?

V.I: 1960’da başlayan motor sporları Türkiye’de her geçen gün tırmanış yakalıyor. 80’lere gelince bir düşüş yaşanıyor. 80’lerden 90’lara 2000’lere gelindiğinde çok fazla bir tırmanış başlıyor. Türkiye’de Formula pistinin temelinin atılması, dünya şampiyonasının Antalya’ya gelmesi, uluslararası şampiyonalarla Türkiye dünyada dikkat çeken bir ülke oldu. Ancak yapılan çalışmaların bazı eksiklikler içermesi yükselişi durdurdu ve sonrasında tekrardan bir düşüş oldu. Otomobil sporunu daha basit algılanabilir şekle getirmek gerekiyor. Karışık gözüküyor olabilir. Değişik branşlar var, değişik branşların birincileri var, şampiyonluklar var. Ancak, otomobil sporu tek bir noktada algılanmalı. Daha basit ifade etmek lazım. Futbolda sponsor bağımlılığı daha az. Tribün var, tribün gelirleri var, otomobil sporlarında tribün geliri yok. Bu çark tamamen sponsorluklarla hızlanıyor, sponsorlar olmadığında yavaşlıyor. Spor kültürü ve otomobil kültürü birleştiği zaman otomobil sporu ortaya çıkıyor. Bu anlamda Türkiye hala emekliyor.


I.K: Eğitimlerde veriyorsunuz. Bunlardan bahseder misiniz?

V.I: Otomobil sporundan edindiğim bilgileri aktarıyorum. Bunlardan biri otomobil kullanma bilinci. Ehliyet sahibi herkese aktarılması gereken bir bilgi bu. Öncelikli olarak güvenli sürüş eğitimleri ve ileri sürüş eğitimleri yaparak insanlara bunu aktarmaya çalışıyoruz. Beraberinde spora meraklı olan insanlara da hem Volkicar’la hem de ralliye ilk adım seminerleriyle eğitim veriyoruz.


I.K:Türkiye’de otomobil kullananları değerlendirirsek…

V.I: Türkiye otomobil kullanmayı bilmiyor. Az ilgi gösteriyor. Bilinçlenmek istemiyor. Bilinçlenmeye aç. Türkiye’de otomobil kullanımı bir aracı hareket ettirmek kadar. Bunun üzerinde durulmalı. Bu anlamda otomobil markalarının da halkı bilinçlendirmek için çaba sarf etmesi gerekiyor.