Güncel Haberler:

Zeynep Talu ve Barbaros’tan Unutulmaz ‘TALU Şarkıları’

01.11.2018


Röportaj: Işıl Gerek, Passion Turca




Zeynep Talu ve Barbaros’tan 
Unutulmaz ‘TALU Şarkıları’


Türk pop müziğinde hit olmuş yüzlerce şarkının sözlerine imza atan Zeynep Talu, farklı dillerde ve türlerdeki geniş repertuvarıyla canlı müzik sahnesinin aranan solistlerinden Barbaros ile bir araya geliyor ve “Talu Şarkıları” projesi ile müzikseverleri 70’lerden günümüze uzanan müzikal bir yolculuğa çıkarıyor. 





Geçtiğimiz haftalarda Okan Bayülgen’in İstanbul’a kazandırdığı yeni gösteri mekânı Dada Salon Kabarett’de izleyenlere unutulmaz bir akşam yaşatan Zeynep Talu ve Barbaros, yakın zamanda Türkiye’nin birçok kentinde müzikseverlerle buluşacak. “İçimdeki Fırtına”dan “Yerine Sevemem”e, “Anladım”dan “Bir De Bana Sor”a herkesin kişisel tarihinde yer etmiş şarkıları Şef Firuz İsmailov yönetimindeki büyük orkestra eşliğinde seslendiren Zeynep Talu ve Barbaros, projenin ilk single’ı “Sevdik Sevdalandık”ı da çok yakında dinleyicilere sunacak. 


Türk pop müziğinin efsane söz yazarı, annesi Çiğdem Talu’dan aldığı müzikal mirası başarıyla taşıyan Zeynep Talu ve Barbaros ile bu güzel şarkıların öykülerini ve projeyi konuştuk. 





“Talu Şarkıları” projesi nasıl doğdu? Nasıl bir araya geldiniz? 

Zeynep Talu: Bugüne kadar annemin şarkıları da benim şarkılarım da albümlerde, sahnede, müzikal oyunlarda, dizilerde, birçok değişik projede kullanıldı ancak Talu şarkılarını bir araya getiren bir proje hiç yapılmadı. Bir süredir böyle bir proje yapmayı düşünüyordum. Aslında bu bana göre annemle benim hayatımızın, hayal dünyalarımızın, yaşadıklarımızın ya da yaşayamadıklarımızın bir özeti... Önceleri bunu bir albüm haline getirip sonra sahneye taşımayı düşündüm. Ancak daha sonra Talu şarkılarını ve şarkıların hikâyelerini canlı bir performansla dinleyicilerle paylaşmanın daha enerjik olacağına inandım. Sahnede bu şarkıları çok iyi bir şarkıcı dostumla paylaşmanın keyifli olacağını düşündüm ve Barbaros’u aradım.  

Barbaros: Ben, çıkaracağım yeni single’ım üzerinde çalışırken Zeynep beni aradı ve kafasında tasarladığı projeyi telefonda  anlattı heyecanlı heyecanlı. O kadar güzel anlattı ki, daha o an beni içine çekmişti projenin. Sonrasında buluşup hemen şarkıları seçtik, üstüne de seçtiğimiz şarkılarla ilgili gerçek, yaşanmış hikâyelerin anlatımını beraber belirledik. Birbirimizi iyi tanıyan, seven, elektriği çok tutan insanlarız. O nedenle sahnede gerçekten çok keyif alıyoruz ve bizim enerjimiz sanırım seyirciye de yansıyor. 






800’den fazla şarkının sözlerini yazdınız ve birçoğu da çok önemli sanatçılar tarafından seslendirildi, hit oldu… Yani aslında biz sizi söz yazarı kimliğinizle tanıdık… Peki, şarkı söylemek sizin için nasıl bir deneyim? Nasıl hissediyorsunuz sahnede? 

Zeynep: Ben çok iyi hissediyorum, sahnede olmaktan son derece keyif alıyorum. Bugüne kadar çeşitli akşamlarda, arkadaşlarımın sahnelerine konuk oldum, bana “haydi bir şarkı söyle” dediklerinde hiç ikiletmeden hemen söylerim. Bir de ben bu şarkıları zaten yıllardır söylüyorum. İşte yazarken, sanatçılara verirken, onlarla çalışırken… E, neden ben bunları insanların gözlerinin içine bakarak söylemeyeyim ki dedim. Ayrıca söz yazmak tabii ki çok yalnız, tek başına olmayı gerektiren bir süreç.  Bu biraz da ağır bir yük. Böyle bir ekiple, insanların arasında bir şeyler yapmak da bana çok iyi geldi doğrusu… Onun için de çok mutluyum. 


Sizi de sahne performanslarınızdan, birçok dilde şarkıyı içeren geniş repertuvarınızdan tanıyoruz ve seviyoruz. Talu şarkıları sizin için ne anlam ifade ediyor? Nedir Talu şarkılarını farklı kılan? 


Barbaros: Benim hep özendiğim ve istediğim bir şeydi Çiğdem Talu şarkıları söylemek… Çünkü küçüklüğüm, gençliğim öyle geçti, o şarkılarla büyüdüm. Barış Manço, Erol Evgin, Sezen Aksu… Bu isimlerle büyüdük. Talu şarkıları da hep çok özel ve bugünden ayrı tuttuğum şarkılar… Benim hayatımda çok özel yeri olan şarkılar… Sadece benim de değil… Bu topraklarda yaşayan herkesin kendinden bir şeyler bulduğu şarkılar… Bence Talu şarkılarının özelliği az ve sade yazılıp bir o  kadar da derin ve çok fazla şeyin anlatılabilmiş olması.





Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da, Okan Bayülgen’in açtığı Dada Salon Kabarett’de sahne aldınız. Nasıl bir akşamdı? 

Zeynep Talu: Dada tabii çok ilginç bir yer. Bu projeyi insanlarla nerede buluştursak diye düşünürken, Dada’yı gidip görünce çok hoşumuza gitti. O kadar özel bir mekân yapmış ki Okan hakikaten… İnsanların hem eğlenebileceği, hem oturup müzik dinleyebileceği… Çok şık, samimi, İstanbul’da bir benzeri olmayan bir mekân… Dolayısıyla çok heyecanlı ve mutluyduk. Salon dolu doluydu, muhteşem bir izleyici vardı. Dostlarımız da yanımızdaydı. Gerçekten bizim için de unutulmaz bir akşam oldu. 

Barbaros: Ben açıkçası projenin oraya biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Müzik, teatral öğeler, kabarede yapılan ufak atışmalarla dolu bir şov olduğu için mekânın ruhunu iyi yansıttı. İzleyenlerle birlikte şarkıları hep birlikte söyledik. Zaten hepsi ezbere bilinen şarkılar… 




Bu projenin devamı gelecek mi? Müzikseverler sizleri Türkiye’nin başka kentlerinde de izleyebilecek mi?

Barbaros: Elbette. Hedefimiz, bu projeyle Türkiye’yi dolaşmak, belki kim bilir, yurt dışından isimlerle düetler yapmak. Bir de bu şarkılarından bazılarını seçip değişik isimlerle bir düet-proje albümü yapma hayalimiz var. Bunun üstünde çalışıyoruz.

Zeynep Talu: Sahne olsun, albüm olsun aralıksız devam edecek. Projemize uygun her ortamda, her şehirde dinleyicilerle bir araya geleceğiz. Talu Şarkıları o kadar uzun bir liste ki… Söyleyecek, paylaşacak çok şarkımız var.