Güncel Haberler:

Yapmaya Cesaret Edemediğiniz Şey Aslında Doğru Olandır

12.10.2010


Kuşadası’ndaki Dünya Festivaller ve Sanatçılar Birliği Buluşması’nda “En Başarılı Basın Danışmanı” ödülünü alan Ayşegül Aydın, Zerrin Özer’den Hepsi Grubu’na kadar çok sayıda sanatçıyla çalışmış, perde arkasının kahramanlarından biri…



Ayşegül Aydın tam bir işkolik basın danışmanı. Öyle ki, 19 Mayıs Üniversitesi İngiliz Filoloji Bölümü’nde okurken aynı zamanda Samsun Devlet Konservatuarı’nda hem ud ve bağlama hem de şan eğitimi almış. Mezun olur olmaz da Samsun Radyo Televizyonu’nda yayın akışı sorumlusu olarak başladığı iş hayatını şu anki işiyle pek de alakası olmayan tahsilat, satış ve pazarlama sorumlusu olarak İstanbul’a taşır. 2004 yılında bir gazete ilanıyla Zerrin Özer’in albüm ve sahne çalışmalarında ekip sorumlusu olarak başlayan bu serüven Kuşadası’nda Kardeş Şehirler Festivali kapsamında düzenlenen Özel WAFA (Dünya Festivaller ve Sanatçılar Birliği) Buluşması’nda aldığı “En Başarılı Basın Danışmanı” ödülüyle tescillenen basın danışmanlığına uzanır… Karşınızda, pozitif enerjisi, güler yüzü ve hayata dair her şeyi seven kişiliğiyle Ayşegül Aydın…  


-Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

İnsanın kendisini anlatması kadar zor bir şey yok. Ben size başkalarının dilinden kendimi anlatmaya çalışacağım… Lakaplarım; atom karınca, kemik torbası… Bir şey çağrıştırdı mı? Ah, birde ‘doğal komik’ derler. Kısacası ben hayata dair her şeyi gerçekten seven; bu tüketim kültürünün bir parçası olmamak için pozitifliğinden hiçbir şey kaybetmeden, öncelikleri ailesi ve doğruluk olan, çalışmadan yaşayamayacağını düşünen sizden biriyim. Yerine göre sert, yerine göre eğlenceli… Uzun lafın kısası Terazi burcuna yükselen olarak Başak ekleyin sonuç, ben…


-Eğitiminize baktığımızda aslında sizin de müzikle uğraşıyor olmanız gerekiyor. Ud ve bağlama çalabilmenizin yanı sıra şan eğitimi de almışsınız. Neden basın danışmanlığını seçtiniz? Nasıl oldu bu?

Evet, enstrümanı ilk elime alışım mandolin ile olmuştu. Daha sonra Kemal Olguncan sayesinde hem enstrüman hem de şan eğitimi aldım. Samsun Devlet Konservatuarı’nda eğitimimi tamamlayıp SRT’de (Samsun Radyo Televizyonu) işe başladım. İlk hayalim Ankara TRT’ye girmekti, sonraki hayalim ise öğretmen olmaktı. Hayatın derin suları bir gazete ilanıyla beni Zerrin Özer’in yanında getirdi.


-Bugüne kadar süre gelen kariyerinizde sizi en heyecanlandıran çalışma ya da proje neydi? Neden?

Aslında çalıştığım sanatçıların albüm hazırlık aşaması beni hep heyecanlandırır. Yorgunluk meltem esintisi gibi gelir bana. Ama ilk göz ağrısı derler ya işte o ”Zerrin Özer.” Gerçekten unutulmayacak anlar yaşadık kendisiyle. Onunla girdiğim her iş heyecanlıydı. İkinci olarak Hepsi Grubu… Proje olarak hatları darlaştırmayacağım ama onlar her sahneye çıktığında; nedendir bilmem, ilk şarkıları bitene kadar duygulanıp ağlarım. Sanki benim bir parçam gibiler. Geri Dönüşüm albümlerinin ilk klip çalışmasında geri dönüşüm malzemesi olarak kağıtları kullandık ve Ceyda Balaban ile birlikte hatta tüm ekip kızların üzerinde birer iğne oyası işledik… Çok keyifliydi…


-Profesyonel hayatınızda en ilginç ve zorlayıcı bulduğunuz çalışma ya da proje neydi?

2005 yılında Zerrin Özer’in “Ve Böyle Bir Şey” albümü için şarkı seçimiydi. Aşık Veysel’den Muhlis Akarsu’ya, Nesimi’den Davut Sulari’ye kadar kolilerce anonim besteyi teker teker dinledik ve eledik. Stüdyo aşaması da epey zorluydu ama Candar Köker ve Sayın Mustafa Karahan stüdyo aşamasını bizim için epey kolaylaştırdı.


-Hangi sanatçıların basın danışmanlığını yapıyorsunuz? Mutlaka tüm sanatçılarınızla keyifle çalışıyorsunuzdur ama çalışmaktan en keyif aldığınız ya da “Benim için o bambaşka biri” dediğiniz sanatçı kim?

Şu anda Pirefabrika Müzik Yapım Şirketi’ne bağlı Grup Hepsi, Aydilge, Ceynur ve Atakan Ilgazdağ ile çalışıyorum. Aslında hepsinden keyif alıyorum. Çünkü hepsiyle arkadaşız ama tabi işte iş yapıyoruz. İkisini birbirinden karşılıklı olarak ayırabiliyoruz o yüzden her biriyle olmaktan ayrı bir keyif alıyorum… Bambaşka diyebileceğim Hepsi Grubu, gerçekten de bambaşkalar…


-Kuşadası'nda gerçekleştirilen festival kapsamında WAFA Dünya Festivaller ve Sanatçılar Birliği'nin ödül töreninde "En Başarılı Basın Danışmanı" ödülüne layık görüldünüz. Bu konudaki duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ödül haberi bana Boğaz Köprüsü üzerinde geldi ve ben arabanın içinde şok geçirmiştim. Wafa Türkiye Başkanı asistanına ne diyeceğimi bilemedim. “Yanlış duydum herhalde” dediğimi hatırlayabiliyorum. Gurur verici bir şey. Yurt içi ve uluslararası basında yer almış olmam benim ilerde yapmayı planladığım yurtdışı projelerimi de hızlandırmış oldu. Birçok sanatçım ile ödül törenlerinde bulundum hatta onları temsil ettiğim de oldu. Ama o ödülü almak oraya çıkıp konuşma yapmak çok heyecan vericiydi. Buradan sizin aracılığınızla bir kez daha; öncelikle Pirefabrika’ya ve Tolga Gürdil’e teşekkürlerimi iletiyorum. Bu ödülü tüm basın ve medya mensubu arkadaşlarım adına aldım. Çünkü bizler hep perdenin arkasındayız ve bizim de var olduğumuzu gören birilerinin olması sevindirici. Bu bir ‘ilk’ti, umarım perde arkasındakiler için devamı gelir…


-Bir dönem işiniz dolayısıyla İzmir'e gelip gittiğinizde olmuş. İzmir’de en çok neleri sevdiniz?

Bu kadar memleket gezdim, İzmir insanı kadar sıcakkanlı görmedim desem doğru olur. Seneler önce de böyleydi, yine aynı… En çok neresini sevdiğime sıra gelince termal merkezleriyle uzanan Çeşme Yarımadasını, İzmir’e biraz uzak ama Bizans ve Roma uygarlık döneminden kalıntılara sahip olan Bergama ve tabi ki  Efes favorilerim arasında…


-İzmir'e ait en unutulmaz anınızı paylaşır mısınız?

İşim dolayısıyla bir tahsilat için, Ankara’dan İzmir’e geçmiştim ve firma sahibinin ödeme yapamayacağını karşılığında bayağı yüklü miktarda sucuk ve pastırma vermesiyle arabaya yükleyip onca yolu gelişimi hayat boyu unutamam…


-Son olarak şarkıcı, oyuncu ya da belki de meslektaşınız olmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyeleriniz neler?

Farklı bir hayat felsefem var ve herkesle aynı pencereden bakmadığımı düşünüyorum.  İnsanların cesaret edemediği her şey aslında doğru olandır. Onlara tavsiyem; kendiniz olun, kendinize inanın ve kolay olanı değil zor olanı tercih edin. Her şeyden okuyun tarih, coğrafya, siyaset, gündem ama her şey den biraz bilin. Başarı sizi bulacaktır…